Antalya’ ya limanda, serbest bölge’ de lazımdır. Valimiz, Sayın Münir KARALOĞLU, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Menderes TÜREL, Konyaaltı Belediye Başkanımız Sayın Muhittin BÖCEK sizlerde takdir edersiniz ki bu husus çok önemlidir.
Tıkanan bölge çalışmalarını açmak sizin elinizdedir. Antalya’ nın markalaşmasında, hizmetin geliştirilmesinde sizlerin kararları etkendir. Bu çalışmalar istikbalde sizin hayırla yad edilmenize, iz bırakmanıza sebep olacaktır.
Rant peşinde koşan siyasiler her dönem Antalya’ yı perişan etmiştir. Fener bölgesinde, deniz kenarlarına 14-15 kat imar verenler, arka taraflara cadde üzerlerine 3-4 kat vermişlerdir. Antalya’ nın deniz havasını kesmişlerdir. Siyasi baskı ile dönemin belediye başkanı bu hususa ses çıkaramamıştır.
Bir dönem Türkiye ve Antalya’ da kooperatif furyası vardı. Hemen hemen her meclis üyesi bir kooperatif kurmuştu. O zamanın belediye başkanı, her meclis üyesine bir arsa tahsis etmiş ve Meltem Mahallesi böyle olmuştur.
Serbest bölgenin arkasındaki kooperatif sitesi de bunlardan birisidir. Şu anda yurt dışında kaçak olan FETÖ’ cü birisi, cemaat bağını baskıya dönüştürmüştü. Serbest bölge sahasının bir kısmı da kooperatife tahsis edilmişti. Bataklık halde olan bu yere, bina yapmak için 26 daire verilerek kazıklar çakılmıştı. Lakin kalitesiz binalar yapılmış, seviye kaybolmuştu. Birçok yer boş veya kiralıktır. Çirkin bir manzara oluşturmaktadır. Kentsel dönüşümle bu yer başka bir yere taşınmalıdır. Bu saha serbest bölge hudutları içine alınmalıdır.
Serbest bölgelerde yerleri kiralayıp çalışmayan firmalara süre tanınmalı ve çalışacak firmalara yerlerin tahsis ve kiralamaları yapılmalıdır. Yatçılık, medikal ve benzeri işler teşvik edilmeli, yer temini sıkıntısı giderilmelidir.
TMO sahası ve iskelesi ise atıl durmaktadır. Dışarıdan buğday ve bakliyat ithalatı için düşünülmüştü. Neden boştur? Merak ederim, bu alan değerlendirilmelidir.
Gümrükle ilgili Döşemealtında yer tahsisi yapıldığı, binaların yapılacağı belirtilmiştir. İsabetli bir çalışmadır, inşallah en kısa zamanda bitirilir.
Antalya Limanı Cruise gemilerinin uğrak yeridir. Geçtiğimiz yıl Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Menderes TÜREL, “TURİSTİ ŞEHİRE GETİRECEĞİZ” diye Liman- Cumhuriyet Meydanı arasında otobüs seferleri koymuştu.
Kundu’ ya yapılacak yeni Cruise Limanı en erken 3 yılda biter. Antalya Limanı’nı sadece ithalat, ihracat olarak değerlendirmemek gerekir.
Turizmde nasıl değerlendiririz? diye bir çalışma yapılmalıdır.
Bu yöredeki atıl yerler değerlendirilmelidir. Ancak sektörle ilgili olmalıdır. Liman ve Serbest Bölge giriş yerinin bir eğitim kurumuna verilmesi yanlıştır.
Hatta bahçesi için “yanlış” olduğunu belirten bir yazı yazmıştım. Bu saha Liman’ a ve Serbest Bölge’ye lazımdır. Ama maalesef özel eğitim kurumuna verildi. Okul her yere yapılır. Bu yer Liman ve Serbest Bölge için çok önemliydi. Heba edilmemeliydi. Belediyeler de maalesef buna “EVET” dediler.
Deniz kıyıları uygun şekilde değerlendirilmeli, çar-çur edilmemelidir. Gerekirse istimlaklar yapılmalıdır.
Birileri bu işten para kazansın diye verimli bir şekilde değerlendirelebilecek alanlar yok edilmemeli. Bir Kızılderili atasözünde dediği gibi “Son ağaç kesilip, son nehir kirletilip, son balık da tutulduktan sonra insanlar paranın yenmediğini anlayacaktır.”
Birşeyleri yapmak için daha fazla geç kalmamalı, para yenmediğini anlamalıyız...
Akaryakıt silolarının şehrin tamda içinde olması doğru mudur? BOMBANIN ÜZERİNDE OTURUYORUZ.
Antalya’da tehlike arz eden bir durumdan bahsediyorum. Serbest bölge ve limanın yanında akaryakıt dağıtım şirketleri ve siloları vardır.
Herhangi bir terör saldırısı, yangın, deprem, infilak ve patlama gibi bir durumda tam felaket olur. Güzel Antalya’mızın bir kısmı mahvolur. Can kayıpları, deniz kirliliği ile birlikte, deniz canlıları, doğa her şey yok olur. Maddi, bedeni ve manevi telafisi güç kayıplar olacaktır. Bu silolar şehrin göbeğinde olmamalıdır. Olmamalı ki her an bir tehlikeyle yaşamayalım.
Bir çözüm bulunamaz mı? Elbette ki bulunabilir. Silolar şehrin çok daha dışına taşınabilir, zaten olması gereken de bu değil midir? Böylece liman sahası ve Serbest Bölge için daha geniş bir alan açılmış olur. Daha fazla kapasite oluşur ve ticaret hacmi artar.
Gerekli düzenlemeler yapılırsa güzel Antalya’mız turizmiyle konuşulduğu kadar ticaretiyle de konuşulur. Bu bizim elimizdedir. İnsanoğlu’nun isteyip de yapamadığı bir şey yoktur.
Gerek insan, gerek hayvan, gerekse bitkiler, bütün canlıların sağlığı her şeyden daha önemlidir, mücadeleler bunun için değil midir? Daha iyi, daha yaşanılır, gelecek nesillere kalacak daha kaliteli bir yaşama alanı olmalıdır.
Doğa insanIarın ihtiyacını karşıIayacak bir kaynak topIuIuğu oIarak görmek çevrenin yok oImasına davetiye çıkarmak demektir. Doğa insan oImadan da yaşar; ama insan doğa yok oIduktan sonra yaşayamaz.
Atasözümüzün de dediği gibi “Yarının doğası bugünden yaratılır.”
Evet, Sayın Valim, Büyükşehir Belediye Başkanım “Expo ex oldu” demiştim. Expo’ yu da, Konyaaltı’ nı da, Antalya’ yı da kurtarmak sizin elinizdedir.
Kalın sağlıcakla…
GÜNDEM
Yayınlanma: 20 Ekim 2017 - 09:34
Güncelleme: 20 Ekim 2017 - 09:35
Tehlikenin Farkında Mısınız? "Rant Savaşlarına Dur!!" Diyelim.
GÜNDEM
20 Ekim 2017 - 09:34
Güncelleme: 20 Ekim 2017 - 09:35

