Sosyal demokratların ve sol siyasi düşünceye sahip olanların Başbakan'ın ifade etmeye çalıştığı konuyu saptırıp üzerlerine yapışması için büyük uğraşlar verdiği 'Çapulcular' ve sonrasında meclis oluşturup kendilerine Antalya da 'Çapulcular Halk Meclisi' adını verdiği bir grup, sahil de ki gelişmeye dikkat çekmek için basın açıklaması yaptı. Benim dilim varmıyor. Ama kendileri illede öyle denilmesini istiyorlarsa yapılacak bir şey yok. Günlük konuşma dilimize takılan sözcük olan, "Üç Beş Çapulcu" Başbakan'ın o gün kü çıkışı sonrasında işi abartma noktasına giderek nerdeyse isim ve soyadlarının başına-sonuna kullanmaya başlanıldı.
Çapulcu halk meclisi sözcüsü tarafından yapılan açıklamaya bende dikkat çekmek istedim. Çapulcuların sözcüsü "Sahiller halkındır. Biz, başta Konyaltı sahili başta olmak üzere tüm sahillerin, emekçilere, yoksullara, öğrencilere, kadınlara, çocuklara kısacası halka kamusal hizmet vermekle yükümlü olan belediyenin kendi kadrolu çalışanıyla, ucuz, nitelikli, temiz, herkesin eşit şekilde yaralanabileceği biz hizmet vermesini istiyoruz" dedi
Çapulcularla aynı şeyi düşündüğümüzü sanıyorum. Evet sahiller Konyaaltılı vatandaşlarındır yoksullara, öğrencilere, kadınlara, çocuklara kısacası halka kamusal hizmet sağlayacak anlayışta olmalıdır. Çapulcu Halk Meclisi 10 yıldır öğrenciye, kadınlara, yoksullara o brandalı yapılar içinde, sahil de nasıl hizmet verildiğini unuttu mu acaba? Bu şartlarda hizmet veren o brandalı ve derme çatma yerlerde işletmecilik yapılırken neden Çapulcular ortaya çıkmamıştı ilginçtir.
Konyaaltı Sahilinde işletmeciler, yoksulun, öğrencinin, oturup da bir çay içecek parası dahi olmayan gençlerin ve kadınlara hangi 'Çapulcu Halk Meclisi'nin sözünü ettiği anlayışta hizmet verdi çalıştı?
Paran varsa brandalarla çevrilmiş kafeler ve gayri resmi büyütülmüş dükkanlar önüne atılmış sandalyelerde denize nazır keyif yapılabildi. Çapulcuların yaptığı açıklamada ki gibi kadınlara, yoksullara, çocuklara ve ihtiyaç sahiplerine fayda getirecek tarzda hizmet verilmesi gerekiyor. Ancak Büfeler tam 10 yıldır oradaydı ve o iş yerleri 300 metre’ye devasa camekanlı seralara dönüştürüldüğünde neredeydiler? Paran varsa yedin içtin yoksa bakıp geçtin. İşte bunu yapan da önceki sözleşmenin muhataplarıdır. Konyaaltı sahili öncekinden çok daha iyi ve güzel olmalı ve adam gibi yönetilmeli. Ama önceki imzacılar ve muhataplar geçmişten ders alarak yeni projeyi öyle harekete geçirmelidir ki “Çapulcu açıklamalarının altında ezilmesinler...”