Üniversiteler eğitim kurumlarıdır. Çoluğumuzun çocuğumuzun iyi bir eğitim alabilmesi, iş güç sahibi olması için izlenen en doğru yol ve tercihtir. Üniversitenin öğretim kadrosu içinde bulunanlar ise öğretmenlerin öğretmenidir. Yani 4 yıllık fakülte eğitimi sonrasında diğer eğitimcilere oranla biraz daha zahmet vererek daha çok bilgi donanıma sahip olanlar bilgi veri birikimleriyle de bir adım önde eğitimcilerdir. İşte bu engin bilgi ve deneyime sahip, daha çok araştırmış, daha çok kitap okuyup değerlendirme, inceleme ve projeler üreterek salt kitap bilgileri ve müfredat eğitimciliğinin dışında bulunduğu üniversite de akademik tecrübelerini millet ve memleketin menfaatine üreten, fikir yürüten, projelendirerek kalkınma lokomotifinin altına elini koyanlar, bulundukları şehre de dokunmaktadırlar
Üniversiteler bulunduğu şehir de sadece öğrencilere ders veren, iyi notlar alarak öğrenci mezun eden anlayışta olmadığını ortaya koyan adımların da atması şehir ile kucaklaşmasının, paylaşmanın ve dayanışma içerisinde bulunulduğunun da bir ifadesidir.
Devasa alanlara yapılan binaların, bahçelerin, oturma banklarının ve havuzların, tel örgüler ve duvarlarla çevrilmiş bir üniversitenin kendisini Dünya’ya kapatıp sadece eğitim alanı olarak kendini addetmesi de zihin, beyin, düşünce, beden, güç ve kuvvetin de ziyanlığıdır oysa.
Akdeniz Üniversitesi bugün araştırma yapılması için bilgi ve deneyimlerini insanlığın hizmetine sunmak için gecesini gündüzüne katan bilim insanlarına hatırı sayılır katkılar ve destekler verdiğini biliyoruz.
Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde insanlık için yürütülen bir çok faaliyet, araştırma, hazırlık ve deneylerin başarısını şehir olarak bizlerde heyecanla karşılıyor ve gururlanıyoruz. Eğitim tecrübesini akademik ve yüksek seviyelere taşıyan eğitimciler, yöneticiler ve kadrolar Antalya ile entegre olduklarının ve şehirle köprü kurduklarının bir ifadesi olarak yürüttükleri bir çok çalışma arasına şimdi de Yörük kültürünü oluşturan temel etken ve etmenleri araştırmak, kaybolmaya yüz tutmuş bu kültürü bilimsel anlamda desteklemek, incelemek ve bu konuda eserler vermek amacıyla, Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezinin kurulmasına katkı verdi.
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Ögke, Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Yrd. Doç. Dr. Fatih Uslu, Yörükler Derneği Başkanı Abdullah Duman ve yörük kültürü ile ilgili Antalya’da faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla yörük kültürünün araştırılmasında Antalya’nın coğrafi konumu ele alındı. Antalya yörük kültürünün yoğun yaşadığı bir bölge olması nedeniyle Akdeniz Üniversitesi bu konuda gelecek nesillere miras bırakılması önemli olan bu kültürü yaşatmak ve yaşatılması için ortaya koyulan kararlılığını şehir ile paylaşması STK lar ile omuz omuza vererek bu muhteşem projenin öncülüğünü yapması işte bilimin, ilimin adresini ortaya koyarken bulunulan şehrin değerlerinin, değer yargılarının ve dengelerinin, yaşam biçiminin, şehre can veren unsurların da gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğinin sorumluluğunu üzerine almaktadır. Bu çalışmalar, duvarlar, tel örgüler ile çevrilmiş içinde sadece okulu ve öğrencileri olan eğitim anlayışı tezini yıkan duruşlar olmaktadır. Ne güzel ne güzel…