Okumayı sevmeyen bir millet ya da okumayı pek önemsemeyen ülke insanları olarak işin hızlı ve kolay yolunu tercih edip kestirmeden Romanın tamamını okuma yerine son sayfasını okuyup finale gitmeyi çok severiz. Buna karşılık çok heves edip de bir türlü kitapları elimize alamadığımızı da biliyoruz. Ne zaman ki sosyal medya dünyamıza girdi o müthiş kitapların yazarları tarafından kaleme alınmış romanlar, öyküler, şiirler ve Veciz sözleri adeta hayatımızın rotasını çizen satırlar olmuştur.
Bilgisayar ile yoğun bir mesai geçiren ve işi sosyal medya da olan herkes okumayı ertelediği günlerin, haftaların, yılların adeta acısını çıkartıyor. Bilgileniyor, bilgi sahibi oluyor ve toplum da bu öğrendikleri ile söz sahibi oluyor.
Benim de gözüme çarpan ve oldukça gündemimizin ve son yılların adeta cevabını veren bir vecizi de sizinle paylaşmak istedim. BALAZAC’ı bilmeyenlere, kitaplarını ve sözlerini okumamış, görmemiş olanlara onun o müthiş dünyasında insanlığa sunduğu küçük bir deyişi paylaşmak istiyorum
Şöyle Demiş Balzac
-İNSANLARA ONLARI SİZE NANKÖRLÜK YAPMAYA MECBUR BIRAKACAK KADAR BÜYÜK İYİLİKTE BULUNMAYIN…
Dünde kalana, bugüne ve yarına dair yaşanan tüm hüzün ve güleç günlerden elde edilen bu söz edinilen tecrübenin tam da karşılığıdır. İyilik Yapıp da Denize Atanın’ artık masum bur söz ve davranış olduğunu düşündüğümüz eski yılın sonuna, yeni yılın başına geldiğimiz bu günlerde İnsanlara hizmet vermenin, iyilik yapmanın, babalık, ağabeylik yapmanın duruş ve abide insan olmanın karşılığı maalesef beklendiği gibi olmamaktadır. İşte Balzac’ın dediği gibi yüz yılımız da büyüyen, gelişen, modernize olup adına çağdaşlık dediğimiz tüm TEKNOLOJİ durumu içimizde ki o büyük heyecanı, insanlığı, duruşu da öldüren gelişme olmuştur. İnsanlara iyilikte bulunmanın insanın kendi iç dünyasında ki nefs ve huzur deyişin işte özlü sözün verdiği mesaj da olduğu gibi bir yerde durup bir kez daha bunları yapıp yapmama konusunda düşündürmektedir. İçimizde ki o güzelliği ve insanlığı öldüren nankörler yüzünden kendini korumaya alan bedenimiz, beynimiz ve yapmak istediklerimiz artık sadece kendisiyle arkadaş, kendiyle konuşan, kendiyle paylaşan bir dünya insanı yapmıştır.
Son olarak, “Değmiyor bazen uğruna yorulduklarımız”…