Marmara Üniversitesi öğretim görevlisi, bir zamanlar Erbakan hocamızın ekonomik danışmanlığını yaptığı Osman Altuğ hocamı saygı ve hürmetlerimle anıyorum,yüce rabbim sağlıklı bir ömür versin inşallah,çok yaşasın başımızdan hiç eksik olmasın. Hepimiz hatırlarız ki sn hocamız nüktedan kişiliği ile çıktığı tv programlarında ekonomi hakkındaki görüş ve önerilerini esprileri ile süsler herkesten olumlu tepkiler alırdı.
Herkesin ve her kesimin mutlaka vergi mükellefi olmasını her ortamda dile getirmiştir. Bugün bilgisayar ortamında her vatandaşın tapuda dahil her türlü bilgilerine ulaşmak mümkündür. ANAP döneminin maliye bakanı rahmetli Adnan Kahveci nin bir önerisi olmuştu,ama ömrü vefa etmedi hakka yürüdü. Neydi bu öneri, "senetlerin banka sisteminden geçmediği taktirde yasal olarak hiçbir hükmünün olmaması " idi. Kayıt dışı ekonominin belkide çözümünün en kısa ve net çözümü budur gerçekten.
Tefecilik,kara para aklama,inşaatların gerçek değerlerinin çok altında yapılan satışlarının önlenmesinin şirket el değiştirmelerinde gerçek değeri üzerinde yapılan satışların tümünde alıcı ile satıcı arasında senetler düzenlenir kayıt dışı olduğu içinde birçoğu banka sistemine girmeden elden ödeme yapılarak çözümlendiği ve tahsilatların bu şekilde yapıldığı sürece ekonomimizin en büyük yarası olana kayıt dışığın önlenmesi mümkün değildir..Herkes ve herkesim vergi mükellefi olmalı vergi oranları mutlaka indirilmelidir.Vergi reformu demeyelim artık mutlaka vergi devrimi yapılarak KDV oranları özellikle gıdada indirilmeli,dolaylı vergiler mutlaka kaldırılmalı ve veya makul ölçülere getirilmelidir.Vergi mükellefinin belgeli her türlü harcaması gelirinden düşürülmelidir.Çok net olarak söylüyorum,belgeli her türlü harcama gelirinden düşülmelidir.Bugün ben diyeyim 100 siz söyleyin 1000 çeşit vergimiz vardır Allaha şükür.İngiltere de avukat ücreti dahil şirket kurmak takriben 240 pound civarıdır.Ülkemizde ise bir Ltd şti nin kurulması en az 5,000 tl ye mal olmaktadır.Bir değerli büyüğüm zamanında şöyle bir ironi yapmıştı.Bu memlekette bu vergi oranları ile her şeyini kayıt altna alan bir işadamı en fazla 5 yıl sonunda iflas eder konuma gelir.Yüksek vergi oranları inanılmaz sayıda ve orandaki dolaylı vergiler insanları kayıt altına girmekten çekinir hale getirmiştir.Hele birde bende dahil emeklilerden kesilen yüzde 15 oranındaki bir vergi var ki evlere şenliktir.Emekli olmuş Veli dayı gidip bir bakkal dükkanı açtı vergi mükellefi oldu ,hemen maaşından yüzde 15 i kesilir,bu Allahtan reva mıdır.Siz şunu mu demek istiyorsunuz ey bürokratik vesayetin temsilcileri,kayıt altına girme işlerini korsan olarak yürüt bende maaşından kesinti yapmayayım.
Artık vergi toplamak için kümesteki tavukları yolmayı bırakılımda vergi verecek yeni tavukları bulalım, Milyon dolarlık borsada üçkağıt ekonomisi uygula beş kuruş vergi verme ,aldığın evi gerçek değerinden satışını yapma ,ama emekli olandan bir dükkan açtığı için yüzde 15 maaşına el koy.Hayatında vergi dairesinin yolunu bilmemiş ama borsada bankada milyon dolarları olan yüzlerce vatandaşımız olduğunu hepimiz biliyoruz.
Ekonomide en basit anlamı ile ihracat kar, ithalat zarardır, yani ithalatı devamlı fazlalık gösteren bir ülke zarar ediyor diyebiliriz çok rahatlıkla. Çözümü nedir, mutlaka üretimin arttırılmasıdır, üretim olmadan ihracatımızı arttıramayız. Senelerdir faiz lobisinin vesayeti altında ezilen ülkemiz son 10 yılda sadece faize yaklaşık 500 milyar dolar ödemiştir. Yüksek faiz düşük kur ile işadamını üretimden vazgeçirip, fabrikaları kapattıran bu sistemde adam ofisinde oturarak Çinden getirttiği bir konteynır maldan 15-20 bin dolar kazandığını görünce işçiyle, ssk ile vergi Şairesi ile uğraşmaktan zaten bıkmış usanmış olduğundan en kolay ve kazançlı yolu seçerek ithalatçı olmuştur.
Ülkemiz 2007 yılından beri kişi başına düşen gelirini bir türlü arttıramamıştır.Tayyip Erdoğan liderliğindeki iktidarımız artık üretimi ve doğal olarak ihracatı arttıracak çok önemli ekonomik tedbirleri almaya başlamış ve gerekli olan radikal tedbirlerini de hiç vakit kaybetmeksizin almalıdır.Bağımsız merkez bankası anlaşılamayan bir sebeple daha faizin sebep enflasyonun sonuç olduğundan habersiz yüksek faize devam etmektedir.
Çok basit hesaplar ile ülkemizin ekonomisine bir göz-atalım.
Dış borcumuz 350 milyar dolar,dış borcun gsmh ya oranın tüm kriterlere göre çok az miktarda.
Merkez bankasının döviz rezervi 120 milyar dolar, ülkedeki döviz hesapları 150 milyar dolar, tl hesaplarımız bir okadar daha.Türk vatandaşlarının yurtdışı hesaplarında resmi rakamlar ile 250 milyar dolarlık varlıkları var,bence bir o kadarda gizli hesaplarda olduğu kanısındayım.Yastık altındaki vatandaşımızın en az 150 milyar dolarlık altın ve döviz varlığı varımıdır. Avrupa da yasayan ve birçoğu da bulunduğu ülkenin vatandaşlığını alan Türklerin yatırımları ve bankalardaki nakitleri için en kötümser beklenti ile bir 500 milyar dolardan söz edebiliriz. Dünyanın en büyük 150 şirketin 42 tanesi Türk şirketleri değil mi?
Bu rakamlara bakılarak ülke ekonomimiz iyi değildir. Bu ülkeye yabancı sermaye gelmez demek en safiyane deyimle vatan hainliğidir.
TÜSİAD’ın eski patronu SÜTAŞ ın sahibi muharrem salatalık hazretleri bu ülkeye yabancı sermaye niye gelsin diyebilecek kadar alçalmıştır.
Ülkemiz önümüzdeki on yıllarda dünyanın en büyük ekonomileri arasında hak ettiğimiz yerini alacaktır.Bundan asla ve asla hiç kuşkum yoktur.
Başkanlık sistemine geçmiş bir Türeyenin yükselişini büyük ustanın dediği gibi Allahtan başka kimse engelleyemez.
--
Sevgi ve dua ile
Allah selamet versin.
sevgiye muhtaç kalırsan yanıma gel,sana istediğinden kat kat daha fazla sevgi verebilirim. Eğer bir gün ağlamak istersen yanıma gel seni güldüremem ama seninle ağlayabilirim. Eğer bir gün ölmek istersen yine bana gel seni vazgeçiremem ama SENİNLE ÖLEBİLİRİM…
Cemal süreya