Seçim öncesi taraftar kalem ve yayın kuruluşları hala daha ‘Bir Umut’ olabilir mi beklentisinde bulunduklarını izlerken düştükleri durumun vahimliğini anlatmaya kelimeler bulmakta zorlanıyor insan. Menderes Türel’in seçimi kazandığı ana kadar yürüttüğü propagandanın tek bir satırında itham, suçlama, bel aşağı vurma, ana avrat, ağız dolusu sinkaflı söz’e dair tek bir kelime bulamazsınız.
Birebir seçim çalışmalarını da yakından takip ettim. Bir çok toplantı ve programlarına zaman yarattıkça katılmaya gayret gösterdim. Türel’in her bir konuşması ve açıklamasında dilinden dökülenlerin arasında ki en önemli sözcük ve başlangıç kelimeleri,
-Antalyam için buradayım. Sizlerin hizmetkarıyım”….
Konuşmaların ortasında ya da sonlarında Ee elbette ki Akaydın’ın saldırılarına karşı bir iki cümleyle gereken açıklamayı yapma gereği hissetti. Ancak hiçbir zaman Akaydın gibi saldırgan, taciz edici, hücuma geçilmiş anlayışta bir sesleniş olmamıştır. Türel’in savunması hep yapacağı hizmetler ve gerçekleştireceği projeler olmuştur.
Akaydın bunları biliyor ama kendisine bulaşılması için ha bire taciz edici sözlerle Türel’e yüklenmeye çalışıyor.
Olmadı, beceremedi, bunu da yüzüne gözüne bulaştırdı ve battı gittiiiii….
Sonrasında yaşananlar, Belediye binası önünde partililerin toplanması, tepki çadırı kurulması, vatandaşın isyanını dile getirdiği şu birkaç günde yaşananların Menderes Türel’e mal edilmeye çalışılmasına sadece Mona Lisa gülüşü yapıp geçiyor herkes
-Sen değil misin Ey Akaydın İspanya da villası olduğunu söyleyip de ‘Ben öyle söylemek istememiştim” diyen!....
-Sen değil misin Türel ailesinin vakur ve sağ duyulu yaşam sürdükleri bu topraklar üzerinde farklılaştırma çabası içerisine girip insanların akıllarını karıştıran?
-Sen değil misin Türel’in Altın Portakal Film Festivalini alnının akıyla başarıyla çıktığı her bir programı yalan beyanat ve hesap kitaplarla ortalığı karıştıran?
Sen değil misin, sen değil misin, sen değil misin?
Ortalığı karıştıranın aslında Mustafa Akaydın’ın olduğunu bilen bir çok yazar çizer ağabeylerimiz ve seçim döneminde Akaydıncı kalemler ve haber yapanlar şimdi de Menderes Türel’in yaptıklarının doğru olup olmadığını yargılamaya kalkmaktalar.
Akaydın’ın 5 yıldır Belediye Personeline kan kusturduğunu, Türel döneminde görev yapan bürokratları sürgün duygusu yaşattığını, çalışma barışını bozduğunu, belediye ve Antalya ya hizmet etmenin dışında o makamda bulunduğunu artık cümle alem bilmektedir.
Akaydıncı yazar çizer ağabeyler gazeteler el insaf artık gerçekleri görün ve kabullenin artık. Akaydın bitti, gitti. Hizmet günleri başlıyor yakında. Bunu yapacak olan yine bu şehrin dinamiği ve hizmetkarı bir kardeşiniz gerçekleştirecek… Ne güzel ne güzel…