Bir şeyi isteyebilirsiniz. Meşru yollardan olan bu haklı talep helaldir. Ama aklın, vicdanın önüne geçen istek haramdır. Sonu da iyi olmaz.
“İlla olsun, mutlaka olsun, olmazsa olmaz” diyerek, her şeyi kırıp dökerek olan istek yerine, “nasipse, hayırlısıysa olsun” demek gerekir.
“Gayeye varmak için her yol mubahtır” sözü FETÖ ve Yahudi aklıdır. Hâk bâtıl terazisinde hâkkın kefesinde yer almalıdır.
“Kardeşlik hukuku korunmalıdır” diye bir yazı yazmıştım.
Kardeşlik kaldı mı?
Arkadaşlık “peki” demekle kaimdir. Nereye, niçin, neden, nasıl? suallerine muhatap olmamaktır. “Bana güvenmiyorsan gelme!” demektir.
Kardeşlik ise “peki” demese de devam eder.
Peygamberler hata yapmaz. İnsanlar hata yapar.
Hata ayrı, ihanet ayrıdır.
GÜLÜ SEVERİZ, GÜLÜ DİKENİYLE SEVERİZ. AMA GÜL DİKENLER ARASINDA KAYBOLDU. SOLDU, YOK OLDU.
Her türlü engellemelere rağmen Sayın Erdoğan, Sayın Gül’e Cumhurbaşkanlığı makamını bütün saldırılara göğüs gererek hediye etti.
Sayın Erdoğan, kimi istese seçtirebilirdi. Ama o Gül’ü tercih etti. Onun için dava adamlığı, dava kardeşliği, din kardeşliği, siyaset kardeşliği çok önemliydi.
“Gül” kardeşim! hitabına, Sayın Gül layık değilmiş.
Sayın Gül, Cumhurbaşkanlığı makamında birçok konuda iktidara güçlük çıkardı. Bazı kararnameleri
sürüncemede bıraktı. Görev süresi içinde hiçbir FETÖ’cüyü görevden almadı. Bilakis makamı FETÖ’cülerle doldurdu.
Şu anda beraber olduğu, onu metheden gruplar, partiler ise her türlü hakareti yapmışlardır. Sayın Gül’ü cumhurbaşkanı seçtirmemek için her şeyi yapmışlardı.
Bugün ise, Sayın Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığında birleşenler, Sayın Gül’ü kurtarıcı görüyorlar. O da celladına aşık idam mahkumu gibi onların ellerine sarılıyor.
Kardeşlik hukukunu, vefayı, siyasi ahlakı, etiği bir tarafa bırakıyor. Geniş bir mutabakat, konsensüs sağlanmasını beklemiş. Burada FETÖ dahil her türlü terör örgütü de var.
Vah vah…Yazık!
HASETLİK VE HIRS
Osmanlı Sarayında etken olan hanımlar, yıkılışta da etken olmuştur.
Saray entrikaları sözü buradan çıkmıştır.
Ortaklıklar ve şirketlerin yapısında, kadınların müdahalesi olursa kavga ve ayrılmalar olur.
Hasetlik, hırs her şeyin önüne geçerse, idareye kadında ortak edilirse, kaçınılmaz son budur. Tükenmişlik sendromu…
HASETLİK VE HIRS İNSANI BİTİRİR, HATA ÜSTÜNE HATA ETTİRİR.
Acaba Sayın Gül’ün bir kaygısı mı var? Hayrünnisa Hanım mı devrede? Yeni bir intifada mı başlatacak?
Bütün makamlara geldin, ne istiyorsun ey GÜL!..
Hiçbir önemli olayda görüş beyan etmeyen Sayın Gül, tenkitlerde ise sınır tanımadı. Ak parti davetlerine, kongrelerine, mitinglerine katılmadı.
Sayın Tayyip Bey’le yan yana gelmemeye çalıştı. Sayın Gül, müze davetlerine, Rahmetli Erbakan anma programlarına, solun koordinelerine hep katıldı. Ak parti muhalifi gibi hareket etti.
Amerika’nın ve İngiltere’nin Türkiye’de ki muhalefet ve iktidarının tayinine yardımcı oldu. Sanki Pensilvanya’nın sesi oldu.
Enaniyet, kibir, gurur ve hırs denizinde kayboldu.
Gül, tevazu ile yükselmişti. Ama kibirle de alçaldı.
Kişi sevdiği ile beraberdir. Gül’e sevdikleri hayırlı olsun.
Demek ki Gül’ü hırsı, tamahı, sevgileri değiştirmiş. Gül’e terörist kardeşleri hayırlı olsun.
Kendisini de, Saadet Partisini de bitirdi. Alternatifliğini de yitirdi.
Bunda da bir hayır vardır.
Kalın Sağlıcakla…
GÜNDEM
Yayınlanma: 30 Nisan 2018 - 17:49
TÛ'LU EMEL HARAMDIR
GÜNDEM
30 Nisan 2018 - 17:49

