12 Mart 1971 darbesi olalı 44 yıl geçti dile kolay…
Genelkurmay başkanı Memduh Tağmaç, Kara kuvvetleri komutanı Faruk Gürler Hava kuvvetleri komutanı Muhsin Batur ve deniz kuvvetleri komutanı Celal Eyicioğlu tarafından Süleyman Sami Demirel hükümetine karşı Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ‘a cuntacılar tarafından verilen darbe muhtırasından tam 44 yıl geçti.
Bugün o tarihte doğan çocuklar tam 44 yaşında çoluk çocuk sahibi oldular…
Hiç o günleri görmediler ancak kitaplarda ve bazen TV deki dizilerden anlamaya çalışıyorlar.
Bizler 1978 kuşağı olarak tam olayların göbeğinde yaşamış olan jenerasyon içinse Türkiye’nin hep karanlık denizlere doğru gittiği inanılmaz acılar işkenceler terörler dolu günler olarak hatıralarımıza kazınılmış kara günlerdi.
Yüce Rabbim bir daha bu güzelim ülkemizi darbelerden ve darbecilerden uzak tutsun inşallah.
17 Mayıstan başlamak üzere bütün darbelere ve doğal olarak da darbecilere karşı olduğum herkes tarafından malumunuzdur.
Özellikle Sn Besim Tibuk’un başlatmış olduğu, ‘27 Mayıs cuntacılarının yargılanmalıdır’ kampanyasına canı gönülden destek verenlerden biriyim.
27 Mayısta hepimizin bildiği üzere 9 tane demokrat parti Antalya milletvekillerimiz ki (bunlardan birisi de Sn Hasan Subaşı’nın rahmetle ve şükranla andığım saygıdeğer amcası İbrahim Subaşı dır.) yassı ada da aylarca zulüm işkence ve baskı altında tutulmuşlar ve ilk demokrasi şehitlerimiz Adnan Menderes Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan maalesef siyaset tarihimizin kara bir lekesi olarak idam edilmişlerdir.
Her zamanki gibi ülkedeki her darbede öncü ve destekçi olan CEHAPE 12 Martta da parti içindeki darbeci kanadın darbeye sahiplenmesi ile muhtıranın verilmesinde ön ayak olmuştur. Ve daha sonra 12 Martı cuntasının paşalarından Muhsin Batur milletvekili olarak CEHAPE den parlamentoya bile girmiştir.
Her darbede şapkasını alıp giden Süleyman Sami Demirel de her zamanki gibi köşeye sıkışınca meşhur melon şapkası ile Çankaya daki evine istirahata çekilmiştir.
Darbelerin darbecilerin destekçisi CEHAPE nin talihsiz bir şekilde Antalya Belediye başkanlığına seçilen Çorumlu Mustafa sı da son 28 Şubat darbesine Antalya dan müthiş destek vermiş , darbeye çanak tutmuş darbecileri kucaklamıştır.
Asıl işin acı olan tarafı ise 27 Mayıstan başlamak üzere tüm darbelerde her zamana mağdur olan gerçek demokratlar ise akıl almaz bir şekilde sadece sandalye ve makam hırsı ile CEHAPE saflarına katılmış ve demokrat kimliklerinden sosyete demokratlığı kimliğine bürünmüşlerdir.
Son yerel seçimlerde her partiye neredeyse kucak açanlar, Ak Partiden davet bekleyip bir türlü karşılık bulamayanlar, son dakikaya kadar CEHAPE Gn.müdüründen adaylık için haber bekleyen ara koydukları aracılar ile CEHAPE li yöneticilere haber salarak Menderes Türel in kazanmaması için şu aday olsun diye deklere edenler umduklarını bulamadılar.
Ve CEHAPE karar vererek Çorumlu Mustafa’yı yeniden aday gösterdi ve Antalya artık zulme, hizmet yokluğuna hocanın saçmalıklarına yarım akıllı danışmanının yaptığı rezilliklere hayır dedi ve Menderes Türel yeniden başkan oldu ve de Antalya kurtuldu.
Nereden nereye geldik dimi? 12 Marttan, Mart 2014 e…
Mart ayı cemrelerin düştüğü baharın müjdelendiği çok güzel bir aydır.12 Mart nasıl karanlık bir gün ise 29 Mart 2014 ‘ de Antalya tarihi için yeni bir dönemim başlangıcının olduğu beyaz bir gündür.
