TMMOB Mimarlar Odası antalya Şubesi’nden yapılan yazılı açıklamada, “6 Şubatta 2023 tarihinde yaşadığımız ve 11 kentimizde büyük yıkımlara neden olan Kahramanmaraş merkezli depremin üzerinden aylar geçmiş olmasına karşın yaraların sarılmadığını, sarılamadığını görüyoruz” denildi. Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Hasan Çerçiler imzasıyla yapılan açıklamada, nüfusun büyük bir çoğunluğunun kentlerde yaşadığı ülkede doğal yaşamı ve ekolojik dengeyi bozan büyük altyapı projelerinin, bilimsellikten uzak rant amaçlı hızlı ve yoğun yapılaşmanın, hızlı nüfus artışı ve göçün dönüştürücü etkilerinin yoğun olarak etkisini gösterdiğine dikkat çekilerek şunlar dile getirildi;
“Yakın dönemde ardı ardına yaşanan depremler ve afete dönüşen doğa olayları, kentsel ve kırsal alanda bütüncül planlama ilkelerini ve bilimi reddeden anlayışın, kentlerimizi her türlü afete karşı zayıf, güvencesiz ve riskli konumda olduğunu gözler önüne sermiştir. Bu açıdan değerlendirilerek büyük yıkımlara ve önlenemez can ve mal kayıplarına sebep olan rant odaklı planlama, kentleşme ve yapılaşma politikaları, yaşananlardan ders alınarak terk edilmelidir. Son dönemde, deprem ve afetler ile ilgili ilçe belediyelerinin parçacıl ve olumlu çalışmalar başlatmasına karşın, Sayın Kumbul döneminden sonra kentimizde yapılan en önemli çalışma, 2021 yılında Sayın Valimiz başkanlığında hazırlanan AFAD Antalya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün koordinasyonunda hazırlanan Antalya İl Afet Riski Azaltama planı ve Antalya Büyükşehir Belediyesince başlatılan Deprem (Sakınım) Master Planıdır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 3 yıllık çalışması sonucunda 300'ün üzerinde binanın hiç deprem olmasa da yıkılabileceğini tespit etmiştir. Kentimizde de böyle yapıların olabileceği açıktır. O nedenle hiç olmazsa ilk etapta bu binaların tespit edilmesi kentimiz açısından önemlidir.”
DOĞAL AFETLER BİLİM KURULU
“Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce de bu yöntem uygulanmalı, bir an önce Akdeniz Üniversitesi ile işbirliği yaparak, halka bunun bir riskli yapı tespiti olmadığını ve halkın istemesi durumunda binalarının riskli olabileceğine yönelik bir ilk değerlendirme çalışması yapıldığını, kendilerine açıklayarak bu yöntemi uygulamaya başlaması oldukça önemlidir.
Büyükşehir Belediyesince başlatılan, takdirle karşıladığımız deprem master planı çalışmasının, bir an önce sakınım planı çalışması olduğu daha net açıklanmalı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde olduğu gibi Doğal Afetler Bilim Kurulu oluşturmalı, bu bilim kurulu sonrası çalışmalar hızlandırılmalıdır.” Haber Merkezi
HABER MERKEZİ