Kısa adı TODOSK olan Toroslar Doğa Sporları klubü üyesi bir grup, 2. başkan Gülşen Gedikoğlu rehberliğinde Gürcistan’ı gezdiler, doğa yürüyüşleri yaptılar. Trabzon’dan başlayan grubun gezisi 9 gün sürdü. Todosk üyeleri ilk olarak Trabzon’da önce tarihi Atatürk evini, ardından Ayasofya Camii’ni gezdiler.
Buradan otobüslerle transit olarak Artvin Hopa’ya geçen grup, Sarp Sınır Kapısından Gürcistan’a geçtiler. Gürcistan’ın Acara bölgesinde yer alan Batum’da bir gece konaklayan grup üyeleri, ertesi gün 3 saatlik yolculuğun sonunda Samegrelo eyaletinin başkenti olan Zugdidi kentine vardılar. Zugdidi ovasının çay bahçeleri arasından Kafkas dağlarına doğru yaklaşık 4 saatlik muhteşem manzaralar eşliğinde Svaneti bölgesine geçtiler.
Düşler dünyası
“Düşler dünyası” olarak bilinen mitolojiye göre Anka kuşunun kendi küllerinden doğduğu insanlığın yaşam kaynağı olan Kafkasya’nın en yüksek 10 zirvesinden 5’nin çepeçevre sardığı Svaneti bölgesine geçip Mestia’da mola verdiler.
Unesco Dünya miras listesinde
Unesco Dünya Miras listesinde yer alan ve Avrupa’nın sürekli yaşanabilecek bölgesi olan Ushgulı köyüne giden grup, bin yıllık Savan kulelerini ve efsaneler içinden gerçeğe yakını ancak, düşlerde olabilecek bir huzur ortamını yaşadılar. Boyları 20 ile 30 metre arasında değişen Svan kuleleli savaş zamanlarında gözetleme, savunma ve hırsızlıklardan korunmak amacı ile yapılmış. Yaz sıcağında buzul yürüyüşü Bir sonraki gün ise bin 400 metre yükseklikteki Metsia kasabasından Chaaladi buzuluna hareket ettiler. Chaaladi buzuluna adını da veren Chaaladi vadisinden Mestiachhala deresindeki asma köprülerden geçip, zirve yapmaya çalıştılar. Ancak doğanın bahşettiği gizemli sis nedeniyle zirve yapamadılar. Kartpostal gibi manzara Bir sonraki gün ise yine Mestia kasabasından orman içine yürüyüş yapıldı. Orman içindeki patika yollardan büyüleyici Kafkas dağlarının tam ortasında Alpin çayırlarına ulaştılar. 2740 metrede yer alan Koruldi gölüne de ulaşan Todosk üyeleri, buradaki kartpostal gibi manzara karşısında büyülendiler. Türk kanallarından Türkçe öğrenmişler Bir sonraki gün ise Svan müzesini gezme sırasında çocukların Türkçe konuştuğunu öğrenen Todosk 2. başkanı Gülşen Gedikoğlu çok şaşırdığını söyledi. Kendisi de Hopa’lı olan Gedikoğlu, “Bizim sınır köylerimizde hep iki dil konuşuruz. Hatta 3 dil diyebilirim. Türkçe, Gürcüce ve kendi dilimiz olan Hemşince. Ancak Gürcistan’ın bu kadar iç bölgesinde Türçe konuşulmasına çok şaşırdım. Çocuklara bunu sorduğumda kış aylarında kış aylarında karla kaplı bu yüksek kentte dünya ile bağlantılarını sadece uydu antenleri ile yapıyorlarmış. Buradaki çocuklar uydu antenlerinden çeken Türk kanallarını izleye izleye türçeyi öğrenmişler ve karşılıklı rahat bir şekilde konuşabildik” dedi. Bir sonraki gün ise Kutaisi’ye geçen grup üyeleri burada yerel Pazar yerlerini gezdiler, geleneksel yemekleri tatdılar. Buradan yeniden yola çıkan grup Haşuri, Gori ve Mtsheta kentlerinden geçip, başkent Tiflis’e ulaştılar. Tiflis’te Osmanlının izinde gezdiler Başkent Tiflis’te “Eski şehir” olarak tabir edilen ve Osmanlı döneminden kalma sokakları, evleri ve en önemli camii ve hamamları gezdiler. Yine buradan geçip, Sameba Katedrali, avlabari, Narikale kalesi, Metehki Kilisesi, Barış Köprüsü, Sioni katedralinin yanı sıra Gürcistan’ın anası olarak bilinen Tamara heykelini ziyaret ettiler. Burada bir süre alış veriş yapan grup gece saatlerinde yeniden yola çıkarak Pazar günü Türkiye’ye dönüş yaptılar. Masal gibi gezi oldu Grup lideri Gülşen Gedikoğlu yaptıkları geziyi, bir masal gezisi gibi anlatarak, “Muhteşem ve el değmemiş bir doğa. Gürcistan kapılarını açmış vaziyette. Bana kalırsa herkesin henüz el değmemiş olduğu için bozulmamış olan doğa harikası bu ülkeyi hemen gezmelerini tavsiye ediyorum. 9 Günlük gezimiz bizim için muhteşem geçti. Katılımcı olan tüm arkadaşlara teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
