Antalya Gazeteciler Cemiyeti Ödül töreni gecesi düzenlendi. Tüm ödül alan, bu mesleğe emeği geçen meslektaşlarımı kutluyorum. Daha nice mesleki yarışmalar kazanmalarını, emeklerinin onurlandırılmasını, ödüllendirilmesini diliyorum.
AGC Başkanı Sayın Mevlüt Yeni haklı olarak yerel medyaya reklam vermeyi tercih etmeyen firmalar, kurum ve kuruluşları eleştirdi. Haklı bir eleştiriydi altına imzamı atarım. Yerel gazetelerin en büyük gelir kaynaklarından birisidir ilanlar. Biz kurum ve kuruluşların, özel sektördeki herkesin haberini yapıyoruz. Bu haberler çıkınca mutlu oluyorsunuz, yeri geldiğinde yerel medyanın öneminden, desteklenmesinden bahsediyorsunuz. Ama ilan olunca kenti kirletme, tabela mezarlığına çevirme adına Bilboard’lara çıkıp, ana akım gazeteye ilan vermeyi tercih edeceksiniz.
Yok böyle bir şey.
Ben size biraz da tirajlardan bahsedeyim isterseniz. En küçümsediğiniz yerel gazetenin abone sayısı bile en az 500’ün üzerindedir. Her yerel gazetedeki arkadaşlarımız sahada gün boyu abone yapmak için çalışıyor. Sadece merkezde 12 gazete çıkıyor her gün. Bunların satışları da var. Bayi satışları neredeyse bine yaklaşan gazeteler var.
Ana akım gazetelerin en büyüğünün bu günlerdeki tirajını söyleyeyim arkadaşlar size. Antalya, Afyonkarahisar, Burdur, Isparta dahil 25 bin çıkışı var, bunun da 4 ilde anca yarısını satabiliyor. Yılbaşından sonra bu rakamlar daha da düşecek diye tahmin ediyorum. Ancak yerel medya ayakta ve direnmeye devam ediyor.
Mesleki sektörlere, sanayicilere, eğlence mekanı sahiplerine veya ilan veren kurum ve kuruluşlara sesleniyorum. Çıkartın ilan verdiğiniz o ana gazetenin eki olarak çıkan gazeteyi. Ana gazetenin içinden çıkardığınız Akdeniz ekini satışa sunun bayilere. Bu günkü 4 sayfası ve yaptıkları haberler ile 200 tane satılırsa bana ne derlerse deyiniz.
Sayın AGC Başkanı Mevlüt Yeni ayrıca yıllardan bu yana büyük sıkıntımız olan internet haber sitelerini de koymuş eleştirilerinin arasına. Burada da Sayın Yeni’ye sonuna kadar katılıyorum. Kardeşim kim size “Ben gazeteciyim” diyerek şantaj yapıyorsa hemen cumhuriyet savcılığına başvurun. Sizin açığınız olabilir, yazılmasını istemediğiniz olaylar olabilir. Bunlar size şantaj yapılmasını gerektirmez. Sizin suç unsuru olarak yaptığınız şeyler için zaten adalet yakanıza yapışacak. Birde “Gazeteciyim” diyerek şantaj yapanları niye yakanıza yapıştırıyorsunuz. Ha, siz yanlış yapmışsınız, kamunun hakkını yemişsiniz, haber konusu olmuşsunuz. Elbette gerçek gazeteciler bunun haberini yapacaklar. Yapmaları da gerekiyor. Ama bunu kullanarak size şantaj yapmaya kalkanları şikayet ediniz. Geçtiğimiz günlerde tıpkı Abant TV’nin sahibine yapılan operasyon gibi yapılacağından emin olabilirsiniz. Bu memlekette görevlerini yapan polis de var, savcı da var.
Ama amacı sadece haber yapmak olan gerçek gazeteciyi de “Şantajcı” diye savcılığa şikayet etmeye kalkarsanız, o zaman gazeteciler ile külahları değiştirirsiniz.
Bunların yanında birde “Gazeteciyim” diye ortada dolaşanları besleyenler var. Onlara da söyleyeceğim şey, Allah müstahakkınızı versin olacaktır. Gerçek gazeteci bir haber yapmaya kalktığında “Size nasıl kolaylık yapalım” diyerek avanta almaya meyilli adamlar yüzünden meslek bu hale geldi. İçinde kolayından para kazanma içgüdüsü olan bazı meslektaşlarımızı verilen küçük küçük avantalar nedeniyle, bir süre sonra onların arsızlık ve utanma duygularını yok etti.
Aslında bizim sorunumuz “Utanma ve arsızlık” sınırını aşma sorunu olarak önümüzde duruyor.
Bu arada yıllardan bu yana ortalıkta “Gazeteciyim” diye dolaşan şantajcılar yüzünden büyük sıkıntılar çektik, çekiyoruz.
Sayın Mevlüt Yeni’nin bu konuyu cesur bir şekilde dile getirmesi nedeniyle sayın başkanımızı kutluyorum. Sayın başkanım, bunlara sesimizi hep birlikte yükseltmeliyiz. Bu konuda size sonuna kadar destek vereceğimi, ihtiyacınız olduğu her zaman da yanınızda olacağımı şimdiden beyan ediyorum.
GÜNDEM
Yayınlanma: 20 Aralık 2017 - 12:39
Sorunumuz utanmazlık ve arsızlıktır
GÜNDEM
20 Aralık 2017 - 12:39

