Büyükşehir Belediye CHP’li eski Başkanı Mustafa Akaydın, yine saçmaladı. Yine bildik dil oyunları ve vatandaşı kandırmayı düşündüğü üslup. CHP’nin her seçimde yaptığı gibi sistem ve dil oyunları, mahalle baskısı mevzu rotası aynı.
Mustafa Akaydın Cumhurbaşkanlığı seçimini fırsat bilip beceriksizliğini ve yenilgisini unutturmaya ve bunu bir takım çirkin açıklamalar yapması için fırsat yaratmıştır. Akaydın’ın bu zaten son fırsatıdır.
Akaydın da CHP gibi Cumhurbaşkanlığı seçiminde çıkacak sonuca göre ağlayacak ve gülecek beklentisi içerisinde. Ama sonucu bu kadar erkenden görme büyüklüğünün hezimetini hala görememiş ve algılayamamış olan Akaydın partiye verdiği zarar , yaptığı dengesiz çıkış ve açıklamalar neticesinde, kırılan kapılara ve tepkilere yuhlamalara rağmen parti binasından içeri girip hala açıklama yapabilme fotoğrafı herkesi şaşırtan bir durumdur.
Akaydın ne demiş açıklamasında:
Kendilerine düşen görevin adaylarını desteklemek olduğunu belirten Akaydın, "İhsanoğlu'nu, 'Ben anayasanın savunucusuyum, ben laikim, ben Atatürkçüyüm' demiştir. Kalpten söylediği için desteklemeliyiz" şeklinde açıklamada bulundu. Sanırım Akaydın İhsanoğlu’nun kalbinin içine girdi kalbinde yazanı gördü. Antalyalıları bir kez daha güldürdü Akaydın bu açıklamasıyla.
Hatırlayın Mustafa Akaydın şöyle bir söz etmişti seçimlerde ‘Bediüzzaman Said-i Nursi Risalesi’ Başucu Kitabım. Bu kitabı çok okurum demişti. Allah aşkına tam 5 yıl boyunca belediye başkanlığınız süresince Bediüzzaman Said-i Nursi Hazretlerinden tek bir kelime söz etmezken 30 Mart’a 1 Ay kala nasıl oldu da bu konudaki duygularınızı açıkladınız? Samimi olduğunuza inanmıyorum. Yok samimiyim derseniz ‘Açıp da kalbinizde yazanı göremeyeceğime göre’ Ekmeleddin İhsanoğlu için de söylediğiniz sarf ettiğiniz İhsanoğlu'nu, 'Ben anayasanın savunucusuyum, ben laikim, ben Atatürkçüyüm' demiştir. Kalpten söylediği için desteklemeliyiz” ifadeniz de küllüm yalandır, inandırıcılığı yoktur. Benim merak ettiğim madem Bediüzzaman Said-i Nursi Hazretlerine kendinizi bu kadar yakınında hissediyor ve destekliyorsunuz o zaman şöyle bir soru sormak gerekiyor
Siz Okuyuculardan mısınız ? Yazıcılardan mısınız? Yoksa siz Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde giden ve onun ilkeleriyle CHP’de siyaset yapılacağına inanarak siyaset yapmaya çalışan yöneticimsisiniz?
Bir kere siz ne olduğunuzu kaybetmişsiniz. Siz ne yapacağınızı bilmiyorsunuz? Siz kimin kolunda kimin karşısında duracağınızı da şaşırmış durumdasınız. Bu sizin sözünüzdü hatırlayın
Ölüm döşeğindeki bir hasta için söylenmemesi gereken ama işin maneviyatını düşünmeden söylediğiniz.
-Hasta nasıl olsa ölecek ne yerse yesin” demiştiniz
Bence siz Antalya’da öldünüz. Her konuda çıkmazlarda ve bataklardasınız. Söylenecek bir şey de yok. Ne konuşursanız konuşun. Öldüğünüze göre söyleyeceklerinize de kızmıyoruz… Sadece Gülüyoruz. Güldürüyorsunuz…