Kibirlenmekle, kibirli görünmek farklıdır. Kibirliye karşı, kibirli görünmek sadaka vermek gibi sevaptır.
Hadis-i şerifte, “Kibirliye kibirli görün ki, onu hakir ve küçük düşürmüş olursun” buyurdu.
Kibir sahibine karşı tevazu eden kimse, kendisine zulmetmiş olur.
Bid’at sahiplerine ve zenginlere karşı da kibirli görünmek caizdir.
Bu kibir, kendini yüksek göstermek için değildir. Onlara ders vermek, gafletten uyandırmak içindir.
Savaşta, Bid’at ehli ile münazara ederken onlara karşı kibirli görünmek de sevaptır.
Sadaka verirken de neşe ile karışık kibirli görünmek, malı parayı çöpe atar gibi vermek gerekir.
Sadaka verenin kibirli görünmesi, fakire karşı değildir. Verdiği malı küçültmek, mala kıymet vermediğini gösterir. Gösteriş yapan riyakarlara karşı da kibirli görünmek caizdir.
Kendinden aşağı olanlara karşı tevazu göstermek iyi ise de, bunun aşırı olmaması gerekir. Aşırı olan tevazua yaltaklanmak denir ki bu ancak üstada ve alime karşı caizdir.
Başkalarına karşı caiz değildir. Hadis-i şeriflerde buyuruyor ki:
“Yaltaklanmak, Müslüman ahlakından değildir
Hak için zillete girmek, kibirlenmeye göre izzete daha yakındır.
Fakir ile oturmak, merkebe binmek, davarını sığırını sağmak kibirden uzaklaştırır.
Fakirlikten dolayı eski elbise giyende de kibir olur.
İnsanlar çok bozuldu diyerek kendini onlardan üstün gören helak olmuştur.
Selamı önce vermek kibirden uzaklaştırır.
Sadaka vermek kibri de giderir.
Sökük yerini diken, ayakkabısını tamir eden, hizmetçisi ile yemek yiyen ve çarşıdan yükünü kendi taşıyan kibirden uzaktır.
Yanına başkasının oturmasını istememek ve hastalarla birlikte oturmamak, evine lazım olan eşyaları alıp evine getirmemek ve eski elbisesini tekrar giymekten hoşlanmamak, iş başında iş elbisesi giymek istememek, fakirlerin davetine gitmek istemeyip zenginlerinkini tercih etmek, akrabasının ve çocuklarının ihtiyaçlarını temin etmemek, doğru sözü, haklı tenkitleri kabul etmeyip münakaşa etmek, kusurunu, kabahatini bildirenlere teşekkür etmemek, içeri girince, oradakilerin ayağa kalkmaları hoşuna gitmek gibi şeyler kibir alametidir.
Başkasının tenkidinden hoşlanmıyor, onun benden ne farkı var, o da bir insan diyorsa, hakkı onun ağzından duymak zor geliyorsa, bilsin ki bu da kibirdendir.
Kibir, insanı, Allahü tealanın bütün emirlerine muhalefete sevk eder.
Çünkü kibirli insan, başka birinden hak ve hakikati duysa, onu kabul etmek istemez, hemen karşısına çıkar.
Dini konularda bile münazara edilse, hemen inkara kalkışır.
Hatta hakkı, karşıdakinin dilinden duysa hemen çeşitli yollardan, doğru olduğunu bile bile onu çürütmeye çalışır.
Hepimiz insanız yarın ne olacağı belli olmaz.
Onun için kimseyi küçük görmeye kimseyle alay etme, şanım şöhretim var deme insana insan gibi davran…
Bu günlük bu kadar…
Hoşça kalın…