Bugün maalesef örümcek kafalı zihniyet bu söylem ve heyezan ile yaşıyor. Siyasetin bir hizmet aracı olduğunu unutanlar hesaplaşma, kavga, hır gür planları içinde. Oysa siyaset bugün ülkenin yönetiminden, olmayan yolundan, akmayan suyundan, barajından, enerjisinden ve hasta yatağında yatanına kadar her konuyu çağdaş ülkeler seviyesine çıkartabilme yarışıdır. Bu yarışı ‘Senin bayrağın, benim flamam, onun logosu, ötekisinin çerçevesi’ dı dı dı… Siyasetin çirkin yüzünden beslenmeye çalışanlar ve beslenenler bir zaman sonra karşılaştıkları tavır ve duruş ile açlık çekmeye başlar. Açlıklarını yenebilmek için ısrarla siyasetin karanlık ve iğrenç yüzü ile karınlarını doyurmak isterler. Ancak bir zaman sonra ölürler. Çünkü beslenecekleri, destek alacakları kanını emecekleri, kandıracakları kesim ve zümre kalmamıştır. Karanlıkta kalan kendileri olur ve karanlıkta ölüp giderler.
Bugün ise siyasetin çirkin ve bir o kadar aşağılık davranışlarını sergileyen kimi zihniyetler Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün değerlerine, düşüncelerine, bizlere miras bıraktığı tüm katmanlara zarar verdiğine tanıklık ediyoruz. Defalarca yazdım, yine dile getiriyorum. Mustafa Kemal Atatürk Türk Milletinin Ata’sıdır ve kurtarıcısıdır. Büyük Önder hiçbir zaman
-Ben öldüğüm de benim misyonumu sürdürecek bir dernek, bir parti, bir zümre ŞU’dur diye işaret etmemiştir. Ana Muhalefet Partisinin kuruluşunun temellerini atan Büyük Önder oysa ülkemizin siyaset ile tanışması gerektiği ve çok partili siyaset ile ülke yönetimlerinin gerçekleşmesi gerektiği için bu adımı atmıştır. Büyük Önder’in ne partisi olmuştur, ne de milletin üzerinde gösterecek bir bayrak ve flama. Tek bir bayrak vardır o da Ayyıldızlı bayrağımızdır. Bayrağımızın altında 100 yıla yakın bu duygu ve düşünceyi taşımış Türk Milleti düşüncelerde ve yönetim şekillerinde kendisine uygun olmayan partileri tercih etmemiş en uygun olanı ile siyasetin rotasında anlatılanları dinlemiş ve değerlendirmiştir. Şimdi bu düşüncelere sahip olmuş sektörün hangi kolunda olursa olsun o tarafta olduğu, o tarafın düşüncelerine değer verdiği için Atatürk’ü sevmeyen vatandaş sınıfından mı sayılacak ?
Böylesine iğrenç ve çirkin yakıştırmayı yapan zihniyet önce 15 Temmuz gecesine bir bakmalı. 15 Temmuz’da ortaya çıkan bu duruş Bayrağa, Atatürk’ün mirasına ve emanetine sahip çıkılmış olmanın ta kendisidir. O gece her düşünceden vatandaş ve her değişik görüşten milletimiz insanı vardı. Önce vatan, sonra da ülkemize dair ne kadar değerimiz varsa onu önüne katarak bugünlerde huzur içinde yaşamamıza ivme kazandırmıştır.
Bugün TV ekranlarında yayınlanan onlarca 15 Temmuz gazisi arasında başı secdede, bayrağı elinde, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hedeflerini anlattığı Nutuk ve Poster omuzlarda açıklamalarda bulunuyor. Şimdi bu insanlar başta olmak üzere tüm bu insanların arkasında duran o büyük manevi gücün verdiği fedakarlık gösterenlere
-Şundansın, bundansın, bu görüştensin Sen Atatürk’ü Sevemezsin diye bir yaklaşım da bulunabilir mi ? Bunu söyleyenlerin böyle bir ifade ortaya koymaya hakkı var mı ? Böyle bir söylem ile siyaset yapmak Allah aşkına ne kadar doğru ?
Bugün Türkiye Cumhuriyeti içinde seçime giren onlarca parti’de Atatürk’ü seven ve bıraktığı miras üzerinde duygu ve düşüncelerini haykırarak anlatacak milyonlar var. Artık Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün üzerinden siyaset yapılması bırakılmalı, terk edilmeli, mızrak çuvala girmeli. Bu söylem ve ifadeler devam ettirenler her defasında duvara toslamaya devam edecek yeni yüzyıllarda bu kafaya sahip olanlar kaybolup gidecektir…