Eski Milletvekili Sayın Dr. Mehmet Zeki Okudan, dostluğuna ve samimiyetine güvendiğim okuyan, yazan birisidir. Türk dış politikasında Sayın Ahmet Davutoğlu’ nun yanlış yaptığını hep söylemiştir.
Bugünkü değerlendirmemiz ve yazımız onunda görüşleriyle şekillenmiştir.
1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nda sadıka-ı tabiin olan Ermeniler, belirli güçlerin tahrik ve kışkırtmasıyla Doğu Anadolu’da Osmanlı ve Müslüman yerli halkla çatışmaya başladı. Doğu Anadolu’daki Müslüman Kürt-Türk ve Ermenilerden ciddi kayıplar oldu. Zamanın yöneticileri Ermeni nüfusunun zorunlu göçü ile bu kavgayı durdurup, daha fazla insan kaybını önlemeye çalıştılar. Fitne ateşi çok şiddetli idi. Tehcir sırasında da yine karşılıklı kayıplar yaşandı.
Bu olay 100 yıl sonra soykırım olarak dünyaya kabul ettirilmeye çalışılıyor. Nitekim parlamento oylaması ile Hollanda bu olayın soykırım olduğunu kabul etti.
Aslında soykırım yok idi. Karşılıklı iç kargaşa ve çatışma vardı. Soykırım kararını, arşivleri inceleyerek tarih bilim adamları vermeliydi. Ancak bir yanlış tutum ile oylama yaptılar.
Yani “Kürt-Türk Müslüman halk mı? Ermeni mi?” arasında tercih yaptı ve Ermeni dedi.
Yani Ermeni mi, Kürt mü tercihinde Ermenileri tercih etti.
ABD ise Kuzey Irak’ta “Peşmerge ile Kurmançe mi?” sorusunun cevabını zaten vermişti ve “Peşmerge” dedi.
Amerika Irak’tan 6500 Peşmergeyi, Amerika’da ki bir adaya götürmedi mi?
Amerika Kurmançelere yardım etmiyor. Onlardan kurtulmak, kendisine baş kaldıran Türkiye’yi ise dize getirmek için kapıştırıyor.
“Tavşana kaç, tazıya tut” metodu uyguluyor. İsrail’ in emelleri gereği buraları boşaltıyor, tarihi, maneviyatı, huzuru yok ediyor.
Böylece ABD Peşmergeleri, Avrupa da Ermenileri tercih ederek niyetlerini sergilediler.
Yani hesaplarında Kurmançeler yoktu. Yok olmalılardı. Terörle, Doğu Anadolu’yu, Kurmançeleri bu bölgeden uzaklaştırdılar.
Ermenilerin Türkiye’den toprak alması mümkün değildir. Bilakis Karabağ’ı işgal edenlerden bir Türk olarak alacağımız vardır. Bunu Ermenilerde, Batıda bilir.
Bunun için Doğu ve Güneydoğuda özerk veya yarı özerk Kürt Devleti kurmak istiyorlar. PKK’nın içinde en etken grubun Ermeniler olduğunu herkes biliyor. Kürt Devleti’nin hayal olduğu da aşikardır.
Ama onlara göre; Doğu-Güneydoğu’da ileride özerk-bağımsız bir yönetim oluşturulur, bunlardan tazminat-toprak talepleri daha kolay olur.
Bu bölge insanları zor günler yaşayacaktır. Var olma veya yok olma hususu en şiddetli şekilde hissedilecektir. Türk halkı da bu duruma engel olamayacaktır.
Tarihte bunun örneği de yaşanmış.
Nitekim başşehri Şemdinli olarak kurulan Kürt Devletinin Devlet Başkanına, devrin Çarlık Rusyası tarafından idam edilmezden önce son sözü sorulur. “KÜRDÜN TÜRK’TEN BAŞKA DOSTU YOKTUR” cevabı alınır ve idam edilir.
Netice olarak;
Avrupa, “Ermeni mi? Kürt mü?” sorusunun cevabını çok açık bir şekilde verdi. “Ermeni” dedi.
ABD; “Peşmerge mi? Kurmançe mi?” sorusunun cevabını verdi, “Peşmerge” dedi. Buna Arz-ı mev’ud da etkili oldu.
Son günlerde tüm dünyada, “Afrin’de sivil kürt halkı katlediliyor.” yaygarasının samimi olmadığı görüldü. Neyse ki Kürt halkı durumu zaten biliyor. Olayın tamamen terör nedeniyle, sınırları korumak amaçlı olduğunu biliyor.
Kürt halkı birçok haklardan yoksun azınlık olmadığını, Türkiye’nin temel unsurunun olduğunu biliyor.
Bugün bile Suriye’de Kürt halkının nüfus cüzdanlarının olmadığı düşünülürse, bu gerçek ortaya çıkar.
Ayrıca ABD-AB nin Ermeni tercihi, Ermenileri de bu bölgeden uzaklaştırıyor. Gelecek endişesi ile Ermenistan, Türkiye ve Suriye’de ki Ermeni nüfus da bölgeden uzaklaşıyor.
Hasılı son yüz yılın fitnesi ile Ermeni, Kürt, Türk halkları zarar görüyor.
ASIRLARCA BERABER SORUNSUZ YAŞAMIŞ HALKLAR DÜŞMAN EDİLİYOR.
Tarihte komşumuz Rusya ile birçok ilişkilerimiz olmuştur:
Çarlık Rusyası-Osmanlı,
Komünist Sovyetler-Türkiye,
Demokrat Rusya-Türkiye,
İlişkilerde her olay kendi konjonktürü içinde değerlendirilmelidir.
Bugün Batı, Rusya ile çetin bir rekabet yaşamakta ve olayı düşmanlık düzeyine çıkarmaktadır.
Türkiye bu nedenle Rusya için çok önemlidir.
Sovyetlerin dağılmasından sonra, Batı Türkiye ile çok kötü oynuyor.
Bu nedenle; Rusya-Türkiye dostluğu mecburi gözüküyor.
Rusya ve Türkiye içinde AB-ABD yanlısı yöneticiler olabilir, provokasyonlar yaşanabilir. Hiçbir provokasyon bu yakınlığı bozmamalıdır. MUTLAKA 50 YILLIK SALDIRMAZLIK ANLAŞMASI KARŞILIKLI İLAN EDİLMELİDİR.
Eğer Esed’siz bir Suriye isteniyorsa Türkiye, İran, Rusya ve İngiltere dış işlerinin müşterek bir aday üzerinde anlaşması olayı çözecektir.
Ülkede huzur, komşularda huzur, dünyada huzur olacaktır.
Kalın Sağlıcakla…
GÜNDEM
Yayınlanma: 27 Şubat 2018 - 09:58
Suriye ve Kurmançelerin geleceğinde Türkiye'nin rolü
GÜNDEM
27 Şubat 2018 - 09:58
