AK Parti hükümetinin 12 yıllık icraatının ardından 25. Dönem yeni milletvekillerinin belirleyici rol üstleneceği yeni bir rota da ülke yönetimi için önemli kararlar vermesi bekleniyor. Aslında herkesin beklediği bu işi ve yönetimi yine AK Parti’nin kaptanlığında yapılması. AK Partisiz bir iktidarın hayatın da adam gibi bir iktidarlık dönemi yaşayamamış ve kana kana bunu hissedememiş bir muhalefetin ülke yönetiminde bulunması istenilmemektedir. Beklenti yüksek.
Seçim öncesi özellikle muhalefet cenahından yapılan vaatlerin yerine getirilip getirilemeyeceğidir. Bol keseden maaş artışları, önemli gün ve haftalarda emekliye ve memura
-Dağıtacağım, vereceğim” diye har vurup harman savurur misali yapılan konuşmalar şimdi bunları söyleyenlerin duvar gibi karşısında. Aslında bunların hiç birisi gerçekleşmesi muhtemel vaatler olmadığını vatandaş ta bilmektedir. Zaten Muhalefetin de eli ayağı titremekte ve hatta şöyle de düşünüyor olabilir
-Böyle konuştuk amma umarız iktidar da olmayız!...
Öyle ya, yalandan kim ölmüş.
“Salata yağsız politika da yalansız olmaz” demişler hani… İşte AK Partinin tek başına iktidarlığı döneminde kırdığı ve kırılma noktası olarak gösterdiği ve ortaya koyduğu kararlılık buydu. Yalan yok, hizmet var!... Vaat Yok Hizmet Var!... 12 yılda da bunlar gerçekleşti zaten. Osmanlı Sultanları hayal etti AK Parti gerçekleştirdi. Şimdi yarım kalan ve Avrupa’nın da ellerini ovuşturup beklediği
-Şu üçüncü hava limanını da Türkler inşallah yapamaz” Diye iç geçirdiği muhtemel hissiyatlarımızdır.
Sınırlarımız da yaşanan gelişmeleri ülkeyi savaşa sokmadan sığınanları da kovmadan bıçak sırtı bir ince politika ile ‘Yurtta Sulh Cihan da Sulh’ anlayışını sağ duyu ve ülke olarak ortak akıl ve kararları başarılı bir şekilde yansıtmayı başarmış olan AK Parti iktidarı işte bu duruşları nedeniyle tercih edilmiştir. Bugün de tercih edilmiştir. Hem de iç ve dış güçlerin bombardımanı ve saldırısı altında yüzde 40 gibi yine bitmeyen tükenmeyen bir enerji ile birinci partidir Türkiye de. Bu gerçeği görmezden gelenler gayipten sesler çıkartarak kaosu devam ettirme düşüncesinde.
Ancak biliyoruz ki AK Parti ile güçlenmiş bir iç ve dış politika yönetim ve ekonomi bu sıralar pamuk ipliğine tutunmuş durumda. Koptuğu anda neler yaşanacağını herkes gayet iyi bilmektedir. Kritik bir haftadayız. Her şeyin durma noktasına geldiği ülkemiz de şu konu iyi bilinmektedir ki Türkiye tek parti ile yönetilmelidir.