SİYASET CESARET Mİ?
DELİLİK MİDİR?
Temel, Cemal ile konuşurken “ BEN POLİTİKACI OLACAĞIM” der.
Cemal;
- Ula Temel: Sen yalan söyleyemezsun.
- Söylerum da.
- Onu. Bunu ganduramazsun.
- Gandururum da.
- Palavra atamazsun.
- Atarum da.
- Ula Temel, sen deli misun?
- Uy Uşağım!! Oda mı şarttır yoksa.
Yıllar önce Kocaeli’nde Aydın Ocakları şurasında bir dost meclisinde Kocaeli Ticaret ve Sanayi Odası ve Aydınlar Ocağı Başkanı olan, Nihat GÜRER Bey’ in kardeşi genç bir hanımefendiyle tanıştık. Tansu ÇİLLER Hanım’ ın danışmanıymış.
Adı Meral AKŞENER’di. İstikbali parlakmış.
Yalnız kocasının Ortadoğu mezunu iyi bir devrimci olduğu, onu da Meral Hanım’ ın yola getirdiği söylenmişti.
Değişik siyasi görüşteki konuşmacıların konuşturulduğu Antalya Aydınlar Ocağında, Meral Hanım 28 Şubat’ın bilinmeyen yönlerini anlatmıştı.
Hatta bizim üyelerimizden İbrahim B. Bey’ e kendisini evlendireceği sözünü de vermişti.
İbrahim Bey halen bekâr, inşallah kısmet çıkarda Meral Hanım evlendirir. Nikâh şahidi olur.
Meral Hanımın bir sözünü o gün tutmuştum. “POLİTİKA DAR ALANDA KISA PAS YAPMAKTIR. İSTEDİĞİNİZ KADAR KOŞAMAZSINIZ.”DEMİŞTİ.
Rivayete göre Ak Parti kuruluşunda Meral Hanım’ın da kurucu yapılmak istendiği, beş kurucu üye ve seçilecek yerlerden 20 Milletvekili kontenjanı istediği için kurucu yapılmadığı anlatılmıştı. Ak Parti’yle flört eden Meral Hanım, daha sonra MHP’ ye geçti.
Toprağı bol olsun, Süleyman DEMİREL “TAPULU ARAZİME BİNA YAPTIRMAM” demişti.
Kimse kurduğu partisini istemediği birisine teslim etmez.
DYP’ den kopan, Ak Parti’ ye gelemeyen, MHP’ ye geçen Meral Hanım, rahmetli Türkeş’ ten sonra ki Başkan Devlet BAHÇE’ li Bey’ i ekarte edememişti. Devlet Bey onu partiden ihraç etti.
Meral Hanım partisini kurdu. Hayırlı olsun. Parti kurmak zordur, turşu kurmaya benzemez. Her baba yiğidin de harcı değildir.
12 Eylül 1980 den sonra derin devlet, CİA, ABD yapmış oldukları mühendislik projeleri ile Türkiye’ de 3 partiden daha fazla partilerin kurulmasına müsaade etmedi.
Bunlar liberal sağ, liberal sol ve muhafazakâr partilerdir.
Sağda Turgut SUNALP Paşa, solda bürokrat Necdet CALP ve iş adamları temsilcisi muhafazakâr Turgut ÖZAL’ ın yarışmasında, hedef Turgut SUNALP Paşa’yı iktidar yapmaktı. Hatta “Netekim” Paşa Kenan EVREN, “Reyinizi askerin partisine verin” deyince, Turgut SUNALP’ın yerine halk rahmetli Turgut ÖZAL’ ı seçmişti.
Netekim Paşa’ da çok üzülmüştü.
O zamanın emekli Paşalarından Ali Fethi ESENER parti kurmuştu ve kurulan partiyi kapatmışlardı. Yani 3 den fazla parti kuruluşuna müsaade edilmemişti.
BUGÜNKÜ DURUM NEDİR?
Efendim 23 Haziran 1983’ ten bugüne kadar 92 parti kurulmuştur. %90’ ı sol, ideolojik, ırkçı muhtevalı marjinal partilerdir.
Belirli dönemlerde siyaset hareketlenir. Bundan rant elde edenler vardır.
Kimler? Hangi gazlarla? Hangi balonları? şişirdiler. Partilerin ömrü ne kadardır?
Tarihte bunların örneklerini gördük.
KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ BU YOLLARDAN!!!
