Barolar Birliği Başkanlığını yürüten Metin Feyzioğlu’nun son günlerde sosyal medya da Yeni Anayasa ve Millet İradesine sunulacak oylamanın rahatsızlığını çeşitli görsel şov ve slogan sözler ile dile getirdiği görülüyor. Çok ilginçtir ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ikinci kez yan yana gelişinde bir önceki yıl açılış yılı programında yaptığı konuşma ve agresifliğini kabul ettiği anlamında bir davranış sergilediği görülmüştü. Vatandaşın anladığı ve benim de anladığım bu oldu. Ülkenin Cumhurbaşkanına hak, hukuk ve demokrasi kavramlarının arkasına sığınılıp söz söylemek, ne örf ananemizde, ne verilen eğitimimizin içerisinde, ne de başka bir öğreti de söz konusu asla olmamıştır. Metin Fevyzioğlu tüm bu değer yargılarını bir kenara bırakıp bulunduğu kurumun da sağını solunu düşünmeden ayağa kalkıştığı ve saldırı yapar gibi tırmaladığı konu tüm zeminlerde tepkiyle karşılandı. Kendisi yine dün olduğu gibi bugün de bildiğini okumaya devam ediyor. Oysa Cumhurbaşkanı ile ikinci kez yan yana geliş durumun da bir şeylerin düzeltme ve kabul etme olgunluğu hissedilmişti. Demek ki aynı düşünce, aynı davranış içinde ve dış davranışlarda aynen devam ettiği görülmüştür.
Barolar Birliğini bir siyasi kuruma dönüştüren Metin Feyzioğlunun son marifeti sosyal medya da 16 yıldır hükümetin tüm katmanlarına, tüm proje ve yatırımlarına, hatta hatta Cumhurbaşkanlığının vatandaş tarafından seçilmesi konusuna kadar her şeye EVET demiş bir milletin karşısında ‘İstemezükçü’ tavrını bir kez daha sergilemiştir. İnandırıcılığı yoktur. Cumhurbaşkanına yaptığı davranış sonrası güven konusu zedelenmiştir. Barolar Birliği gibi değerli bir kurumu siyasete alet etmiş olmak hak ve hukuk arama mevzularında tarafsızlığına sonsuz samimiyetle bakılan birlik Feyzioğlu’nun bu gösterileri, şovları ile bir kez daha yara almaya devam etmektedir. Feyzioğlu gitsin, Ahmet Mehmet gelsin değil söylemek istediğimiz. Ülkemizin güvenirliği konusunda daima ön saflarda yer aldığını düşündüğümüz Barolar Birliğinin böylesi kendi işiyle alakası olmayan bir durumlarda söz hakkını kullanıldığı iddiasını savunarak şovlar içinde bulunması vatandaşlar üzerinde üzüntü, kuşku, güven zedelemesi yarattığını düşünüyorum.
Rahmetli Başbakan, Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Türk Siyasetin de bulunduğu yıllarda yaptıklarını konuşulduğu tartışma programları ve köşe yazarlarının cümlelerinde hiçbir yazarın Özal’ın getirdiği yeniliklerin dışında başka bir söz etmemekte. Özal tüm bunları ‘Alışamadım’ diyenlere inat ülkenin alışması gerektiği tüm hizmet ve projeleri dengeleri ve değerleri koruyarak bir güzel geleceğe miras bıraktı ki. Şimdi Türkiye şahlanışında ayağa kalkıp ekonomide ve tarım da, insan odaklı yatırım ve projelerde koşar adım tüm icraatların da sıçrama yapmış ve yapmaya devam ederken EVET’e karşılık ‘Hayır’ diyenler geçmişe bir bakıp Alışamadıkları yıllardan bugüne nasıl geldiklerini bir incelesinler… O yıllar da Özal’a alışamamışlar, faizlerin yüzde 300’lerde seyrederken sesi soluğu çıkmayanlardı. Bu oyun her 10 yıl da bir oynandığını bilenler adeta hortladı ve onların da kim oldukları bir bir ortaya çıkıyor. Türkiye Bölünmeyecek ! Büyüyecek !