Antbisder kurucu başkanı Nafiz Sağdur’la bisiklet sürücülerinin günlük hayattaki sorunlarını, dernek faaliyetlerini ve Antalya’nın bisiklet kullanımına uygunluğunu konuştuğumuz bir röportaj gerçekleştirdik. Trafikte bisiklete saygı duyulmasını isteyen Sağdur, “Trafikte biz de varız” dedi
SORU Y.K : Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?
CEVAP N.S : İsmim Nafiz Sağdur Antalya Bisiklet Derneği'nin (Antbisder) kurucu başkanıyım. 2014 yılında 20 tane bisiklet sevdalısı arkadaşımla beraber Antbisder'i kurduk. Derneği kurmaktaki amacımız bisikletin doğa dostu bir ulaşım aracı olması. Antalya'da böyle bir oluşumun olmadığını fark ettik ve o boşluğu doldurmak için derneği kurduk. 2014 yılından beri de faaliyet gösteriyoruz.
SORU Y.K : Derneğinizden ve faaliyetlerinizden bahseder misiniz?
CEVAP N.S : Kurulduğumuz sene ve sonraki sene Burdur Salda Bisiklet Festivalini ulusal çapta düzenledik. 2. festivalde yaklaşık 250 katılımcı vardı. Bu festivali yapmadaki amacımız hem bisiklet sevdalılarını bir araya getirmek hem de Burdur Gölü'ndeki su çekilmesine dikkat çekmekti. Salda Gölü'nün tanıtılmasında da çok etkimiz olduğunu düşünüyorum. Kadınlara bisiklet eğitimleri verdik. Haftanın 2 günü 2 değişik noktada derslerimiz devam etti. 150 kadın bu eğitimlerden yararlandı ve ders veren arkadaşlar tamamen gönüllülük esasıyla yaptı. Terracity alışveriş merkezinde de böyle eğitimlerimiz oldu hem kadınlara hem çocuklara yönelik. Lastik, fren, fren ayarlamaları gibi temel eğitimler verdik. Dönem dönem doğa turlarımız oluyor. Bu etkinliklerle hem bisiklet severleri bir araya getirmeyi hem de çevremizdeki doğal ve tarihi güzellere dikkat çekiyoruz. Kent Konseyi ve belediyelerle beraber hemen hemen her yıl 7'den 77'ye Köyüm Bisiklete Biniyor etkinlikleri düzenliyoruz. Antalya Bisiklet Festivali Derneği'yle beraber bir platform da oluşturduk. O platformun çatısı altında sosyal medyalarda birleşerek etkinlikler düzenlemeye çalışıyoruz. Önemli günlerde akşamları şehir içinde tur düzenliyoruz. Dönem dönem bu turlarımıza belediyeler de destek oluyorlar. Expo yerleşkesinde derneğimize bir yer tahsis edildi. Orada ayda bir gün yetişkinlere ve çocuklara bisiklet eğitimi veriyoruz. Eğitimlerimiz bu yıl sonuna kadar devam edecek. Bütün eğitimlerimiz ücretsiz, gönüllülük esasıyla yapılan etkinlikler. Buradan Çanakkale'ye 3 arkadaş pedalladık. Engelsiz Yaşam Derneği adına engelli vatandaşlarımıza destek amacıyla yaptık bunu. Geçen sene Avrupa Birliği projesi yazdık. Bike to School projenin adı. Proje beğenildi fakat kabul edilmedi. Kabul edilmeme sebebi de çocukların güvenliği olmaması. Ülkemizdeki ve şehrimizdeki bisiklet yollarının yetersizliği buna sebep oldu maalesef.
SORU Y.K : Bike to School projesinden bahseder misiniz?
CEVAP N.S : Döşemealtı’nda bir okulda çocukların evden okula ve okuldan eve bisikletle gidip gelmelerini sağlamak amacıyla biz bu projeyi yazdık. Yurtdışında bu iş nasıl yapılıyor, çocuklar okula nasıl gidip geliyor, biz bunları burada uygulayabilir miyiz konuları üzerinde durduk. Ama güvenlik açısından projemiz kabul edilmedi. Maalesef Türkiye'de olduğu gibi şehrimizde de bisiklet yolları yetersiz. Bu iş yerel yöneticilerin iki dudağı arasında. Yöneticiler bisikleti seviyorlarsa bisiklet yolu yapıyorlar. Sevmiyorlarsa tamamen reklam amaçlı göstermelik işler yapılıyor.
SORU Y.K : 2 sene önce Bisiklet Federasyonu Başkanı Bisiklet Ligi kurulacak demişti bu lig hakkında ne düşünüyorsunuz?
