Eskidi, çürüdü, yıkıldı yıkılacak. YAKIN… Ya da yıkılsın gitsin ! Veyahut –Yapılacak bir şey yok olacağı bu” KADERCİLİĞİ artık Antalya’nın ve Antalya da yaşayanların kabulleneceği bir durum değildir.
Bir tarih, geçmişimizin en güzel hatırasının gözümüzün önünde erimesine izin verilmediği bir noktaya gelinmiştir. Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in 2004 yılında bu bölge ile ilgili kararlılığı ve projeyi hazırlanmasında ki çabası hizmetin başlamasına ömrü yetmemişti. Ama Antalyalılar artık şunu çok iyi biliyorki Menderes Türel varsa kendilerini düşünen ve ertelenmiş, ilgilenilmemiş ne varsa hepsinin yanında. Balbey’de işte böyle
-YIKILSIN, bitsin gitsin” bakış açısı noktasında bir bölgemiz olarak bugüne kadar kalmış. Her ne kadar da SİT alanı ilan edilmişse de bir baba yiğit, bir iş bilen değer bu alanı kurtarma ve yeniden buranın gerçek sahiplerine teslim edebilme çabası içerisinde bulunamamış. Gerek yerel yönetim bütçesinin yetersizliği, gerek siyasetin ağır işleyişi, gerekse güç ve desteğin nereden nasıl sağlanacağı rotasına elin uzatılmayışı bugünlere getirmiş bu bölgenin son halini.
Yurt dışına çıktığımız da özellikle Almanya’nın bir çok şehrinde korunmuş eski yapılar, dik çatılı ahşap dağ evleri şehrin göbeğinde dimdik ayakta duruyor. Modernleşme deliliği, yıkıp yerine beton dikme hastalığı bizim ülkemize has duygular olmuş.
Elin ülkesinde ki bu yapılara hayranlıkla bakarken burnumuzun dibindekileri koruma altına alınmasından uzak durulmuş, özellikle taş evler bir bir yok edilip yerine asansörlü binalar dikilerek bununda marifet olduğu savunulmuş.
Oysa eski, yarına kalan en büyük güç ve kuvvetimizdir. Geçmişimiz ve eskiyi unutturmuş her bir anlayış ve bakış bugün söylendiğimiz dilimizde dönüp dolaşan öfke olmuştur.
Taş evlerin yıkılması nedemek ? Düğmeli evleri sadece İbradı da bulabiliyor olmak ne demek ? Balbey Mahallesinde o mistik ve otantik yapıların yok olmasını yıllardır seyrediyor olmuş olmak ne demek ?
İşte tüm bunların hepsine bir memleketli bakışı ve anlayışı dur diyerek çalışma başlatmıştır. Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in büyük projelerinden SİT alanı ilan edilmiş olan Balbey’i yeniden ayağa kaldıracak proje için ilk adım atıldı. Bundan sonra Balbey’in kaderini ora da yıllardır oturan ve yurt edinmiş vatandaşlarımız belirleyecektir. Yeter ki çalışmanın özelliği ve büyüklüğü idrak edilsin.
Kaleiçi bugünlerde canlandırılmaya Dünya ya yeniden NAM salma çabası içerisinde. Balbey eski günlerine kavuşmak için ayağa kalkmaya hazırlanıyor. İşte Antalya’nın bu otantik iki bölgesi uykudan uyandırılıyor ve ülkemizin değişik bölgelerinde ki benzer yerlerin atağa geçip tanıtımını yaparak bir adım öne geçtiği durumları yeniden lehimize çevirmenin heyecanı yaşanıyor. Ne güzel ne güzel