Öncelikle feraset sahibi olmanın bir açıklamasını yapalım...
- Olup-Biteni iyi okuyabilmek..
- Başımıza gelen bir problemi,musibeti veya herhangi bir sorunu,maneviyat gözüyle değerlendirebilmek.
- İlim ve itikat yönünden olabilecekler üzerinde kuvvetli tahminlerde bulunmak.
- Akıl belli bir kemâle gelmişse, beş duyuya dayalı örnekleri alıp kendi bünyemizde değerlendirebilmek.
- Bu arada altıncı, yedinci, sekizinci duyular durumunda olan sezgi veya sezginin ötesinde olan feraset veya ilham yolları ile gelen çeşitli bilgileri de bir potada eritip sağlıklı bir sonuca varabilmek.
******
Bu konuyu gündeme taşımadan önce bir hayli düşündüm ve çeşitli araştırmalar yaptım sevgili dostlar.
Feraset sahibi olmayı,kişilerin cinsiyeti ve genel duruşuyla bağdaştırarak bir değerlendirme yaptığımızda ortaya çok ilginç ve bir o kadar da enteresan sonuçlar çıkıyor.
Üzülerek söylemeliyim ki;
Özellikle ikili ilişkilerde ve toplum huzurunda güven ortamının son derece vahim bir vaziyette yara almaya devam ettiği günümüzde,feraset sahibi olduğunu iddia eden bazı zatların,görüş,duruş,dil ve kendilerine göre oluşturdukları hakarete varan olumsuz tarzları doğru giden ilişkileri bir anda tersine çevirip sonu hüsranla biten manzaralar yaratmaya devam ediyor..!
|
Dikkat..! Dikkat..! Dikkat..!
Sanatçı gözüyle, Başarının en önemli şartı İNANMAK ve Feraset sahibi olmak, sahneden aynen aşağıdaki gibi görünüyor...!
* Bana göre inanmak ve feraset sahibi olmak öncelikle bir insanın neyi ve niçin istediğinden emin olmasıyla elde edilen bir olgudur.
Elde edilen başarısızlık ve vahim sonuçlar ise;
* Neyi istediğinden emin olmayan,dilini hakarete alıştırıp feraset sahibi olduğunu sananların işi olsa gerek diye düşünüyorum.
Tüm dostlarıma sağlıkla geçen ferasetli günler diliyorum..
SAYGILARIMLA.. |