Tam 8.5 ay dilimizden düşmeyen ve gözümüzün önünden gitmeyen bir tarih 15 Temmuz. Hain darbe girişimi ile ilgili tüm detaylar çoook uzun yıllar sonra belki torundan toruna anlatılacak bir istiklal mücadelesinin devamı olarak hatırlayacağımız gurur günümüz olacaktır. Bir de Medeniyetin beşiği diye adlandırılan ve kendini öyle tanıtıp hava yapan Avrupa’nın nasıl bu tarihten sonra medeniyetsiz ülkelerin bir araya gelerek bu özelliklerini 100 yıldır saklayan ülke olduğu gerçeğini. Ve bu özelliğini görmeye devam ediyoruz. Biliyorum etimiz ne budumuz ne. Yazdıklarımız bu konuyla ilgili ne kadar kime nasıl ulaşacak diyeniniz olabilir ancak bugün 15 Temmuz duruşunu idrak etmemekte hala direnen ve anlayış kıtlığı yaşayanlar var. Ülkemize son birkaç gündür yapılan haksız ve kahpece davranışı da artık görerek kimin aklını, kimin fikrini, kimin savunuculuğunu yaptıkları anlaşılsın.
Medeniyeti kendine göre yazan, medeniyeti kendine göre yaşayan, medeniyetin beşiğinin kendi ürettikleri kendilerince yazdıkları yasalarla Dünya yı yönetmeye çalışanlar Dünya ya medeniyet meşalesi yakmış bir milleti topraklarından atmaya çalışmıştır. İşte bu yüzdendir ki bu yaşadıklarımız 15 Temmuz sonrasının gerçekleridir, 15 Temmuz sonrası Avrupa ile yüzleşmemizin ta kendisidir. Şükürler olsun ki 100 yıldır bizi Avrupa’nın yolu, avrupa’nın solu, avrupa’nın treni, avrupanın ineği ile uyutulmuşluğumuz sona ermiştir.
Bugün proje üretemeyen, yatırım yapamayan, 100 yıllık sabitleşmiş banal yönetim anlayışı ile vatandaşını uyutan Avrupa vatandaşını da kendine benzetmiş ve uyuşuk, miskin bir toplum yaratmıştır. Hiçbir şeye karışmayan, konuşmayan, yorum yapmayan, sorgulamayan, cesaretsiz ve ürkek bir toplum oluşmuş.
Ülke olarak bugün denizin altından, üstünden yollar, demirağlar ile birleşen şehirler, suya ve doğaya verilen önem ve yatarımlar, havaalanları, yeni ulaşım mastır planları 100 yıldır kendi vatandaşını uyutmuş Avrupa’nın yansımaları olmuştur tüm bunların gecikmesi ve tamamlanması. Yaaa sen yapma biz yaparız deyip miskinleştirilmiş bir iş gücü yaratılmış ülkemizde. Biz yapamayız en iyisini Avrupalılar bilir deyip bir kenara çekilmiş ne otomobilimizi yapmamız istenmiş, ne uçağımız ne tankımız. Şimdi biz diyoruz ki
-Sen şöyle bir çekil bakalım biz biliriz ne yapacağımızı ne yapmayacağımızı”…
İşte sen misin bunu diyen. Adamların zoruna gidiyor, Uçağımızı yapmamız,, deniz altından yollar yapılması, köprüler, barajlar, dev projeler için düğmeye basılmaı ürkütmüştür, korkutmuştur, korku sarmıştır. Ekonomi ile güçlü gibi görünmeye çalışan ancak 200 tane mülteci ve göçmeni barındırmaktan aciz Avrupa yaptığımız insanlığın karşısında ezilip büzülmüş vaziyettedir.
Ne Hollanda’sı ne de bu zihniyette hareket ederek gücümüzü sınamaya çalışan ülkeler 16 Nisan da 15 Temmuz Ruhunun sandığa yansımasının önüne geçemeyecektir. 15 temmuz sen ne güzel bir tarihsin, ne güzelsin, ne güzel…