İlkokul, orta okul, lise, üniversite, Hayat Okulu, Ergin Yaş okulu, Yaşlılık Okulu… Hepsinde tümünde Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk an ve an yaşandı. Cumhuriyetin kuruluşu, ülkenin düşman işgalinden kurtuluşu, 1919 Samsun, Amasya Tamimi ile başlayıp Erzurum Kongresine değin devam eden ve elbette ki Çanakkale ve elbetteki Sakarya, İnönü ve Dumlupınar. Ve elbette ki 30 Ağustos Zaferimizle taçlandırdığımız İzmir de son bulan kurtuluş mücadelemiz.
Bir çırpıda hatarlayıp sıralayabildiklerimiz sadece bunlar. Ya yazmadıklarımız, ya devrimler, ya eğitim, ilk harfler, kılık kıyafet kanunu, dil devrimi… Aklınıza ne gelirse işte hepsi sözünü ettiğimiz bu okullarda ve yaşamımız el verdikçe, sağlığımız yerinde oldukça hiç unutmayacağımız ve ilelebet bizimle yaşayacak duygular. Tüm bunlar nasıl unutulur, kim unutturabilir, kim buna cesaret edebilir ? Birileri değişen dünya normlarına gözümüzü kapatıp Atatürk ilke ve ınkılaplarını unuttuğumuzun algısını yaratmaya çalışıyor. Bir takım sabit fikirliler bu öğrendiğimiz tarihimizin sadece kendilerine ait olduğunu ve sadece kendilerinin iyi bildiklerini düşünüyor. Oysa bugün yedisinden yetmişine herkes çok iyi bilmektedir ki Büyük Önder Kurtarıcımız Atatürk’ün ilke ve ınkılapları hafızamızın en derinlerinde kazınmıştır. Orada yaşadıkça kalacak ve öğretilen, bilgilendirilen, anlatılan ve elbette ki okuduklarımızla dünya döndükçe bu değerimizi, yüce ulu Atatürk’ü yaşatmak en temel görevimiz olacaktır. Birileri kendine sahiplenmeye çalışsa da Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk Tüm ülkenin ve milletin Ata’sıdır… Ötesini fazla konuşmaya, kendine göre yontup yorumlar yapmaya gerek yok. Her şey ortada. Atatürk Dünya Lideridir ve onun hedeflerine bugün ulaşılmasında büyük bir kararlılık gösterilmektedir. Büyük Önder Dün de vardı bugün var yarın da var olmaya devam edecektir…