CEVAP N.S : Ben daha böyle bir lig kurulduğunu duymadım. Bence bu lig kesinlikle kurulmalı. 2 yıldır burada Akra Grand Fondo yarışı düzenleniyor. Her sene bu yarışa katlanarak artıyor ilgi. Bu tür yarışlar bu tür ligler kesinlikle olmalı. Görsel anlamda çok etkili oluyor.
SORU Y.K : İnsanların araba yerine bisiklet kullanması için devlet neler yapmalı sizce?
CEVAP N.S : Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Avrupa'da işe bisikletle gidip gelenleri devlet destekliyor. Ekstra maaşlarına 100'er Euro 50'şer Euro ilave ediyor. Normalde sağlık giderleri bu meblağdan daha fazla tutuyor. Hem sağlık için hem de şehir ulaşımı rahat olsun diye bisiklet kullandırmaya yönlendiriyorlar insanları. Bu yapılabilir mesela çok basit bir yöntem bu. Eğer böyle bir şey ülkemizde de yapılırsa hem sağlık hem trafik açısından ülkemize katkısı olacaktır.
SORU Y.K : Antalya bisiklet sürmek için yeterli ve güvenli bir şehir mi?
CEVAP N.S : Antalya coğrafi ve iklim açısından oldukça yeterli bir şehir. Ama yapılan yatırımlar kesinlikle yetersiz. Bisiklet yollarımız yetersiz, sürücülerimiz çok bilinçsiz. Bunlara yönelik çalışmalar yapılması gerekiyor. ben geçen sene Antalya Kent Ekonomisi Sempozyumuna katıldım. Orada Ulaştırma Daire Komisyon Daire Başkanı şunu söyledi, "taksicilerle ilgili bir kara alacağımızda taksicilerle bir araya geliyoruz veya otobüsçülerle ilgili bir karar aldığımızda onlarla bir araya geliyoruz." Ben de bu sözlerin üzerine, "biz de bisiklet konusunda aynı hakları istiyoruz" dedim. Biz zaten şehir içinde yolların dar olduğunu biliyoruz orada trafikle birlikte akarız. Ama dikey inişlerde, mesela Kepez'deki bisiklet kullanıcısı arkadaşlarımız şehre gelirken zorlanıyorlar. Tamamen trafikle beraber geliyorlar ve bu çok tehlikeli. Üniversite'den şehre gelirken ne yazık ki bisiklet yolu yok. Çakırlar çok revaçta bir yer hafta sonu çok trafik oluyor buraya da bisiklet yolu yapılması lazım.
SORU Y.K : Bisiklet yollarının güvenlik şeritli olması gerekir değil mi?
CEVAP N.S : Aslında bu bir kültür. Kaldırımınız ne kadar yüksekse sizin de kültür seviyeniz o kadar düşüktür. Bu bir ölçüdür bence. Bisiklet yolunu aslında ayırmaya gerek yok. Şeridi çizersiniz yayalar da araçlar da bilirler orayı. Biz de öyle değil maalesef, güvenlik şeridi olarak ayırmak gerekiyor o bölgeyi. Demir veya kaldırım taşı döşemeniz gerekiyor. Hatta bunları yapsanız bile yine de o yol ihlal ediliyor. Teomanpaşa'da ters yoldan gelenlerle karşılaşabiliyorsunuz. Bu konuda kat edilmesi gereken daha çok yol var.
SORU Y.K : Akra Grand Fondo yarışları hakkında ne düşünüyorsunuz?
CEVAP N.S : Biz de bu yarışlara destek veriyoruz. Gidip orada elimizden geldiğince amatörce katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Ama bunlar büyük profesyonel organizasyonlar. Dernek olarak bizlerin bu tür organizasyonlar yapması çok zor. Harcanan bütçelerin milyon dolarlar olduğu söyleniyor ki doğru bunlar. Bu tür yarışların daha fazla yapılması gerekiyor. Çünkü görsellik açısından katkısı oluyor. Hem ülkemizin hem de bisiklet sporunu tanıtmak açısından çok yararlı organizasyonlar bunlar.
SORU Y.K : Antalya'da toplu taşımaya bisikletle binmeye izin var mı?
CEVAP N.S : Maalesef burada kesinlikle almıyorlar. Bu konuyla ilgili bir kaç defa talebimiz oldu ama olumsuz olarak geri dönüş yapıldı. bu konuyla ilgili bir düşüncelerinin olduğunu bile söylemiyorlar. Aksu'da Expo alanında biz eğitim veriyoruz. Tramvaya en azından iki tane bisiklet alınsa çok zor olmaz. Katlanır bisiklet dışında herhangi bir bisikletin alınamayacağı söyleniyor bize. Bizim tramvaylar biraz küçük. Ben İzmir'de metroya bisikletimle bindim, orada sondaki baştaki vagonlarda bisiklet taşımak için özel bölümler var mesela. Bizim buradaki tramvaylarda ne yazık ki öyle bölümler yok.
