Naylon ve brandaların kalkmasından sonra denizle kucaklaşan vatandaşlar, gerçekleri kendi gözleriyle gördü. Buna izin veren anlayışın Denizle kucaklaşmanın önünün nasıl kesildiğine bir kez daha şahit olmuştur. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın sahili istiyor, Konyaaltı Belediye Başkanı’da istiyor… Ee devlette en iyisi olsun diye adam gibi bir proje istiyor.
Yine brandalar ve naylonlarla kaplanacak ve denizi kapatacak ucube projeler ile devletin kapısı çalınırsa değil sahil, kumun tanesi verilmez. Anlayış yine aynı olduktan sonra çağıralım romanları kursunlar sahile noylanlarla, brandalarla ‘Sulukule Havası Mekanları’ olsun bitsin bu iş. Adam gibi proje ve herkesi kucaklayan projeye ihtiyaç var Konyaaltı sahilinin.
ATSO Başkanı Çetin Osman Budak’ın hayali ise, “Mıamı Vıce” sahilleri olsun… Olsun tamam… Zaten herkesin istediği bu. Sahil karanlıktan kurtulsun, naylon ve brandalardan kurtulmuş projelerle süslenecek proje olsun. Yine eski anlayışla sahil peşkeş çekilecekse böyle çıplak kalsın mavi bayrakta olmasın. Mavi bayrak nasıl vardı Konyaaltı Sahilinde?... Brandalarla Mavi Bayrak alınmışsa, naylonsuz ve derme çatma barakaların olmadığı bir sahil de de pekala Mavi Bayrak hedefi yakalanır. Mecazi konuşuyor olsam da Konyaaltına adam gibi proje lazım.
Ben yaparım diyen yerel yönetimler bu konuyu siyaset uğruna yine yandaşlarına peşkeş çekecek ve brandalarla, naylonlarla denizin kapanmasına fırsat verilecekse bence hiç talep de bulunulmasın daha iyi. Hatırlayın Menderes Türel Konyaaltı Kent Meydanı için bir proje sunmuştu Konyaaltı Belediyesine. Ancak Muhittin Böcek Başkan, “Kendi projemi kendim çizerim” demişti. İşte kent meydanı. Kokoreççi önünde, lokantaların kapattığı kent meydanı. Sonra Menderes Türel Başkan’a sordular,
-Nasıl oldu?
Menderes Başkan’ın cevabını herkes iyi biliyor
-Tam bir kasaba kent meydanı” cevabını vermişti.
Hangi partiden olursan ol. Birileri bu şehrin kalkınması ve büyümesi, genişlemesi, modernize olması için bir şeyler söylüyorsa gerçek memleket insanıysan danışır ve paylaşırsın. Danışmaz paylaşmazsan o sahil naylondan yapılmış tesislere, brandalarla 300 metreye ulaşmış büfelere dönüşürse bugünkü sıkıntı kaçınılmaz olur. Kent Meydan’ının bugünkü fotoğrafı görüş farklılığı neticesinde hızlı ve ‘Ben bilirim, ben yaparım’ anlayışı ile ortaya çıkmış bir eserdir. Buna bakarak ‘Sahil’de nasıl bir proje olması gerekiyor konusun da da danışmak ve paylaşmak lazım hangi partiden olursa olsun. Eğer ki memleketi ve Konyaaltı yaşayanları düşünülüyorsa bu yapılması ve paylaşılmalı. Yani bu şehrin yaşayanları alacakları en güzel ve modern hizmet siyasete kurban edilmemeli.
Elbette ki CHP nin kendine göre projesi vardır. Elbette en güzel proje CHP’li yerel yönetimin yaptığı proje olacaktır. Ama bu memlekette milletvekilliği yapmış farklı partilerde başkan olmuş bir sürü görüşü alınacak memleket insanı var. Küçükler Büyüklere sormalı bence. Yoksa yol da, rota da şaşar bu işler boyu aşar ucube hizmetler başa patlar… Konyaaltında brandasız, naylon çadırlı 10 metreden 300 metreye çıkacak projeler geleceğe taşımaz ve buna da ihtiyaç yoktur. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın yine milletin aklını karıştıracak laflar ve sözler ediyor. Gerçi artık söylediklerine kimsenin inandığı ve itibar ettiği yok da garibim koltuğu korumanın ve vazgeçemeyişin peşinde…