Futbolun sadece futbol olmadığını herkes söyler. Çok da doğru bir gerçektir. Öylesine büyük bir endüstriyel üründür ki. Artık futbolu sadece amatör olarak oynanan bir spor olarak görme hatasına düşmemek gerekir. Özellikle tesisleşme anlamında son dönemlerde devlet destekli büyük yatırımların yapıldığı Türk futbolu "ki sadece futbol değil maalesef diğer branşlarda aynı" neden istenilen düzeyde değil hep tartışma konusudur.
Öncelikle bu ülkenin ana sporu futboldur. Son dönemlerde yabancı sınırlaması tekrardan konuşuluyor. Ben bu konuda hep şunu söylüyorum. "İyi olan formayı alır" Cengiz Ünder Başakşehir'de yabancı oyuncuyu kesmedi mi? Aynı şekilde Yusuf Yazıcı da takımında yer buluyor. Bakınız yabancı sınırlaması olsaydı büyük ihtimal Enes Ünal ülkemizde kalırdı. Peki şu an Enes'in kişisel gelişiminde yurtdışında oynamasının faydası yok mu? Üstelik çok da güzel bir Cenk Tosun örneği var. Bakınız dünyaca ünlü futbolcu Adeboyor kaç ay top oynamadım. Takımıma geldiğim zaman ben çoğu Türk oyuncudan daha fit durumdaydım" demedi mi?
Karakter anlamında en sert eleştirileri alan Emre Belözoğlu da hala sahada çoğu gençten iyi durumdaysa kendisine baktığı ve çalıştığı içindir. Nitekim çoğu daha profesyonel sözleşmeye imza atmamış Türk sporcularında nargile içerken görüntüleri vardır. Cenk Tosun da özel antrenör eşliğinde yazında çalışmasının semeresini alıyor. Antalyasporun dünyaca ünlü yıldızı Samuel Eto'o da Hasan Subaşı tesislerinde akşamları özel antreman yapıyor. Ayrıca Galatasaraylı befatimbi Gomis yine aynı şekilde.
Yabancı sınırlaması kuralları içerisinde uygulanmayan bir madde var. Eğer yabancı oyuncu sayısını doldurursan altyapıdaki oyunculara da ödenmesi gereken bir yatırım var. Neden kimse bu maddeyi takip etmiyor. Altyapıda kalan oyuncuların tesislerinin modernleşmesini, beslenmelerini ve herşeyden önemlisi de harçlıklarını neden takip etmiyoruz. Ayrıca altyapı hocalarına asgari ücret öderseniz ne kadar verimli olabilir. Buda ayrı bir köşe yazısı olarak gündemimde yer alacaktır.
Beşiktaş bir üst tura çıktı. Umarım ülke puanları getirecek şekilde daha başarılı olur. Keşke Başakşehir sadece büyük takımlara oynadığı gibi Avrupa'daki maçları da önemsenseydi. Bu sene öncelikle Başakşehir de Şampiyonlar Liginde gruplara kalsaydı çok mutlu olacaktım. Ama gruplarındaki maçların perfermansı ve seçilen kadro beni üzdü. Geçtiğimiz yıllarda UEFA da gruplardan çıkan Osmanlıspor'un bu sene ligde düştüğü durum belki de Başakşehir'in gözünü korkuttu. o zaman bu sorunların çözümü için çalışamalr yapılmalıdır.
Bu sene ligimizde oynanan maçlarda gol sayısının yükselmesi ve kalitesinin artmasında yabancı sınırlamasının olumlu yönlerini görmezlikten gelemeyiz. Bakanız kısıtlamalar bize beş milyon euoroluk Tarık Çamdal'lar getiriyor. O sebeple yabancı konusunun tekrardan düşünülmesi gerekiyor. Öncelikli sorunumuz "çalışma" Oyuncularımız ve halk olarak "çalışmayı" sevmiyoruz. Hiddink Türk Milli Takımının başındayken birgün fazla antrenman yaptıklarında ertesi gün milli oyuncuların kendisine "saat" hediye ettiğini söylemişti.
Bakınız altyapıda oynayan çocukların ve antrenörlerin gelirleri arttırılsın. BAL ve üçüncü ligdeki antrenörler ile futbolcuların maaşları düzenli ödenmesi için gereken yaptırımlar uygulansın. Amatör sporcuların ulaşımları konakları konusunda kulüpler yeterli yatırımı yapsın. Ve en önemlisi "çalışma" kültürü yerleşsin. Zaten yabancı oyuncuyu yerli oyuncu keser.
GÜNDEM
Yayınlanma: 30 Kasım 2017 - 10:14
Yabancı Futbolcu Sınırlaması
GÜNDEM
30 Kasım 2017 - 10:14