Cuntacılara yeniden dönecek olursak, Tayyip Erdoğan liderliğindeki Ak Parti yapılmaz denilenleri yaptı dokunulmaz denilenlere dokundu kısaca askeri vesayeti ortadan büyük ölçüde kaldırdı.
Artık asker kışlasında darbe planları yapmaktan korkar ve çekinir hale geldi.
Askeri vesayet nasıl mı bitecek?
Genelkurmay başkanlığı savunma bakanlığına bağlanmalıdır.
Tüm askeri mahkemeler derhal kaldırılmalıdır.
Asker‘in tayin atama rütbe yükseltilmesi tamamen bakanlık bünyesinde olmalıdır.
Yüksek askeri şura kaldırılmalıdır.
Yasama yargı ve yürütme kuralları tanımları başkanlık sisteminde mutlaka çok net bir şekilde tanımlanmalıdır.
Askeri sosyal tesisler ordu evleri vs ler derhal kapatılmalıdır. Özellikle ordu evleri inanılmaz bir kara lekedir yaşantımızda,
Benim oğlumda başta olmak üzere birçoğumuz çocuğumuzu peygamber ocağımız dediğimiz askere gönderdik.
Mehmetçikler in bir bölümü nerede askerlik yaptı? Ordu evlerinde ne iş yaptılar? Ordunun subay, astsubaylarına 1 TL ye rakı içsinler, 1 TL ye pirzola yesinler, 1 TL ye tıraş olsunlar diye hizmet adı ile ordu evlerinde askerlik yaptılar.
Mehmetçik dediklerimiz askerlik dışında her türlü işi yaptılar. Bakınız askeri personeli askeri personelin karısına, kızına, çocuğuna çoluğuna hizmet ettiler.
Bizde soranlara ne dedik Mehmetçik askerde, oğlum askerde, çocuklarımız askeri personel bedavadan rakı içsinler, bedavadan yemek yesinler, bedavadan kadınları kuaföre gitsinler diye askere gönderilmediler…
Daha düne kadar bu çocuklarımız herkese komutanım diye hitap ettiler. Askeri personelin eşlerine bile komutanım diye hitap ettirdiler ve söylemekten utanıyorum hizmete kusur ettiklerinde birde üstlerinden dayak yediler.
Er, Erbaş askerliğini yapmış bir vatan evladı çıkıp desin ki ben askerde dayak yemedim…
Evet. Bunları seneler önce hiçte sevmediğim Mehmet Ali Birand kitabında yazdığı için yargılandı ve hapis cezası aldı…
Ne idi söylediği ‘’ordu evleri kapatılsın’’
Evet. Şimdi sorumuz şudur? Memlekette özgürlük ,yok basın baskı altındadır, hükümet faşizan bir baskı kurdu diyen acizlere…
Özgürlük diye bilmem nerelerinizi yırtınıyorsunuz da bir tek gün bu ordu evlerindeki askeriyede ki bu zulme niye karşı çıkmadınız? Niye bunu gündeme dahi getirmediniz?
Yazıklar olsun size be sosyete demokratları, size sosyete demokratı demenin demokrat kelimesinin kutsallığını dahi yaraladığımı düşünüyorum.
Ordu evleri kapatılmalıdır!
1 TL ye rakı içme devri kapanmalıdır. 1 TL ye pirzola yeme devri kapanmalıdır.
Mehmetçikler askere geliyor, hiç utanmıyor musunuz? Bu çocuklara kendinize hizmet ettirmekten…
12 Mart 1971 ve tüm darbeleri tüm darbecileri şiddetle ve nefretle kınıyorum.
Darbeleri darbecileri gerçek faşistleri asla unutmadık ve unutturmayacağız.
Yeni ve güzel bir Türkiye miz için durmak yok yola devam ediyoruz…
Yolumuz ve bahtımız acık olsun.
Sevgi ve dua ile…
Küsmek Nedir Bilir Misin?
Küsmek nedir bilir misin?
Küsmek dürüstlüktür.
Çocukçadır ve ondan dolayı saftır,
Yalansızdır.
Küsmek "seni seviyorum" dur,
Vazgeçememektir.
Beni anlatır küsmek.
"Kızdım ama hala buradayım" dır, "gitmiyordum" dur, "gidemiyorum" dur.
Küsmek nazlanmaktır, yakın bulmaktır, "benim için değerlisin" dir.
Küsmek, "Sevdiğini söyle!"demektir, "Hadi anla!"demektir.
Küsmek umuttur, acabaları bitirmektir, emin olmaktır.
Yani, diyeceğim o ki:
Ben sana küstüm!
NAZIM HİKMET