İnsan da yüz olur. Ar olur, gurur olur, ayıp duygusu olur. Antalya’yı 5 yıl yalanlarıyla nasıl yönettiği bir kez daha ortaya çıktı Mustafa Akaydın’ın. Menderes Türel’e attığı iftiranın belgeli yalanı ile çamura batan Akaydın’ın siyaset kariyerinin dibe vurduğu gözler önüne serildi. Akaydın’ın desteksiz iftiralar atarak masum insanları nasıl zor durumda bırakmasının ifadesine yorum yapmaya çalışmak akıl sınırlarını aşan bir durumdur.
Mustafa Akaydın’ın desteksiz yalan beyanatlarına artık kimse inanmamakta. CHP’de ki bölünme ve parçalanma da Akaydın yüzünden olmuştur. Sandığa gidecek olan Antalya da ki parti tavan ve tabanı içerde yaşananları çok iyi bilerek kararını ona göre verecektir.
Akaydın’ın yaptığı bu yalan iftira ve çamur atmalarının dibe vuruşunu okurken Çanakkale Savaşında 8 metrelik mesafedeki cephede savaşmış iki ülkenin ordusuna mensup askerleri düşünüyorum. Vatanlarını savunmak için biri binlerce kilometre öteden gelmiş, diğeri vatan topraklarını savunacağım diye saçına kına yakıp yola çıkmış. Savaşın şiddetle devam ettiği günlerde zaman zaman kendi aralarında yaptıkları ateş kes uygulamasıyla birbirlerine ‘Çikolata’ ve Ekmek atan bu askerler Ne Onurlu ve Şahsiyetli insanlarmış.
Bu hikayeyi niye anlattım. Savaşan iki ülke askeri bile birbirlerine saygılı olabiliyorken bir şehrin yönetimine talip olmaya aday güya sosyal demokrat Mustafa Akaydın Ne Kurtuluş Savaşında ki savaş olgunluğunu, ne de başka bir sokak kavgasının adabını uygulayabiliyor. Aslında kendisi nasıl savaş yapacağını bilimiyor. Tam bir DOKTOR ÇILDIRMASI durum. AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Menderes Türel hakkın da İspanya’nın Valencia kentinde villası olduğu yönünde yaygın yazılı basına yaptığı açıklama ise akıl izan durum değildir. Küllüm yalan olan bu ifade daha yatsıya kalmadan söndü.
Antalyalıların ve Sosyal Demokratların 5 yıl daha yalan konuşarak vatandaşları kandıran, yapacağım diyerek yapmayacağı hizmetleri vatandaşı rüyalara sokarak seçim kazanmak isteyen bu şahsiyeti ciddiye almama zamanın geldiğini eni konu bilmesi gerekmektedir.
Mustafa Akaydın kimi yerel gazeteleri arkasına alarak iftira ve yalan beyanatlarına alet ederek o kurumları da kirlettiği gibi kendisinin profesör oluşunun arkasına sığınarak güvenilir insan portresi çizmeye çalışması da patlamıştır. Her zaman söylüyorum yine yineliyorum, “Okumuşluk cehaleti alır, Eşeklik Baki Kalır”….
Akaydın’ın Menderes Türel ile ilgili yalan haber, yayın, beyanatları yanında şimdi de son kozu Türel’e karşı şarkı Türkü bestelettiği iddia ediliyor. Sayın Akaydın bittiniz ve rezil oldunuz. İspanya da Türel’in evi olduğunu söyleyip bu işin yalan olduğu çok erken ortaya çıktı. Artık Antalyalıları kandıramazsınız. Artık FİŞİNİZ ÇEKİLMİŞ, sizi A.Ü de ki doktor arkadaşlarınız bile yaşatamaz. Çünkü yalan konuşuyorsunuz. Sizin gibi okumuş ve bu seviyelere gelmiş bir şahsiyetin böyle ağır ithamlarda bulunarak bir yarışta öne çıkmaya çalışması ayıbın danişkasıdır, ayıbın sınırsızlığıdır. Yazık. Antalya sizi hiç iyi hatırlayamayacak. Maalesef geçen 5 yıl Antalya’nın kara günleridir. Antalya Hizmetin Ustasını yeniden göreve davet ediyor. Yapacak bir şey yok. Ne yerseniz yiyin, ne konuşursanız konuşun. Nasıl olsa tükenmişsiniz son nefesinizde küfür etseniz ne fayda, en iyi yemeği yemek istediğinizi söyleseniz ne fayda. Kalan 2 günde ne kadar karalama yaparsam kardır düşüncesinde olsanız da Antalya Kararını verdi. Bu arada Masal Kahramanı Pinokyo çok yalan konuştuğunda burnunun uzayıp insan içine çıkamayacağını iyi bilirdi. Pinokyo ile yarışa girdiğinizi düşünürsek İPİ GÖĞÜSLEDİĞİNİZİ hatırlatmak isterim. TEBRİKLER….