Yalım EREZ, Hasan Celal GÜZEL, Cem BOYNER, Besim TİBUK, Yaşar Nuri ÖZTÜRK, Haydar ÖZALP, Abdüllatif ŞENER, Erkan MUMCU, Cem UZAN vs. büyük bir heyecan ve medya gazıyla partiler kurdular.
Neticesi Türkiye partiler mezarlığına döndü. Buna parti enflasyonu da diyebiliriz.
Siyaset, seyislikten gelir. İdare etme, yönetme biçimi ve sanatıdır.
Politika ise siyasetin düzenlenmesi, koordinesidir. Maalesef politikanın ana teması “ DÜN DÜNDÜR, BUGÜN BUGÜNDÜR.”oldu. POLİTİKADA DOSTLUKTA, DÜŞMANLIKTA EŞİTTİR. KÜSLÜK OLMAZ.
Parti ise gruplaşmadır. Parçalar halinde bulunmaktır.
Halk dilinde bölünmektir. Ama demokrasinin şartı partidir.
İdeoloji partilerinde, o ideolojinin dışında insan olmaz. Kitle partilerinde her türlü insan olur.
Kimine göre defolular, partisinden atılanlar, kendi partisinde yer bulamayanlar, “düşmanımın, düşmanı dostumdur.” diyenler, muhalefete hazır olanlar, benciller, kızgınlar, menfaat ve rant peşinde koşanlar, sağcılar, solcular, muhafazakarlar, milliyetçiler, bir kısımda idealist olanların oluşturduğu parti “GÜÇ BENDEDİR” diye herkesi davet etmiş.
Partiler iktidar olmak için kurulurlar. Muhalefette kalmak için kurulmazlar.
Partileri, parti için muhalefet zayıflatır ve yıkar.
Bir parti kurulduğu zaman, sorulan sorular vardır.
Kimden rey alacaksınız? Hedef kitleniz nedir?
Nereden geldin? Nereye gidiyorsun?
Atatürk’cü müsün? Çağdaş mısın? Laik misin?
Milliyetçi misin? Muhafazakâr mısın?
Yoksa hepsini birleştirelim, ben Türkiye Partisiyim mi? diyorsun?
Heyecan ve ruh var mı? Beden sağlam mı?
Geldi geliyor, kuruldu kurulacak derken İYİ PARTİDE kuruldu. Hedefi öğrendik. Meral Hanım Cumhur Başkanı olacakmış. Kurucuları her siyasi görüş ve partiden olmuş. (Mukadder BAŞEĞMEZ, Ersönmez YARBAY, Ahad ANDİCAN, Ruhat MENGİ, Ali LAPATA, Koray AYDIN, Muzaffer ÖZDAĞ vs.)
Kimileri aşure partisi dese de, renk cümbüşü olmuş. Kitle partisi olmaya talip olmuş. Ayrıştıran değil, birleştiren olacağını ifade etmiştir.
Aman değerli dostlar;
Övmekte ve yermekte aşırıya kaçmayalım. Ne göklere çıkartalım, abartalım ne de alıp yerden yere çalalım. İtidallı olalım. Kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi, başkalarına yapmayalım.
Siyaset biter, yüz yüze bakacağız. Hakaret etmeyin, aşağılamayın, küçük görmeyin, hain gözüyle yaftalamayın, tenkid et, yanlışı söyle. Ama bazı şeyleri zamana bırak.
2014yılında Antalya Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Menderes TÜREL’ in seçim sloganı ve afişi “ANTALYA’ YA İYİ GELECEK.”idi. Meral Hanım başka slogan ve logo bulamadı mı? Akademik çalışmalarda başkasının tezinden kaynak göstermeden almanın bedeli vardır. Sayın Menderes TÜREL’ in tanıtımını kullanmak, Meral Hanım’ a ne kazandırır.
FETÖ ile bir partinin ilişkilendirilmesi ölü doğumdur. Kim hain, katil, terörist, kalleş, yalancı, sahtekâr, dolandırıcı, hırsız birisiyle anılmak ister.
Meral Hanım15 Temmuz ve FETÖ için ne düşünür. Bunu açıkça deklare etmelidir.
Devlette de böyle değil mi? YANLIŞ VE EKSİK SÖYLENİR. AMA DEVLETE İSYAN YOKTUR. İNANCIMIZ BUDUR.
Kalın sağlıcakla…