Büyükşehir Belediyesi’nin son 2.5 yıl da Antalya da gerçekleştirdiği proje ve yatırımlar ilçe yerel yönetim masalarının da kıpırdamasını sağladı. Son yıllarda adeta çekiç sesi duyulmayan kimi ilçelerde Büyükşehir’in hizmet ayak sesinden etkilenerek yıllardır el ense yapmasının ardından kıpırdanmaya başladılar. Neredeyse Büyükşehir Belediyesi ilçe belediyelerin kapısının önünü süpürecek duruma geldi. İşte bundan biraz olsun hayıflanan kimi ilçe yerel yönetimler biraz olsun kendini toparlayarak vatandaşların ve o ilçe de yaşayanların istek ve taleplerini yerine getirmeye başladı.
Yıllardır bekletilen ve 5-6 ay içerisinde yapılan ve tamamlanan binalar ne hikmetse 5-6 yıl da tamamlanıyordu. Ne zaman ki Büyükşehir Belediyesi alt geçitler, köprüler, yollar ve diğer tüm yatırım ve hizmetlerde başlangıç anında kronometreye basıp başlangıç ve bitiş tarihini söylemeye başladı, işte o zaman yerel yönetimlerde bu 5-6 yıl da yapılan hizmetler nasıl olduysa 5-6 ay da tamamlanır oldu. Şaşırmamak elde değil. Bu sürat neden önceki yıllarda yoktu ? Gelir iyi kötü yine bugünkü miktarlara yakındı. Ya yerel yönetim başkanlarının vizyonu dar kalıplar içerisine sıkıştırılmış, ya başkanların böylesi hizmetleri yapmak için cesareti yoktu. Şimdi tüm bu hizmetlerin başlanıp ve tamamlanmasının cesaretini Büyükşehir Belediyesi veriyor. Büyükşehir Belediyesi’nin cesaretli ve kararlı hizmet adımları ilçelerde de kıpırdanmalara, çeşitli vizyon projelerin gerçekleştirilmesine neden oluyor.
Hangi ilçeye gitseniz, hangi yoldan ve sokaktan geçseniz mutlaka bir çalışma ile karşılaşabiliyorsunuz. Keşke yıllar öncesinden bu çalışmalar yapılsaydı, keşke bu vizyon ve misyon konusu yıllar önce çok iyi idrak edilmiş olsaydı. Çok şükür yine de hizmetin çekiç sesi son yıllarda hiç kesilmedi. Evet ayağımız çamur oluyor, çukurlardan atlayarak geçiyoruz, bozulan yolları görüyor ve dikkatli yol alıyoruz. Asla sorun etmeyişimizin nedeni de işin sonun da güzelliklerin kucaklanacağı olmasındandır. İyiki büyükşehir belediyesinde bu çalışmaları ve yatırımları görüyoruz. Yoksa herkes 30 yıl önceki yerel yönetim anlayışını sürdürmeye çalışacaktı. Ne güzel ne güzel.