I.İzzeddin Keykâvus Dönemi (1211-1220)
FetihnâmeKitâbeleri
- Kitâbe:
Kitâbe, in-situ hâlindedir. Antalya Müzesi Arşivi’nde bu kitâbe ile alâkalı; ”0.30 m. Kutrunda bir mermer sütunun ucunda, Arapça, girift nesih, 3 satırlık kitâbe (ortadadır)” açıklamaları yer almaktadır.


Necmi Atik Özel Arşivi
ادام الله دولته و اعلى كلمته و خلد سلطنته[2]
Türkçe okunuşu:Edâmellâhudevletehu ve a’lâkelimetehu ve hallede saltanetehu
Türkçe anlamı: “Allah devletini dâim, kelimesini (dâvâsını) yüce, saltanatını da ebedî eylesin”
- Kitâbe:
Kitâbe, in-situ hâlindedir. Antalya Müzesi arşivinde bu kitâbe ile alakalı;”Güneydekikitâbe; Yüzü, 0,30x0,33 m.lik beyaz mermer sütunu ucunda Arapça, girift sülüstür” açıklamalar yer almaktadır.


Necmi Atik Özel Arşivi
و ضاعف قدرته و بسطته و بلغه فى الدارين أمنيته[4]
Türkçe okunuşu: Ve dâ’afekudretehu ve bestatehu ve belegahufi’d-dâreyniümniyyetehu
Türkçe çevirisi: “Kudretini ve gücünü (genişliğini) kat kat eylesin (arttırsın), dünya ve âhirette onu emeline kavuştursun”
Erten ve Tevhid, قدرته (kudretehu) kelimesini قدره (kadrehu) şeklinde, بسطته(bestatehu)kelimesini ise Erten, Tevhid ve Redford-Leiserبطشه (batşehu: darbe, vuruş) şeklinde okumuşlardır. Redford-Leiser, duâ yerine düz cümle tercümesine başlamışlardır.
- Kitâbe:
Kitâbe, in-situ hâlindedir. Üzeri yabânî bitkilerle kaplı olan kitâbeyi, ulaşım zorluklarından dolayı tam temizleme imkânımız olmamıştır. 20, 21, 22 ve 23 sıra nolukitâbeler yedinci burcun doğu tarafındadır.


Necmi Atik Özel Arşivi
و أمضيفى مصالح الاسلام عزماته و كفى بلطفه كافة مهماته[5]
Türkçe okunuşu: Ve emdâ fî mesâlihi’l-İslâmi ‘azemâtihi ve kefâbi-lutfihikâffetemühimmâtihi
Türkçe çevirisi: “İslam’ın maslahatındaki gayretlerini tamamlasın ve lütfu ile onu bütün mühim işlerine kifâyet eylesin”
Erten ve Tevhid, فى (fî) harf-i cerini hiç görmemişler, cümle içindeki kelimeleri parçalayıp birbirine eklemişler, عزماته (‘azemâtehu) kelimesini عن مائه(‘an mâihi), مصالح الاسلام (mesâlihi’l-İslâmi) terkibini مصالح سل الاسلام (mesâlihi sel el-İslâmi) şekliyle anlamsız bir biçimde okumuşlardır. Redford-Leiser, عزماته (‘azemâtehu) çoğul kelimeyi عزمته (‘azmetehu) diye tekil okumuşlar ve kitâbeye yanlış mânâ vermişlerdir. Yılmaz-Tuzcu ise فى (fî) harf-i cerini cümle sıralamasında tehir ederek عزماته (‘azemâtehu) kelimesini takdim etmişler, dua cümlesini hikâyeleştirerek “Lütfu ile İslamın bütün önemli işlerine yetişti” gibi cümleye bir beşer için imkansız olan anlamı yüklemişlerdir.
Yorumlar
Kalan Karakter: