Siyasetin yoğun ve bir o kadarda gündemi belirleyen unsur olduğu Antalya özellikle yerel yönetimlerin değişen kadroları ile birlikte kimi zaman şehri sahiplenme ve kişiselleştirme hastalığına tutulmaktadır. Oysa son 15 yıldır Antalya’nın AK Partili hizmet yılları boyunca hiçbir zaman hiçbir sokağı, hiçbir caddesi, hiçbir şekilde siyasallaştırılmamıştır. Yapılmış ise de önceki dönemin hizmet yürütenlerinin yaptıklarının yanında deve de kulak kalacak seviyede bu yapılmıştır.
AK Parti hiçbir zaman şehrin sokakları ve caddelerinde karşı atak olarak davranmadığı ve bu yöntemle iktidar gücü ile sahiplenmeye de gitmemiştir. AK Parti yerel hizmet makamlarının tek derdi, millete hizmet ve tarihinde görülmemiş yatırımları hayata geçirmek olmuştur. Ne heykelle uğraşılmıştır, ne simge büstler dikerek bu konuda karşı harekat başlatmıştır.
AK Parti öncesi yerel yönetimlerin yöneticileri özellikle Büyükşehir Belediyesi Antalya’nın bir çok alan ve meydanında kişiselleştirilmeye çalışılmış, kendi düşüncesi ve anlayışından olan kim var kim yok herkesin anıtını, büstünü dikerek adeta meydan okuma gibi bir harekete kalkışılmıştır.
Şimdi bu heykel ve büstler seveni, sevmeyeni ile Antalyalıların yürüyüş güzergahında, turladığı alanların hemen ortasında. Antalyalıları kucaklamayan, Antalyalıların tamamının kabul etmediği ve benimsemediği heykel ve büstlerin çalışması neden yapılır anlaşılır gibi değil? AK Parti İktidarı boyunca şimdiye kadar bu tarz çalışmalar ve harekete kalkışmalar yaşanmadığı gün gibi ortadadır. Bir iki parka verilmiş ismin dışında afaki ve göze batan bir durum yoktur. Bugün o heykel ve büstleri dikenler artık şehrin yönetiminden uzak kalmışlardır. Övünecek ve miras bırakacak, üretemediklerini işte bu popülist çalışmalar ile övünç duyan anlayış Antalya’yı siyasallaştırmak isteyen anlayış olmuştur.
Bugün kimi sivil toplum kuruluşları, dernekler ve odalar da zaman zaman Antalya’yı kendi düşünceleri doğrultusunda siyasallaştırmak istemekte ancak buna vatandaşlar ve bu şehrin gerçek sahipleri ve yaşayanları tarafından kabul görmemektedir. Eğer bir ödül verilecekse, bir heykel ya da büst dikilecekse, ya da hizmet etmiş bir şahsiyeti ölümsüzleştirmekse amaç yapılacak tek şey var o da Herkesin Kucakladığı ve kucaklayacağı kimlik olmalıdır. Hiçbir yerel yönetim ve hizmet makamları Antalya’yı böylesine çirkin yatırımlar, popülist heykel ve büst çalışmaları ile siyasallaştırmamalı. 4-5 yıllığına görev yaptığı bölgenin de sahibi olduğunu düşünerek kendi düşünce siyasi anlayışını sokaklara, caddelere yansıtmamalıdır. Buna yerel yönetimlerin meclis üyeleri de dahildir. Gazetecilerin yaptıkları haber çalışmalarından rahatsızlık duyan anlayış bu şehrin sahibi hiçbir zaman olamaz,. Bizim tek düşündüğümüz Antalya’dır, Antalya’nın modern ve çağdaş bir kent olması yolunda emin adımlarla yürümesine katkı vermeyi sürdürmektir.
Öte yandan bir çok STK ile ilgili yazdığımız ve ilk başlarda umut verip sonradan zehir zemberek bir duruşa geçmiş olanları ise anlamak oldukça zor. Özellikle ATSO başkanı Davut Çetin’in göreve gelişinde ki olumlu ve objektif yaklaşımı açıklamaları her geçen gün kendini CHP Milletvekili Çetin Osman Budak gölgesinde hareket etmeyi sürdürmesi bugün Oda’nın siyasallaşma sürecinin de net fotoğrafı olmuştur. Oysa önceki yorumlarımızda ATSO’nun Önü Açık diye duyguları dile getirmiştik. Maalesef bu yorum üzerinden çok geçmeden ATSO da maskelerin erkenden yere düşmesi gerçekleri görmemize neden olmuştur.
ATSO Ödül töreninde şimdiki başkan Davut Çetin’in, eski başkan Çetin Osman Budak’a ATSO başkanlığı döneminde yürüttüğü eski binanın kültür sanat’a hizmet vermesine katkı koyması adına plaket takdim etmek istenmesinin zamanlaması manidardır. Çetin Osman Budak Sürekli Antalya da bulunan bir siyasetçi. Bu ödül töreni harici Oda ya çağrılır bir meclis toplantısında bu plaket verilebilirdi. Amaç demek ki başkaymış. ATSO ödül törenin de Çetin Osman Budak’ın Şov yapmasına zemin hazırlandığı açıkça ortadadır. Bu arada Antalya’ya yatırım üstüne yatırım yapan şehrin mimarı, hizmetin ustası kimliklerin yaptığı onlarca kültür sanat yatırımı ve binalara, yatırımlara karşılık tüm bunları atlayıp, görmezden gelerek, girişi 15 TL olarak belirlenmiş bir binayı yaptığını övünçle söz eden ATSO yönetimi bu ödül töreniyle şehre karşı olan objektifliğini de kaybetmeye başladığının böylelikle adımını atmıştır. Bu yüzdendir ki Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve ödül törenine davet edilen Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel haklı olarak mazeretlerini bildirerek katılmamışlardır.