Büyükşehir Belediyesi hizmet çalış programına Antalya Milletvekili ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da katıldı. Sıradan ve bizler gibi lüks koltuklarda kilometrelerce mesafeyi aynı koltukta oturarak ziyaretler gerçekleştirdi. Aynı otobüste ve aynı şartlarda. Bu durumu ancak geldiği yeri unutmayan bir anlayışın tezahürü ile mümkündür. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun bu durumdan rahatsızlık duymadan yol alışı ve aramızda bulunuşu da bundandır. Antalyalılar ve her gün görüp dokunduğumuz ve her fırsatta bir telefonla sesini duyabildiğimiz için bize ne ütopya gelmekte ne de uzağımızda bir insan olarak görmekteyiz. İster Bizim Mevlüt deyin, İster Bakanımız, ister Antalyamızın gururu.
Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Bakan olarak ülkeye hizmet verdiği nokta da ki duruşu ve seviyesini daima koruyarak Dünya’’nın neresinde olursa olsun bu görüntüsünü daima tescilleyen memleket insanımızın kıymeti ve değeri çok daha iyi anlaşılmalıdır.
Antalya bu gibi konularda şanslı olduğunu kabul etmeli. Ükenin yönetiminde görev alan kadroların içerisinde bulunuyor olmak öyle kolay elde edilebilecek fırsatlar değildir.
Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in Belediye Başkanlığı görevi öncesinde Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı olması da küçümsenecek ve göz ardı edilecek görevler değildir. Ve bir Belediye Başkanının Davos gibi önemli bir zirve ye davet edilmesi de küçümsenecek bir durum değildir. Antalya da bu durumların normal oluşu siyaset adamlarının doğru ve dürüst kimliklerinden kaynaklandığı gibi yürüdükleri siyasi kulvarda ki duruşlarıyla da alakalıdır. Antalya son 10 yılda Genel Başkan Yardımcısından Bakanlık görevlerinde bulunan siyasetçileriyle her zaman büyük fırsatlar yakalamıştır. Sonucunda hizmet alınmıştır, hizmetler ve yatırımların şiddeti artmıştır.
Yolculuk boyunca her iki siyasetçinin ve yöneticinin aralarında ki diyalog, paylaşım ve samimiyetin boyutuna şöyle bir soru yöneltildi
-Sizler arasında sorun olduğu söylenip duruldu. Var mı böyle bir şey?
Her iki siyaset adamı da bu soru üzerine yüzlerinde ki tebessüm bunları düşünen ve böyle olduğuna vatandaşlara ve kamuoyuna aktarmak isteyenlere bir mesaj oldu. Her iki siyaset ve şehrin yönetiminde ki usta isimler birbirleriyle ne kadar dayanışma ve dirsek teması içerisinde olduklarını o anda ifade ettiler. Her iki kimlik de Antalya’ya en iyi hizmeti verecek olanın en iyi yerlerde olması mütevaziliğini ortaya koydular. Kedinin uzanamadığı ciğere mundar demesi ve meyve veren ağacın taşlanması vecizi ne son noktayı koyan Dişişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel bu konuda ki son mesajı da vermiş oldu.
Elmalının Yuva mahallesinde konuşan ve vatandaşın karşısına çıkıp ardından ABD Başkanı ya da Nato toplantısında Türkiye’yi temsil ederek konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu arasında hiçbir fark yoktu. Devlet adamlığını Dünya’nın en uzak bölgesinde Türkiye yi temsil eden bir Antalya’lı, Antalya’yı Avrupa’nın önemli masalarında temsil eden ve kafile başkanı olarak bir çok davetlerde yer alan bir Büyükşehir Belediye Başkanı… Bu senkron Antalya’ya çok şey kazandırdı kazandırmaya devam ediyor. Bakan dediğin de, belediye başkanı dediğin de, İşte Bizim Mevlüt, Bizim Menderes… Bu şansı ve fırsatı Türkiye’nin diğer illeri gıptayla izliyor, imrenerek izliyor. Kıskananlar çatlasın, marazlık bekleyenler de avucunu yalasın.