İşsiz kalmış anneler, babalar işsizliğin ne denli zor ve bela bir süreç olduğunu gayet iyi bilmektedir. İş bekleyenler de işsiz kalmışlar kadar bu sıkıntıyı çeken diğer taraf. Kimi sektörlerde işsizlik ayağınızın altında sabun misali durur. Bir sabır, bir gayret durumudur ki insan işini elinde tutabilmek için varını yoğunu ortaya koyarak fedakarca çalışır. Buna rağmen yine de işini kaybedenleri de gördük, birebir yaşadık. Geçmişte aylarca, hatta yıllarca iş bulabilmek için kapı kapı dolaşan ve tüm kapıların yüzüne kapanan anne ve babaların iç acıtan durumlarını da biliyoruz.
Bugün işsizlik konusunda ki sıkıntıların giderilmesinde bugün hükümetin ortaya koyduğu çaba ve gayret geçmişte parçalanmalara, dağılmalara, ayrılıklara neden olmuş aileleri gözümüzün önüne getiriyor. Keşke o zamanlarda da bugünkü gibi projeler, politikalar üretilebilmiş olsaydı. Keşke işsiz kalan anne ve babalar en kısa sürede başka işlere yerleştirilmiş olsaydı ? Olmadı, bir yol bulunamadı, yola çıkılamadı, yol alınamadı.
Hükümetin geçmişten ders çıkartırcasına işsizlik konusunda ki çabası verilen müjdeler ile umutları yeşertmekte. Eğitim ve öğretime tap taze kan 60 bin öğretmen alınacak. Öte yandan ilk etap da SGK harekete geçerek ‘Sen Asgari Ücreti Ver Gerisini Merak etme’ ile işverenin bu yükü taşırken arkasında durduğunu belirten politika ve uygulamalarla 1.5 milyon işsize iş fırsatının önünü açıyor. Öte yandan iş adamları STK lar adeta ayaklandı ve bu seferberliğe ortak olmak için adeta yarış içerisinde. Müsiad işsizliğin önüne geçilmesinde ortaya koyduğu kararlılık tam 250 bin mesai de ve sürekli sayfasını yenileyerek işsizliğin önüne geçilmesi için yerleştirmeler işsiz gencimize ekmek kapısını aralayacak fırsat yaratıyor.
İşkur Kurumu gece gündüz gerçekleştirmekte. Bu çaba ve gayretlerin somut adımları bir bir gerçekleşmesine tanık edenler 15 yıl öncesini bugünkü nesile ders niteliğinde örnek göstererek anlatmaktadır.