SORU Y.K : Bike fit işlemini yaptırmak şart mıdır?
CEVAP N.S : Bike fit işlemi muhakkak gerekiyor ama bu işlem biraz profesyonelce. Bike fit yaptırmak için bir bisiklet parası ödeyebiliyorsunuz. Tabi ki kadro ölçüleri çok önemli ama bunlar profesyonel sporcular için. Bizler için önemli olan kadro boyunun bedenimize uyup uymaması. Bisikletin geometrisi profesyoneller için çok önemli olduğu için onlar yaptırıyor genelde.
SORU Y.K : Bisiklete yeni başlayanlar için neler önerirsiniz?
CEVAP N.S : Bisiklete yeni başlayacak insanlar öncelikle öğrenimi doğru kişilerden almaları lazım. Birçok arkadaşımız bunun eğitimini veriyor ama çok yararlı olmayabiliyor bazen. Kesinlikle daha tecrübeli insanlardan eğitim almaları lazım. Doğru yönlendirmeleri gerekiyor. Doğru viteslerin kullanılması, doğru fren kullanımı önemli. Güvenlik önlemlerinin alınması gerekiyor. Eldivensiz ve kasksız kesinlikle binmemek gerekiyor. Özellikle Türkiye'de çok riskli bir durum. Her an bir araba size çarpabilir veya çukura düşebilirsiniz. Kadro boyu da oldukça çok önemli. Kadro boyunun bedene uygun olması gerekiyor. Yanlış kadro seçimi diz sakatlığına kadar gidebilir. Kadro boyu doğru olmazsa daha çabuk yorulursunuz, performansınızı tam kullanamazsınız hatta daha çabuk sakatlanırsınız. Bisiklete hangi amaçla bindiğiniz de önemli. Dağ bisikletleri kalın lastikli ve kalın dişli olur. Şehir içinde kullanacak olan arkadaşlarımız görseli güzel olduğu için bu bisikleti tercih ediyor. Bu bisikletler toprak yolda, arazide kullanılan bisikletler asfaltta ve şehir içinde insanı çok yorar.
SORU Y.K : Antalya'daki bisiklet kiralama sistemi yeterli mi sizce?
CEVAP N.S : Şehrimizde bisiklet kiralama sistemi de kullanılmakta. Büyükşehir Belediyesi BAKA projesiyle yapmıştı bu sistemi. 6 tane istasyon var. Toplam da 40 civarında bisiklet var. Bu istasyonlardan biri şu an faal değil. Biz Türkiye'de bu sistemi ilk yapan şehirlerden biriyiz. Çok talep olmasına rağmen bisikletin az olması nedeniyle, kullanıcılar bu sistemi çok kullanamıyorlar. Mesela İzmir'de ve Kayseri'de bizden çok sonra başlanmasına rağmen bizden çok ilerideler. İzmir 50 istasyonla hizmet veriyor. Bizde yıllık kullanıcı sayısı 12 bin civarında, İzmir'de milyonun üzerinde kullanıcı sayısı. Bu işler yerel yönetimin bakış açısıyla alakalı. Şehrimiz coğrafi açıdan bisiklet kullanımına oldukça uygun. Bu sistemin en büyük avantajı kiraladıktan sonra işiniz bittiği yerde bırakıyorsunuz. Çalınma derdi yok. Bisiklet hırsızlığı oldukça fazla. Biz kilit kullanmak yerine bisikletimizi gözümüzün önünden ayırmıyoruz. Çünkü kilitleri bizden hızlı açıyorlar. Bu sisteme yatırım yapılması kullanıcı sayısını daha da arttıracaktır.
SORU Y.K : Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı ?
CEVAP N.S : Bize saygı gösterilmesini istiyoruz. Trafikte biz de varız. Biz de aracız. Karayolları kanununa göre bisiklet de trafikte bir araç. Motorlu araçlar gibi biz de bir şeridi kullanabiliyoruz. Trafikteki bir çok insan ne yazık ki bunu bilmiyor. Sizin burada ne işiniz var diyorlar. Bisikleti karne hediyesi olarak görüyorlar. Biz böyle görülmesini istemiyoruz. Yiğithan KOCAKALAY
GÜNDEM
Yayınlanma: 29 Nisan 2019 - 17:58
Trafikte biz de varız
GÜNDEM
29 Nisan 2019 - 17:58

