Artık bir ezberi bozmamız, meslek takıntılarımıza format atmamız lazım.
Hem de hızlıca. Şimdi, mesleğe değil, beceriye odaklanmamız gereken bir süreçteyiz.
Yepyeni meslekler gelişecek, bilmediğimiz işler türeyecek… Bundan böyle, gelecekte değer kazanacak mesleklerden çok, gelecekte değer kazanacak becerileri ve hangi modellerde çalışmak istediğimizi düşünmemiz ve onları geliştirmeye çalışmamız gereken bir dönemdeyiz.
Çünkü, içine girdiğimiz siber ve dijital çağda tüm yaşam ve iş sistemlerimiz nano ve genetik teknolojideki gelişmeler yüzünden baştan aşağı değişecek, dönüşecek.
Tüm materyaller akıllanacak, küçülecek ve her şey, her yerde, her amaç için kullanılabilir hale gelecek.
Bu durumda şimdiye kadar bildiğimiz, gelişen meslekler hem gelecekte yapılan işleri anlatmaya hem de kapsamaya yetmeyecek. Yepyeni, bugün bilmediğimiz meslekler, işler, çalışma şekilleri gelişecek.
Çok net meslek tanımları var
Şu anda sektörler ve disiplinler sanki birbirinden keskin çizgilerle ayrılmış gibi.
Çok net meslek tanımları var.
Örneğin hali hazırda gıda ve ilaç, iki ayrı sektör.
Oysa gelecekte bu iki sektörün iç içe geçeceğini ve bütünleşik ürünler geliştireceğini şimdiden görebiliyoruz.
Beslenmek için aldığımız maddelerin içinde aynı zamanda tedavi eden ya da hastalıkları önleyen fonksiyonların bulunacağını kestirebiliyoruz.
Ya da tekstil ve ilaç sektörünü ele alalım.
Gelecekte giysilerimizin aynı zamanda bir takım cilt, sinir hastalıklarımızı tedavi edecek madde ve materyallerle donandığını düşünecek olursak, şimdi bu konunun uzmanına ne diyeceğiz?
Doktor mu, tekstilci mi, mühendis mi? Bunun tasarımcısı nasıl olmalı? Neleri biliyor olmalı ki hem şık, hem fonksiyonel bir giysi üretimi yapabilsin.
Meslek sahibi değil, becerikli olun
Ya da duvarları tamamen bilgisayar ekranı haline gelmiş bir ayakkabı mağazasının satıcısına hala tezgahtar demek yetecek mi?
Daha doğrusu o sanal duvardan şıkır şıkır dijital işlemler yapmayı beceremeyen biri liseden veya üniversiteden mezun olduğu hali ile o tür bir ayakkabıcıda veya her hangi bir mağazada çalışabilecek mi?
Daha da ileri gidelim.
Mağazaya gerek kalacak mı?
Eğer ürünler bir duvarda bilgisayar ekranında görünebilir gibi sergilenebiliyorsa o duvara
ya da oraya gitmeme ne gerek var?
Otururum evimde, veririm siparişimi rahat koltuğumdan.
Çok gerekiyorsa satıcı ile internetten konuşurum.
Sosyal medyadan haberleşirim…
Gelecekte iyi yapılan her şey iş, meslek olabilecek
Bu şekilde düşünmeye başlayınca hepimiz eminim binlerce örnek verebiliriz.
O halde asıl mesele; yeni, yepyeni “fayda alanları” bulmakta ve o alanların uzmanı haline gelmekte. Şurası kesin ki gelecekte iyi yapılan her şey iş, meslek olabilecek.
Hepimiz birbirimize bir hizmet satıcısı, sağlayanı olacağız.
Bugün dahi dünyanın her yerinde çalışanların yüzde 40´ı evden-her yerden yapılabilen işlerden para kazanıyorlar.
Fiziksel güç, bizzat insan emeği gerektiren pek çok şeyi robotlar, akıllı sistemler yapıyor. İnsanlar ise yaratıcılıklarını, fikirlerini, proje, tasarım kabiliyetlerini satarak “servis-hizmet” sektörlerinde iş görüyorlar.
Bu günlük bu kadar…
Hoşça kalın..