İklim krizinin Antalya’da yarattığı sorunlar için tüm doğal kaynaklardan en doğru şekilde faydalanma yöntemi olan Sünger Kent projesi kapsamında düzenlenen sempozyum başladı. Daha ekolojik ve sürdürülebilir bir şehir inşa etmek adına gerçekleştirilen sempozyum 2 Kasım’a kadar devam edecek. Sempozyuma katılanlar arasında; Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Park Bahçeler Dairesi Başkanı Çiğdem Hacıoğlu, Kıyı Yapıları Şube Müdürü Pelin Şahin Şimşek ve Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı yer aldı.
‘KATKI SUNACAK’
Sempozyumun açılışında konuşan Başkan Böcek, “Antalya’da ilk defa, böylesine önemli bir konu hakkında sempozyum düzenlenmesini sağladığımız ve buna ev sahipliği yaptığımız için duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Antalya’mız, eşsiz doğal güzellikleri, zengin tarihi ve kültürel dokusuyla bilinen dünya şehirlerinden biridir Ancak, hızlı kentleşme ve iklim değişikliği gibi etkenler, sürdürülebilir gelecek için karşımıza çıkan zorluklardır. İşte bu noktada, ‘Sünger Kent’ yaklaşımı, şehirlerimize bu zorluklarla başa çıkabilmemiz konusunda çok önemli katkılar sağlayacak uygulamalar sunmaktadır” dedi.
‘TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLUYORUZ’
Konuşmasının devamında Sünger Kent projesi kapsamında hedeflerinden bahseden Böcek, şunları söyledi: “Sünger Kent uygulamaları, doğal ekosistemlerin şehir içinde yeniden canlandırılmasını ve su yönetiminin doğal yöntemlerle yapılmasını hedefler. Sel baskınlarına karşı mücadelemize ve su kıtlığına karşı alacağımız önlemlere büyük katkı sağlar. Bu anlayış, sadece su kaynaklarımızın korunmasına yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda şehirlerimizin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırır. Yeşil altyapı ve doğa temelli çözümler ile yaşam alanlarımızı daha sağlıklı, daha yaşanabilir hale getirmemize yardımcı olur. Biz Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak geleneksel belediyecilik anlayışının dışına çıkarak ülkemizde ve dünyadaki iyi uygulamaları takip eden, sorunlara inovatif çözümler bulan, kısa vadeli değil geleceği düşünen bir yerel yönetim vizyonuyla hareket ediyoruz. Yeşil alanları arttırmanın yanı sıra iklim krizine dirençli bir kent olma noktasında Türkiye’ye örnek olan çalışmalara imza atıyoruz.”
‘ÜRETMEYE VE ÇALIŞMAYA DEVAM’
“2019 yılında göreve geldiğimiz günden bu yana dikimini ve dağıtımını sağladığımız 2 milyonun üzerinde fidan, oluşturduğumuz hatıra ormanları, park ve yeşil alanların da katkısıyla şu anda Antalya’mızda kişi başına düşen yeşil alan miktarımız 8,3 metrekaredir. Türkiye’de kurakçıl peyzaj çalışmalarını ilk uygulayan belediye olarak yüzde 50 su ve enerji tasarrufu, ayrıca yüzde 30 işçilik, ilaç ve gübre tasarrufu sağlıyoruz. 10 bin metrekare sera alanlarımızda her yıl 10 milyon adet çiçek üretimi, 500 bin çalı bitkisi üretimi ve susuzluğa dayanıklı 1 milyon ‘sıcak iklim çim fidesi’ üretiyoruz. Mevcut çim alanlarımızda 420 bin metrekare alanı sıcak iklim çimine dönüştürdük. Sünger Kent uygulamaları ile de bu çalışmalarımızı arttırmak istiyoruz. Hep birlikte, Antalya’yı daha yaşanabilir, daha sürdürülebilir bir kent haline getirmek için el birliğiyle çalışmaya, ortak akılla, tekniğin ve bilimin ışığında hareket etmeye devam edeceğiz.”
‘DOĞA TEMELLİ ÇÖZÜMLER İÇİN’
Sünger Kent Sempozyumunda konuşan TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Antalya Şube Başkanı Gülsüm Kıldan ise şunları kaydetti: “Sünger Kentler doğanın su döngüsünü taklit eden ve kentlerin dayanıklılığını artırmayı amaçlayan önemli ve etkin bir tasarım yöntemidir. Hızlı artan kentleşme ve iklim değişikliği gibi küresel krizlerden meydana gelen felaketler için doğa temelli çözümlerle oluşturulan Sünger Kentler daha dirençli ve sürdürülebilir kentsel yapılar yaratma potansiyeline sahiptir. Sünger Kent Antalya Sempozyumunda ele alacağımız konular sürdürülebilir peyzaj tasarımları ve ekolojik peyzaj uygulamaları için büyük önem arz etmektedir. Doğa tabanlı çözümler suyun etkin yönetimi ve kullanımı kentlerin ekolojik dengesini koruyarak iklim değişikliği ve aşırı yağışlar gibi olaylarla başa çıkmasına olanak sağlamaktadır. Amacımız doğanın kendini yenileme ve sürdürülebilir bir döngü oluşturma kapasitesini kentsel yapılara adapte edebilmek ve çevresel sosyal ve ekonomik değerleri gözeten bütüncül bir yaklaşım geliştirmektir.”
