Sitemiz de ki yerleşik Ruslardan aldığım bir haber. Rus Devlet Başkanı Putin’in hırs uğruna ortaya koyduğu baskı ve zulüm uygulaması Rus iç piyasasında ekonomiyi felakete götürdüğü artık gözle görülür bir şekilde ortaya çıkıyor. Avusturya’dan getirilen sebze ve meyvelerin etiket fiyatları ülkemizden gönderilenler arasında dağlar kadar fark var. Hatta sırf gıcıklık olsun diye kimi gönderdiğimiz satışını yaptığımız sebzelerde ‘Kalıntı Var’ diye sık sık ürünlerimiz geri gönderilmekteydi.
Rusya sebze ihtiyacını gidermek isteyen vatandaşı için Avusturya’dan sipariş veriyor bugünlerde. Avusturya’dan gelen tatsız ve tuzsuz, rengi bizimkilere benzemeyen, tadı lokum gibi diye tabir ettiğimiz damak tadında olmayan sebzeleri tezgahlarda yer almakta. Rus vatandaş bu durumdan oldukça rahatsız. Hem rengi ve tadı bizim sebzelerimize benzemeyen ürünler yemek zorunda bırakılmış durumda hem de bizim ülkemizden gönderdiğimiz ucuz ve kaliteli sebzeler değil. Domatesin kilosunu bugünlerde Türk Parası karşılığı 25 TL’ye domates yenildiği anlatılıyor.
Son günlerde Rusya’da yaşanan bu iç atmosferde ki bunalmışlık ve despot sosyalist anlayışın kırıntıları her geçen gün daha büyük söz ve tavırlarla önce Ülkemize ardından da hasret çekilen o turizm beldelerine haberler uçuşturulmakta. İşte Sosyalizm dedikleri, sosyalist denilen anlayışın ülke vatandaşına yaşattığı.
Ne Leninin dediği, ne Marx’ın ifade ettiği, Ne de Engels’in duruşu. Tamamen Putin’in kişisel egolarına kalmış, vatandaşına bu 2016 yılının yeni sosyalist anlayışını uygulamaya çalışmakta. Oysa Glasnot Politikası sonrası değişen Dünya Normların da Gorbaçov vatandaşın sesine kulak verip gerekli yapıcı adımları atmış ve ülke insanının Dünya’ya entegre olmanın yolunu açmıştı.
Putin’in asıl niyeti Türkiye üzerinden ABD’ye karşı duruşunda ki diktalığını söktüğü ve yerine tekrar koymayı arzu ettiği Füze ve füze rampalarıdır. Çünkü Rusya iktidarı savaştan ve soğuk savaştan beslenen bir ülkedir. Oysa vatandaşı domates yemek, salatalığın iyisini yemek, tatilin de en iyisini gördüğü Türkiye ye yeniden yelken açmak istemektedir. Rusya hükümetinin ve Putin’in her geçen gün bunalmış bir nüfusa daha ne kadar baskı kurarak işi yokuşa sürüp bu tıkanıklığı sürdürebilir ?...
Tüm bunların yaşandığı ve hatta Rusya’da ki yaşanan gelişmelerin olumlu sinyallere dönüşeceğini bildikleri halde kimi STK’ların yangın var tarzında yaptığı açıklamalara da anlam verememekteyiz. Gün gelip Rusya Türkiye arasında ki durumların vatandaş baskısı nedeniyle muslukları açtığında bu yangın var tarzı konuşanların ne söyleyeceği de merak konusudur. Kaldı ki hükümet turizm destinasyonunun verimli hizmet verebilmesi için tüm alternatif düşünceleri harekete geçirmekte olumlu adımlar atarak bozulan dengeyi kurmanın çabası içerisindedir.