Antalya da Faruk Tugayoğlu Ortaokulu'nda kadın müdür Şengül Koyuncu'nun, AK Parti'nin Antalya'daki İl Kadın Kolları Kongresine katıldığının fotoğrafı ve haberi sosyal paylaşım ağında kırıla gidiyor. Dünyanın sonu gelmiş sanki. Yahu CHP’li ve Sosyal Demokrat sendikalar değil midir ki siyasete katıldıkları için eleştirildiklerini söyleyenler? Şimdi ne oldu da birden 657 devlet memuru yasa maddesi akıllara gelmeye başladı. Şengül Koyuncunun Eğitim Bir Sen üyesi olması konusu da ayrı bir sıkıntı yaratmış birilerinin nezdinde. Ha Eğitim Sen üyeliği Ha Eğitim Bir Sen üyeliği… Tercih öğretmenlere kalmış bir şey. Okul müdürünün bir endişesi ve bir çekincesi olmuş olsa zaten bunu sosyal medya da paylaşmaz ve nerde olduğunu ne yaptığını belirtmez. Sevabı da günahının da ne olacağını kendisi eni konu biliyor.
Ha denilecek ki bunu sol görüşlü bir eğitimci yapmış olsaydı kızılca kıyamet kopartılır sürgüne gönderilir. Evet Sürgün’e gidenler bu görüşlere sahip eğitimcilerdi. Yani sol cenah eğitim sendikası öğretmenler bu paylaşımlara aslında şapka çıkartması gerekiyor. İşte size siyasete katılım gösteren ve siyasetin içinde olması gerektiğini ortaya koyan bir duruş. Destek verin, destekleyin, örnek gösterin. Geçmişten günümüze eğitimcilerin siyasi düşünceleri ve davranışları her zaman ve daima derslere yansıtılmış ve hissettirilmiştir. Bunu yapmayan, uygulamadım diyen eğitimci yalan söylemiş olur. Ne olursa olsun dersin bir ara boşluğunda uygun bir cümle ve farkındalık ve algı yaratacak cümle mutlaka kurulmuştur. Anlayan alır cebine koyar, anlamayan da zilin çalışıyla birlikte sadece dersin kendisiyle ilgili kısmını kurcalar.
Yani durum budur. Eğitim camiasının öğretmenler odasında kimin ne olduğu ve olmadığı açıkça bellidir. Bunun abartılacak bir yanı da yoktur. Zaten ne öğretmen ne de müdürlük bu konuları birbirinden saklamamaktadır. Her şey ortada. Ancak derse girildiğinde her şey biter ve ders başlar. Ama yine de Öğretmenler odasında ki açık kimlikler işte o kimlikler hangi düşünceye sahip olunursa olsun hepsi de tahtanın başına geçmektedir. Müfredat bellidir. Anlatılacak ve çalışılacak ders konusu ve sayfalar bellidir. Ama yine de bu farklı siyasi düşünce gömleklerini üzerlerini giymiş olan eğitimciler çocukların karşısına geçip ders anlatmaktadırlar. Bunu nasıl saklayabilirsiniz ki?
Az önce yukarıda gündeme getirmeye çalıştığım konu ve müdür Şengül Koyuncu için sadece demogoji yapıldığını belirtmek isterim. Kimse iğneyi kendine batırmak istemiyor. Ha bire çuvaldız ha bire çuvaldız.