Antalya da bizleri bir çatı altında toparlayan Gazeteciler Cemiyeti başta olmak üzere gazeteci ağabeylerimizin önderliğinde, genç gazeteci arkadaşlarımızın heyecanın da coşkuyla devam etmektedir. Yıllarca futbolun her kademesinde görev yaptım. Teknik Direktör Diplomasına sahip bir gazeteci olarak aktif futbol oynadığım yıllarda antrenman sonrası duş almak için ağabeylerimizden önce girilmeyeceğini bilenlerden olduk. Bugün gazeteciliğin etik ve denge değerleri noktasında nasıl davranılması gerektiğini de aynı duygularla hissettiğimize inanıyorum. Nerede oturulup kalkılanacağı, nerede ne konuşulup konuşulmayacağını, nere de ne sorup kimden önce ve sonra hareket edeceğimizi de gayet iyi bilmekteyiz.
Gazetecilik bir yaşam biçimimizdir. Ne terörle, ne alangirli işlere, ne de evimize götürdüğümüz ekmeğin tadına ekşilik verecek bir tezahürde asla bulunamayız, olamayız. Dün olduğu gibi bugün de neler hissettiğimizi ve yazamayan köşelere duygularını aktaramayan meslektaşlarımın da duygularına mazhar olmaya gayret gösteriyoruz.
Gazetelciliği bir yaşam biçimi olarak algılayan her düşünceyi yürekten kucaklarken, Antalya’nın Gazetecilik sektörün de Türkiye’nin en güçlü bölge olduğunu sözlerimize eklemek istiyorum. İhanete, şantaja, tetikçiliğe paye vermemiş olan Antalya Basın sektörü bu anlayışını sağ duyu ile yarınlara ve gelecek kuşaklara büyük bir gayret ve özveriyle aktarmaya devam edeceği inancındayım. Silahını iyi kullanan, kendine çevirmeden yediği kaba tükürmeden, ihanete ortak olmadan işini sürdüren tüm meslektaşlarımızıİleri Gazetesi ailesi olarak bir kez daha yürekten kucaklıyoruz.
Son günlerde gazetemizin manşetlerinde, köşe yazılarımızın başlıklarında, gazetemizin çok değerli emekçisi Umut Özen’in haberleri Antalya’da ses getiriyor. Büfeci Selim Ekiz’in yaşadıklarını ve başına gelenleri tek tek kamuoyu ile paylaştı. Haberin içeriğini saptırmadan aynen yazdı. Yani kamuoyunu bilgilendirdi.
Bu haber ve haberin Bekraund’unu çok iyi takip ettik. Sevgili Umut Mutfağımıza pazardan yemek için getirdiklerini tenceremizde kaynattık, tecrübeli sayfa editörümüz Ali Çalışkan yemeğin tuzunu, yağını iyi ayarlayarak okurlarımızın keyifle okuyacağı bir dizayn servisi yaptı. Başarı ekip işidir. ‘Ben’ diyenleri hiç sevmedim oldum olası. Böyle bir haber gelişiminde biliriz ki çoğu gazete ofislerinde ‘Ben’cilik ortaya çıkmaktadır. Her zaman ‘Biz’ duygusunu feyz edindim. Böylesine güzel bir hazırlık, sonrası mutfaktan mis gibi güzel kokular yayılması hepimizi mutlu etti. Hep birlikte oturduk yemeğin başına. Bir güzel kaşıkladık.
İleri Gazetesi’nde hiçbir zaman ben duygusu olmadı zaten. Biz yaptık, biz başardık. Yaptığımız habercilik yaygın medya çalışan arkadaşlarımıza hazır halde altın tepsi de haber sunulmuştur. Final de güzel oldu. İşte yerel gazetecilik de olmak böyle fedakâr bir çalışmanın eseridir. İleri de sadece etik GAZETECİLİK yapılmaktadır. İleri Gazetesi Antalya’da örnek ve vakur duruşunu göstermeyi sürdürmektedir. Ve hep öyle olacaktır. Yarın gazeteciliğin etik dengeleri doğrultusunda örnekler sunmaya devam edeceğiz. Ne güzel ne güzel…