Oğuzhan BOZAĞAÇ
‘KATKI SUNACAK’
Sempozyumun açılışında konuşan Başkan Böcek, “Antalya’da ilk defa, böylesine önemli bir konu hakkında sempozyum düzenlenmesini sağladığımız ve buna ev sahipliği yaptığımız için duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Antalya’mız, eşsiz doğal güzellikleri, zengin tarihi ve kültürel dokusuyla bilinen dünya şehirlerinden biridir Ancak, hızlı kentleşme ve iklim değişikliği gibi etkenler, sürdürülebilir gelecek için karşımıza çıkan zorluklardır. İşte bu noktada, ‘Sünger Kent’ yaklaşımı, şehirlerimize bu zorluklarla başa çıkabilmemiz konusunda çok önemli katkılar sağlayacak uygulamalar sunmaktadır” dedi.
‘TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLUYORUZ’
Konuşmasının devamında Sünger Kent projesi kapsamında hedeflerinden bahseden Böcek, şunları söyledi: “Sünger Kent uygulamaları, doğal ekosistemlerin şehir içinde yeniden canlandırılmasını ve su yönetiminin doğal yöntemlerle yapılmasını hedefler. Sel baskınlarına karşı mücadelemize ve su kıtlığına karşı alacağımız önlemlere büyük katkı sağlar. Bu anlayış, sadece su kaynaklarımızın korunmasına yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda şehirlerimizin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırır. Yeşil altyapı ve doğa temelli çözümler ile yaşam alanlarımızı daha sağlıklı, daha yaşanabilir hale getirmemize yardımcı olur. Biz Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak geleneksel belediyecilik anlayışının dışına çıkarak ülkemizde ve dünyadaki iyi uygulamaları takip eden, sorunlara inovatif çözümler bulan, kısa vadeli değil geleceği düşünen bir yerel yönetim vizyonuyla hareket ediyoruz. Yeşil alanları arttırmanın yanı sıra iklim krizine dirençli bir kent olma noktasında Türkiye’ye örnek olan çalışmalara imza atıyoruz.”
‘ÜRETMEYE VE ÇALIŞMAYA DEVAM’
“2019 yılında göreve geldiğimiz günden bu yana dikimini ve dağıtımını sağladığımız 2 milyonun üzerinde fidan, oluşturduğumuz hatıra ormanları, park ve yeşil alanların da katkısıyla şu anda Antalya’mızda kişi başına düşen yeşil alan miktarımız 8,3 metrekaredir. Türkiye’de kurakçıl peyzaj çalışmalarını ilk uygulayan belediye olarak yüzde 50 su ve enerji tasarrufu, ayrıca yüzde 30 işçilik, ilaç ve gübre tasarrufu sağlıyoruz. 10 bin metrekare sera alanlarımızda her yıl 10 milyon adet çiçek üretimi, 500 bin çalı bitkisi üretimi ve susuzluğa dayanıklı 1 milyon ‘sıcak iklim çim fidesi’ üretiyoruz. Mevcut çim alanlarımızda 420 bin metrekare alanı sıcak iklim çimine dönüştürdük. Sünger Kent uygulamaları ile de bu çalışmalarımızı arttırmak istiyoruz. Hep birlikte, Antalya’yı daha yaşanabilir, daha sürdürülebilir bir kent haline getirmek için el birliğiyle çalışmaya, ortak akılla, tekniğin ve bilimin ışığında hareket etmeye devam edeceğiz.”
‘DOĞA TEMELLİ ÇÖZÜMLER İÇİN’
Sünger Kent Sempozyumunda konuşan TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Antalya Şube Başkanı Gülsüm Kıldan ise şunları kaydetti: “Sünger Kentler doğanın su döngüsünü taklit eden ve kentlerin dayanıklılığını artırmayı amaçlayan önemli ve etkin bir tasarım yöntemidir. Hızlı artan kentleşme ve iklim değişikliği gibi küresel krizlerden meydana gelen felaketler için doğa temelli çözümlerle oluşturulan Sünger Kentler daha dirençli ve sürdürülebilir kentsel yapılar yaratma potansiyeline sahiptir. Sünger Kent Antalya Sempozyumunda ele alacağımız konular sürdürülebilir peyzaj tasarımları ve ekolojik peyzaj uygulamaları için büyük önem arz etmektedir. Doğa tabanlı çözümler suyun etkin yönetimi ve kullanımı kentlerin ekolojik dengesini koruyarak iklim değişikliği ve aşırı yağışlar gibi olaylarla başa çıkmasına olanak sağlamaktadır. Amacımız doğanın kendini yenileme ve sürdürülebilir bir döngü oluşturma kapasitesini kentsel yapılara adapte edebilmek ve çevresel sosyal ve ekonomik değerleri gözeten bütüncül bir yaklaşım geliştirmektir.”
Oğuzhan BOZAĞAÇ
