Hatırlayın DYP'nin DP mi olsun DYP mi kalsın, kapatılsın mı? Baba ne diyor? Onun dediği önemli? Noktasında Başbakanlık yapmış Cumhurbaşkanlığı ile ülkenin Cumhur'u olmuş Süleyman Demirel yaşama gözlerini kapadığı ana kadar tüm bu gelişmelerin içinde yer aldı. Yaşanan değişimlere, farklılaşan düşünceleri yakından izledi. DYP'nin daha sonra DP adını alan parti'nin esas sahipleri, onun babasının ismi ve adıyla özdeşleşen Aydın Menderes DYP'de önce milletvekilliği ardından da genel başkanı olmuş ve daha sonra da 2006 yılından sonra tamamen partiden ayrıldı.
Rahmetli Cumhurbaşkanı ve bir dönem partinin 50 yılına damgasını vurmuş olan Süleyman Demirel bu terk edişe feveranlık göstermemiş, hiç bir yorum yapmamış, Aydın Menderes'in verdiği kararını saygıyla karşılamıştı. MHP'nin efsane genel Başkanı Alparslan Türkeş'in oğlu Tuğrul Türkeş de ülkenin bugünkü konumuna bakarak sağ duyu gösterip derdinin Baba mirası yeme olmadığını göstererek AK Parti'nin geçici hükümet bakanlık çağrısına sıcak bakarak kabul etti.
Eğer ki bu iki isim dertleri baba mirası yemek olsaydı ölene kadar babalarının isimleriyle
özdeşleşmiş partilerde kalır, kuşaktan kuşağa bu varoluşu sürürdü. Ancak ülke konjoktüründe hangi adım atılması gerekiyorsa işte babalarının oğulları ve rahmetli babalarının elinden tutarak siyaset masaları ve sohbetlerinin yakın tanığı olmuş isimler ülkenin bekaası ve huzuru için ne yapılması gerekiyorsa onu yapmış ve doğru adımları atmışlardır. Bugün Tuğrul Türkeş'i def'e koyup söylemediğini bırakmayanlar Tuğrul Türkeş den kat kat küçük ve bilmedikleri çok şeyin ve içi boş söylemlerin muhatapları durumuna düşmüşlerdir.
Aydın Menderes nasıl ki derdinin miras yemek olmadığını gösterip Babasının partisinden ayrılmısa, Tuğrul Türkeş'in de derdinin miras yemek olmadığı AK Parti ile geçici hükümetin bakanlık kadrosunda yer almayı kabul etmiştir.
Miras yiyenler hala daha partilerin MYK larında, MKYK'da, milletvekilliğinde, il başkanlığında, partinin kapısında inatla beklemeyi sürdürenlerdir. Neden değişmez yıllardır bu görevleri yapanlar? Neden koltukları bırakmak istemezler ? Neden hep siyasetin dandik ve ayak oyunlarını kendilerine figür olarak almayı sürdürmek istemektedirler?
Parti değiştiren, partisinin izlediği politikayı beğenmeyerek değişim yapan onlarca siyasetçi
var. Hain mi oluyor şimdi tüm bu değişimi yapmış olanlar? Tuğrul Türkeş'e ne MHP yi anlatmaya kalkın, ne de Ülkücülüğü. Babasının kurduğu bir partinin içinde kimin ne olup olmadığını çok iyi bilen bir isim. Türkiye de ki tüm teşkilatı yakından bilen bir siyasetçi. O yüzden bugün Tuğrul Türkeş'e lam cim yapanlar popülist söylemler ve çıkışlar ile kendilerince sağ duyu göstermek ve en iyisi biziz ayağı yapmaktadırlar. İşte ülkesini, memleketini ve ülkü yü düşünen bir sağ duyu Türkiye'nin bu zor durumunda attığı kararlı adım, aynı duygu ve düşünce de olanların da önünü açacaktır. AK Parti de kapılar zaten sonuna kadar açık.