Yayın kuruluşları, yazılı basının ilgili birimleri ve elbette ki gazeteler son zamanlarda ‘Demokrasi Yok’ diyenlerin şov aracına dönüşmüş durumda. Gazete kamuoyunu bilgisine sunulması gereken konuların haricinde başka bir görev üstlenemez. Yargıç, hakim ya da kanun adamı olamaz. Anayasamız da bu zaten açıkça bellidir. Ancak yine de kimi gazeteler üzerinden şov yapmaya çalışanlar gazetenin gerçek işlevini ve görevini bertaraf edip başka emellerin peşinde koşmaya çalışanlara da zaman zaman şahit oluyoruz.
Dünya globalleşen süreç içinde Lokal bakış daha net ve daha çok istenilen, habercilikte ve gazetecilikte tercih edilen ve gücünü halen devam ettiren özelliktedir. Her şeye rağmen özellikle yerel basın görevini büyük bir sağ duyu ile yerine getirmekte, bulunduğu bölgeye hizmet vermektedir.
Şov yapmaya çalışanlar, yazdıkları şahsiyetler hakkında onların üzerinden atıp tutturamadıklarına toslayınca haliyle kanun koyucu ve kanunlar devreye girmektedir. Haksızlığa uğramış, iftira atanlar kendini yazar çizer kimliğine sokmaya çalışan şovmenler, cezalarını er ya da geç çekecektir.
Kirletilmek istenilen basın’ın temiz yüzü Allahtan kanunun ilgili maddeleri ile koruma altında. Yoksa eline kalemi alan, yargıç, hakim, savcı kesilecek. Geçmişte bu görevi üstlenmiş onlarca yayın kuruluşu hükümetlerin ne yapması gerektiğini, yerel yöneticilerin ve idarecilerin ötesi berisi hakkında haksız ve acımasızca yaptıkları eleştiri ve ağır tenkitler, karşılığı olmayan ithamlarla kendilerini Dördüncü kuvvetin üzerinde görmeye çalışmışlardı.
Bugün dördüncü güç topluma faydalı, insanlığa hizmet veren, memleketin sorunlarıyla ilgilenerek çözüm yollarının belirlenmesi noktasında yine etkin ve gücünü devam ettiren anlayışını sürdürmektedir. Bu gücü kontrolsüz kullanmak isteyenler amaçlarına ulaşamadıkları gibi toplumu da doğru yönlendirememekte ve inandırıcılığını da yitirmektedir.
Antalya’nın bugün bulunduğu konum, ülke genelinde ki bölgesel etkinliğinin güçlü kimliği basın ile birlikte daha iyi yere gelmiştir. Bu dayanışma ve ortak hareket şehrin kalkınması için verilen çabanın rotasını da belirlemiştir. Bunu değiştirmeye çalışıp Şov Yapmaya kalkanlar bu gücün içinde asla var olamaz. Rüya aleminde uykuda ve hayal aleminde kulaç atanların sonu boğulmaktır, denizin dibini boylamaktır. Antalya’nın denizi, kimliği, varlığı, yürüdüğü yolda ki kararlılığı başarılı yöneticiler, şehremin kimlikler sayesinde bölgenin ve ülkenin en iyisi olmayı sürdürecektir.