Özgürlük istediğiniz gibi davranmak değildir.
Çocuklarımızın sokaklarda başıboş dolaşması, onların tazecik vücutlarına uyuşturucu zehrini almaları, anne babalarına karşı gelmeleri, eve geç saatlerde gelmeleri, ders çalışmamaları, internette istedikleri kadar dolaşmaları, rahatça kız erkek arkadaşlığının sevgililik düzeyinde yaşamaları, istek ve arzularının esiri olmaları özgürlük olamaz. Olmamalıdır da. Kimileri bunları özgürlük olarak görseler de asıl özgürlük ders çalışmakta, anne babaya ve topluma saygılı olmakta, bize ait insani örf, adet, gelenek ve göreneklerimize göre davranmakta, sinirli ve agresif bir insan olmamakta, cep telefonuna hapis olmamaktadır.
Aklımıza gelen her istek ve arzuyu bilinçsizcesine uygulamak özgürlük değildir; hürriyet kötü istek ve arzulardan kaçınmaktır. Yine özgürlüğümüz başkalarının özgürlüğünün sınırına kadardır. Özgürlüğümüz toplumsal ve insani güzel değerlerin bizi ve insanları koruduğu noktaya kadardır. Yoksa istek ve arzularımızın sınırı yoktur. Eğer bu istek ve arzular bize ve çevremize zarar verecekse böyle bir özgürlüğü ne kendimiz ne de çevremiz için istemiyoruz.
Dünyanın mevcut durumundan memnun değilsek, toplumun gidişindeki bazı olumsuzluklar nedeniyle sıkılıyorsak; bu ortamı hazırlayan, sonra da bütün bu şeylere vaziyet eden kimselerden hoşnut değilsek; çare ve önerileriniz nelerdir hiç düşündünüz mü ?
Ailelerin ve toplumun olumsuz gidişine son vermek için ne yapabilirsiniz ?
Ahlakın en önemli esası inanç ve insani değerlerdir. Pratik hayatla, yani yaptıklarımızı duygu düşünce ve davranışlarımız ile takviye etmez ve insan olarak, inandığımız şeylere göre bir çizgi takip etmezsek, o inanç sadece bir kanaat olarak kalır.
Güzel şeyler dilde kalır yaşama geçmezse bu durum ferdin ne şahsi hayatında ne de ailevi ve toplumsal hayatta etkili olmadığı gibi yönlendirici de olamaz.
Güzel davranışların, düşüncelerin ve duyguların temelinde inanç vardır. Evet Allah’a, ahirete, kitaplara, Cennet ve Cehenneme inanç, hayatımızı biçime koyan ve ona melekler seviyesinde bir şekil veren, sonra düzenli yaşamamızı temin eden çok önemli unsurlardır.
Bazen inanıyor bazen de inanmıyor gibi görünen fertlerin teşkil edecekleri ailede de, toplumda da hayır yoktur. Böyle bir cemiyette ve onların teşkil edeceği millette de hayır yoktur.
İnsanlar evvela çok iyi inanmalıdırlar ki; dahası, yarına çıkacağına inancından daha kat’i bir şekilde dünyanın yarını olan ahirete gidileceğine de inanmalıdırlar ki, Bir’e yakın, topluma da yararlı birer unsur haline gelebilsinler.
Evet hemen her ferdin, yaptığı her iş için bir zaman Allah’ın huzurunda ağır bir sorguya çekileceğine inanacak kadar sağlam bir akideye sahip olması çok önemlidir.
Böyle bir imana sahip olan fert, bu kanaatin meydana getireceği merkezkaç kuvveti ile iyi düşünecek, iyi hissedecek, iyi davranacak, insani değerlere yönelecek ve yüzünün akı ile Allah'ın huzuruna çıkabilmek için yerlere yüz sürecektir. Böyle fertlerden meydana gelen ailelerden oluşan toplum da huzur ve mutluluğu yakalayacaktır.
Kalp kırmak birilerini zorda bırakmak o kadar kolay ki sokağa çıksan yüzlerce kalp kırarsın ama o kalbin bir tanesini kazanmaya çalışsan belki de ömrün yetmez
Bu günlük bu kadar…
Hoşça kalın….