Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın seçimler sonrasında ilk icratı Menderes Türel’in Antalyaspor’un makus tarihini değiştirecek projesini baltalamakla işe başladı. 100.Yıl projesinin iptali için elinden gelen her şeyi yaptı. Yıldıray Sapan ile birlikte bu projenin iptali için elinden ne geliyorsa yaptı. İşte olan Antalyaspor’a ve Antalya’ya oldu. Ellerimizin arasından kayıp giden Avrupa Basketbol Şampiyonası, Şampiyonlar Ligi mücadelesinin Antalya’da sahasızlık nedeniyle gelemeyişi ve her şeyden önemlisi milyon dolarların inşaatı başlatan firmaya tazminat olarak ödenmesine kadar gitti. Akaydın’ın bu şehir için sonrasını düşündüğü yok. Akaydın’ın ağlayıp sızlanmalarına bakmayın. Onun Antalya’yı bir adım öteye nasıl taşırım derdi yok. Antalyalılarla alay eden, dalga geçen, Belediye’de ki günlerini gün edip eğlenerek geçirmeyi belediyecilik zanneden Mustafa Akaydın’a artık dur deme zamanı geldi. Stat projesinde yaptığı yanlışlar yüzünden meclis üyelerine 500’er yüz bin TL toplam da 4.5 milyon TL para cezası geldi. Bunu meclis üyesi ödemeyecek ve belediye kendi kasasından yani bizim vergilerimizden ödeyecek. Akaydın’ın stat yanlışı bitmedi şimdiye kadar 30 milyon TL ödendi firma 277 milyon daha talep ediyor. Allah aşkına Antalya’nın sonunu bu memleket insanı artık görsün. Karanlık… Hep karanlık…
Düşmeye dur bir kere…
Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen’in şirin gözükme anında başına gelenler bugün tüm gazete sayfalarında olduğu gibi bizim de haberimizde göründüğü gibidir. Birileri konuyu abarttığımızı düşünebilir. Ama Konu düşme ve denge de bozukluğu olunca ve fotoğraf da konuşunca bize sadece yazmak düşer. Sen misin meclis de cır cır konuşup Akaydın’a Büyükşehir Ağabeyine laf yetiştiren, sen misin her şeyi biliyor modun da ortaya çıkıp akıl vermeye çalışan aha da düştüğünde direksiyonun başında ki elini bile uzatmadı. Böyle bir fotoğraf benim önüme gelecek, bırak direksiyonu aracı bir kenara bırakır çarpar arkadaşımın yere düşmesini engellemek için hamle yapardım. Ama görüldüğü gibi Koltukta oturan Akaydın Evcilmen’in bu durumunu izlemekle yetindi. Akaydın o kısa anı izlerken Evcilmen’in kendisine yaptığı atıfları ve organizasyonlarına katılmayışını gözünün önünden geçirmiş midir ?