Yaşam şartları ve dengelerinde değişiklik harcama model ve tasarrufları da rol değiştirdi. Cebimizde para taşımamaya, kredi kartları ile harcama yapmaya, dünya normlarında ki uygulamaların aynısını bir tüketici olarak ülkemiz de yerine getirilmekte. Her ne kadar da “Kredi Kartı çıktı mertlik bozuldu” mevzuları yapılsa da Silahın savaşta kullanılmasının gerekli olup olmadığının tartışılmasına benzer bu durum.
Yani paramatik kartlar, para taşımak istemeyenlerin harcama şeklini değiştiren unsur olurken öte yandan kredi kartı kullanımı ve kredi kullanımında ki rota zaman zaman bunu cebinde taşıyanlar için inişli çıkışlı zig zaglar çizebiliyor.
Yani ödemeler de gecikme, ödemeleri yapamama, icra durumlarıyla karşılaşma kredi kart kullanımı teknolojisinde istenilmeyen durumların başında geliyor.
-Borç yiğidin kamçısıdır” mevzusu mertliğin bu alış veriş mevzularının yerine tam olarak getirilmeyişi yüzünden bozulduğu görülmektedir.
-Borcumuz borç.
-Elbette ödeyeceğiz. Ödeyeceğiz elbette.
Borcuna, sorumluluklarına sadık Anadolu insanı ödemeyi yapacağı borcunu ödeyeceğini söylediği gün geldiğinde bunu yapar. Ancak ekonomide ki dalgalanmalar, inişli çıkışlı para giriş çıkışları, gelecek parada ki beklentiler borcun da zamanında ödenememesine etki eden durum olabiliyor. Fındıkta ki hasat beklentinin aşağısında olması, Nar hasatı, tütünde ki rekoltenin düşüklüğü bu süreçten beklentileri aşağı ve yukarı çeken ve karşılaşılması muhtemel durumlardır.
Şunu diyebilir banka
-Kardeşim ayağını yorganına göre uzatsaydın !... Bu çok doğru bir yaklaşım. İyi ve dikkatli kullanımda hem kredi kartı hem de düşük faizlerde önerilen ve kullanılan bireysel krediler yaşam kalitesini yükselten el uzatmaları olmaktadır.
Ancak gün geliyor ki ödemelerde bir aksama, hatta hiç ödeyememe durumları ile karşılaşılabiliyor. Bu durum da Bankalar ödemeyi yapamayan mudi için faizi farklı ve yüksek önerilerde bulunarak diğer borçların kapatılması talebinde bulunuyor. Bu öneri borcu olan ve hatta tıkanmış ama bir zaman sonra ödemeye kaldığı yerden devam edebilecek icraya düşmüş olan mudi için de pek de hayırlı bir öneri olmamakta çoğu zaman.
Banka parasını kurtarabilmek için batmış, hayatın dibine vurmuş, sorumluluk sahibi ve o ana kadar hiçbir aksama yaşamadan borcunu ödemekten geri kalmamış mudi’yi taciz telefonlarıyla ödeme yapması için günün her saatinde aramakta ve bu taciz sürekli banka tarafından mütemadiyen mudi ye yapıldığını görmekteyiz.
Borcunu bilen, ödemek isteyip de ödeyemeyen ve ödemek için çırpınan mudi banka tarafından zırt pırt dakika başı gelen taciz arayışları karşısında yapacak bir şeyi kalmayınca ya canına kast ediyor, ya da intihar teşebbüsünde bulunuyor.
Bankaların taciz telefonlarını mudi’ye açmadan önce bu durumu başka hangi yollarla çözebileceğini eni konu planlamalıdır. Aksi takdirde ödeme yapamayan mudi yi günde 40 kere arasa ne fayda. Bankaların taciz telefonları devam ettikçe borcu olan mudilerin az önce sözünü ettiğim istenilmeyen durumlarla karşılaşabilme ihtimali de yükseliyor. Bankaya borcu olan ve bu yüzden canına kastedenlerin çoğunun inanıyorum ki kimi bankaların yaptığı bu taciz telefonları neden olduğu ağırlık kazanıyor.