Unesco Dünya Miras listesinde yer alan ve Avrupa’nın sürekli yaşanabilecek bölgesi olan Ushgulı köyüne giden grup, bin yıllık Savan kulelerini ve efsaneler içinden gerçeğe yakını ancak, düşlerde olabilecek bir huzur ortamını yaşadılar. Boyları 20 ile 30 metre arasında değişen Svan kuleleli savaş zamanlarında gözetleme, savunma ve hırsızlıklardan korunmak amacı ile yapılmış. Yaz sıcağında buzul yürüyüşü Bir sonraki gün ise bin 400 metre yükseklikteki Metsia kasabasından Chaaladi buzuluna hareket ettiler. Chaaladi buzuluna adını da veren Chaaladi vadisinden Mestiachhala deresindeki asma köprülerden geçip, zirve yapmaya çalıştılar. Ancak doğanın bahşettiği gizemli sis nedeniyle zirve yapamadılar. Kartpostal gibi manzara Bir sonraki gün ise yine Mestia kasabasından orman içine yürüyüş yapıldı. Orman içindeki patika yollardan büyüleyici Kafkas dağlarının tam ortasında Alpin çayırlarına ulaştılar. 2740 metrede yer alan Koruldi gölüne de ulaşan Todosk üyeleri, buradaki kartpostal gibi manzara karşısında büyülendiler. Türk kanallarından Türkçe öğrenmişler Bir sonraki gün ise Svan müzesini gezme sırasında çocukların Türkçe konuştuğunu öğrenen Todosk 2. başkanı Gülşen Gedikoğlu çok şaşırdığını söyledi. Kendisi de Hopa’lı olan Gedikoğlu, “Bizim sınır köylerimizde hep iki dil konuşuruz. Hatta 3 dil diyebilirim. Türkçe, Gürcüce ve kendi dilimiz olan Hemşince. Ancak Gürcistan’ın bu kadar iç bölgesinde Türçe konuşulmasına çok şaşırdım. Çocuklara bunu sorduğumda kış aylarında kış aylarında karla kaplı bu yüksek kentte dünya ile bağlantılarını sadece uydu antenleri ile yapıyorlarmış. Buradaki çocuklar uydu antenlerinden çeken Türk kanallarını izleye izleye türçeyi öğrenmişler ve karşılıklı rahat bir şekilde konuşabildik” dedi. Bir sonraki gün ise Kutaisi’ye geçen grup üyeleri burada yerel Pazar yerlerini gezdiler, geleneksel yemekleri tatdılar. Buradan yeniden yola çıkan grup Haşuri, Gori ve Mtsheta kentlerinden geçip, başkent Tiflis’e ulaştılar. Tiflis’te Osmanlının izinde gezdiler Başkent Tiflis’te “Eski şehir” olarak tabir edilen ve Osmanlı döneminden kalma sokakları, evleri ve en önemli camii ve hamamları gezdiler. Yine buradan geçip, Sameba Katedrali, avlabari, Narikale kalesi, Metehki Kilisesi, Barış Köprüsü, Sioni katedralinin yanı sıra Gürcistan’ın anası olarak bilinen Tamara heykelini ziyaret ettiler. Burada bir süre alış veriş yapan grup gece saatlerinde yeniden yola çıkarak Pazar günü Türkiye’ye dönüş yaptılar. Masal gibi gezi oldu Grup lideri Gülşen Gedikoğlu yaptıkları geziyi, bir masal gezisi gibi anlatarak, “Muhteşem ve el değmemiş bir doğa. Gürcistan kapılarını açmış vaziyette. Bana kalırsa herkesin henüz el değmemiş olduğu için bozulmamış olan doğa harikası bu ülkeyi hemen gezmelerini tavsiye ediyorum. 9 Günlük gezimiz bizim için muhteşem geçti. Katılımcı olan tüm arkadaşlara teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

