İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şube Yönetimi, mahpusların hesabına yatırılan paraların suç teşkil edilmesiyle ilgili yaptığı basın açıklamasında, ‘Yargı baskısına son verilsin’ sloganları attı. ‘Terörün Finansmanı Yasası’ kapsamında uzun süredir hapishanelerdeki mahpuslara para yatıran ailelere, vasilere, avukatlara ve yakınlarına yapılan yargısal baskılar sürdürüldüğünü ifade eden İHD üyesi Ulaş Ertaş, “Kişiler gözaltına alınmakta, haklarında davalar açılıp, cezalar verilmekte, ‘Teröre Finansman Sağlama’ suçlamasıyla tutuklamalar devam etmektedir. Oysa mahpuslara para yatırmak ‘Hükümlü ve Tutukluların Emanete Alınan Kişisel Paralarının Kullanımına Dair Yönetmelik çerçevesinde yapılmaktadır. Yönetmeliğin 5’inci maddesine göre; ‘Banka ve posta aracılığıyla gelen veya ziyaretçiler tarafından hükümlü ve tutuklularının hesabına yatırılan paralar, idarece görevlendirilecek bir personel tarafından alınarak kaydedilir. Müdürü bulunan kurumlarda, hükümlü ve tutuklular hiçbir şekilde yanlarında nakit para bulunduramaz’” şeklinde açıklamada bulundu.
‘TASARRUFU İDARENİN ELİNDE’
Mahpusun hesabına yatırılan paranın nasıl harcanacağı da aynı yönetmeliğe göre düzenlendiğini, yönetmelikte belirtilen madde 8'e göre; yatırılan paraların kayıtlar üzerinden gerçekleştirildiğini ve Bakanlığın belirlediği limit dahilinde olduğunu ifade eden Ertaş, yönetmeliğin 12’inci maddesinde de hükümlü ve tutukluların emanet para hesabında biriken paraların faiz gelirleri ile ilgili olarak ceza infaz kurumları lehine açık feragatte veya hibede bulunabildiğini vurguladı. Ertaş, konuya ilişkin, “Paranın kullanım tasarrufu tamamen idarenin yetkisindedir. Kullanımı yönetmelikçe belirlenmiş olan mahpuslara yatırılan para ‘Terör Örgütünün Finansmanı’ olarak değerlendirilemez. Mahpuslar, tüm haklarını cezaevi yetkilileri ve görevlileri aracılığı ile kullanabildiklerinden dolayı hapishanede terör örgütü olduğu varsayımından yola çıkılarak para yatıranlara karşı yargı baskıları kabul edilemez” şeklinde sitemlerini dile getirdi.
‘PARA YATIRMAK SUÇ DEĞİL’
Ayrıca hapishanelerdeki mahpusların yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak için maddi kaynaklara ihtiyaçları olduğunu ifade eden İHD sözcüsü Ertaş, mahpusların yemek, barınma, hastalık, iletişim gibi sorunlarını kısıtlı bir biçimde karşılayabildiklerini sözlerine ekleyerek, “Abone İnsan Hakları Derneği (İHD) hükümet dışı bağımsız ve gönüllü bir kuruluştur. 1986 yılında 98 insan hakları savunucusu tarafından kurulan derneğin günümüzde 27 şubesi, 7 temsilciliği ve 6617 üyesi bulunmaktadır. Türkiye'deki en eski ve en büyük insan hakları örgütü olan İHD'nin tek ve belirli amacı, insan hak ve özgürlükleri konusunda çalışmalar yapmaktır” diye konuştu.
Hapishanelerde bulunan mahpusların hesabına para yatırılmasının suç olmadığını ifade eden Ertaş, mahpusların aileleri, yakınları ve avukatları üzerinde oluşturulan yargı baskısına son verilmesi ve yasanın iptal edilmesi gerektiğini vurguladı.
(www.akdenizmanset.com.tr)
---