Geçtiğimiz haftalarda tüm yayın organlarında yer alan ‘Uyuyan öğrencilerin’ haberi üzerine gerçek Milli Eğitim Müdürlüğünce yapılan araştırma ve denetleme sonrasında ortaya çıktı. Okulun son gününde öğretmen
-İsteyen uyur. Serbestsiniz’ deyiverince öğrencilerde uyumayı tercih etmiş. Bunun üzerine de bu izni veren öğretmen cep telefonu ile sınıfı uyuttuğunun fotoğrafını çekerek
-Bu görüntüden sonra emekli oldu. Türk eğitim sisteminin yanlışlığı’ şeklinde yayın organlarına haber servisi yapıldı.
Ne büyük yanıltıcı ve mide bulandıran bir durum. Okulun son günü, öğretmenin de emekliliği gelmiş ve emekli olacak. Yapılan davranış yıllardır o kurum da ekmeğini, aşını yemişliğin iç edilmesidir. Keşke öğretmenimiz böyle bir davranış içerisine girmemiş olsaydı. Eleştirdiği eğitim sistemine keşke böyle bir tepki vererek yanıltıcı haber servisi yaptırmasaydı. Keşke bunu yapan öğretmenimiz madem bu kadar sistemden rahatsızdı yıllar öncesinde görevini bırakıp kendi idealleri peşinden gitseydi.
Hem bu devletin kurumun ekmeğini ye hem de ihanet eder gibi açıklama yap ve ardından da yanıltıcı fotoğraf karesi servis yaptır.
Şimdi gelelim başlığımızın açılımına. Sanırım her şey açık. Okullarına sabahın karanlığında yetişebilmek için servislere kan ter içinde koşan. Daha gün ağarmamışken soğukta ve karanlıkta servisin gelmesini bekleyen çocuklarımızın çoğu cep telefonlarını evlerinde bırakıyor. Kimi aileler ise çocuklarının başına bir felaket bir olay gelip gelmemesi için sürekli takip de olmak için cep telefonlarını yanına almalarını ısrarla istemektedir.
Asıl neden budur. Anne ve babaların çocuklarına anında ulaşabilmek için cep telefonlarını yanlarından ayırmamasını istemektedir.
Ancak milli eğitim de okullarda sınıflara cep telefonu sokulması yasak. Tamam buraya kadar her şey güzel. O uyuyan sınıfın fotoğrafını çeken öğretmen neden derse cep telefonu ile girmiştir? O öğretmenimizi arayan soranı ve merak edeni var da o çocukların canı patlıcan mı? O çocuklarımızın telefonu ya kapalı çantalarında ya da evde bırakmışlardır. Milli Eğitim Müdürlüğümüz bu konuda bir araştırma yapıp, veliler ve okul aile birliği ile bir ortak mutabakat oluşturup cep telefonların kimde nasıl olması gerektiği konusunda bilgi alışverişinde bulunması gerekiyor. Yoksa bu durum da bir çifte standartlık ortaya çıkmaktadır. Eğer öğretmen sınıfa telefonla girip böyle sine abuk subuk ‘Şişirme haber’ durumları görüntüleyebilecekse bunun da önüne geçilmesi gerekiyor. Yani öğretmen de sınıfa cep telefonunu getirmeyecek ve öğretmenler odasında ki dolabına kilitleyip bırakması gerekiyor. Aksi takdirde bu ve bunun gibi olaylar vukusu devam edecektir.