Büyükşehir Belediye eski Başkanı CHP li Mustafa Akaydın düzenlenen toplantı da yine kendine has üslup ve öğretmenlik yapmaya çalıştığını bir kez daha işittik. Ne diyor Akaydın,
-Seçimi Sandık da kaybetmedik”… Sonrası hurafe sözler.
Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun batı ilçelerine Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in davetlisi olarak Basın Mensuplarıyla birlikte yapılan ziyaretlerde önemli açıklamalarda bulunmuştu. Bu ziyaretin yol alış sırasında Basın Otobüsüne binerek Basın Mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Çavuşoğlu çok çok hatta çok dan da daha çok önemli açıklamalarda bulunmuştu.
Hatta akıllarda hep soru işareti kalan tüm sorular soruldu ve yanıtladı Sayın Bakan. Bir ara Mehmet Talay ağabey
-Sayın Bakanım Seçim günü Yüksek Seçim Kurulu’nun bulunmanız ve sonrasında Sayın Akaydın’ın açıklamaları ve detayları bayağı kafa karıştırmıştı. Şu işin doğrusunu bir de sizden duyabilir miyiz?
Bakan Çavuşoğlu otobüsde bulunan ve özellikle bilmesi gereken muhalefet tarafında ki gazeteci ağabeylerin eni konu bilmesi gerektiği meseleleri koridorda, aşağı da yukarda, binanın sağında solunda bulunulduğu anlardaki tüm detayları birer birer anlattı. Ahmet Dökdök ağabey dinledi, sevgili İdris Özyol, Mehmet Talay ve diğerleri hepsi can kulağı ile dinlediler.
Ve bu konuyla ilgili yani Bakan Çavuşoğlu’nun anlattığı ve tüm çıplaklığı ile ortaya koyduğu detaylar sonrasında hiçbir meslektaşımız da ikinci kez soru sorma gereği hissetmedi. Çünkü Bakan Çavuşoğlu’nun anlattıkları ve söylediklerinin hepsi mantıklı, şahitli ve sağlam izahlardı.
Yani Akaydın’ın seçim günü YSK koridorlarında aslında Mevlüt Çavuşoğlu ile uzun uzun sohbet edip, koridorlarda karşılaşmalarında birbirlerine nazik ve naif davranışlarda bulunmaları ve sonrasında Akaydın’ın sayılan oyların AK Partinin oy hanesini arttırmasından ne yapacağını şaşırıp etrafına agresif ve subjektif davranışlar sergileyerek yenilgiyi hazmedemiyişin siyasette ki ayıp duruşu sergilemesine neden olmuştur.
Sayın Bakan’ın o gün nerede durup durmayacağı konusunu bile YSK da bulunan ilgili birim sorumlularına sormuş ve hatta daha da fazla kalmamak adına hassasiyet göstererek kısa zaman da ayrılmışlardır.
Ancak bunu Akaydın kendine malzeme yaparak konuyu yüksek sesle taraftarlarına farklı yansıtması akıllarda soruların oluşmasına neden olmuştur.
İşin detayı sağı solu ötesi berisini zaten otobüs de sayın Bakan Basın Mensuplarına eni konu anlatmıştır. Umarım diğer detayları da Bakanı dinleyen arkadaşlarımız dile getirir ve yazarlar da Mustafa Akaydın gerçeklerle bir kez daha yüzleşir. Yani artık bu milleti dil oyunları ile yanıltmaya ve kandırmaya çalışmak fayda vermeyecektir pirim de yapmamaktadır. Akaydın’ın yaptığı taktik hep buydu tarzını bir kez daha yapılan son toplantı da bunu ortaya koymuş oldu. Akaydın’ın bu şehri düşündüğü felan da yok. Ama yaptığı dil oyunlarına da bu milletin karnı tok. Bu dil oyunlarının tek nedeni var Akaydın kendiyle yüzleşmekten ve gerçek hataları ve yanlışlarını kendine kabul ettirmekten çekinmektedir.
Hala daha Roma’yı Neron niye yaktı o konuşuluyor ! Bunun cevabını ne Roma’dan alabiliyoruz ne de o dönemin yöneticilerinden. Sahi Roma’da ki evrakları Neron Neden yakmıştı?