Toprağını terk etmeyenlerden olun. Fiziki görüntümüzün bir mabet olduğunu düşünürsek onun içinde yer alan en önemli parçamız kalptir. Ve en büyük zenginliğimiz de kalbimizdir. Ve sahip olduğu tek toprak parçası da tam orasıdır. Yani kalbimizdir. Kalbimizin zenginliği ve bulunduğu sahip olduğu alan bir elin avuç içi kadar olabilir ama bu zengin ve ucu bucağı görünmeyen toprak parçasını alabilmek için kimler nelerini feda etmek istemez. Sahip olduğumuz bu araziye sahip olmak isteyenlerin önümüze döktükleri para ve dünya malı ziynetleri bir düşünün.
Eğer ki toprağınıza bağlı değilseniz, toprağınızla bir bütün olmamışsanız dünya malına aldanır ve birilerinin eline düşer. Bu toprak parçası hem doyduğumuz hem de bizimle birlikte doğup büyüyen bir şaheserdir. Toprağınıza sahip çıkın. Orada vicdan ve merhamet, inanç duygularının en yüksek tezahür edilen yerdir.
Bu küçük ama ucu bucağı görünmeyen toprağınız sizin mabediniz, hayatınızın anlamı ve yaşam kaynağınızdır. Kalbinizi satmayın. Kalbinizi satarsanız sadece bedeniniz nefes alıp verir o kadar. O toprak da işte o zaman ne başak büyür, ne de tohum yeşerir. Toprağınıza sahip çıkın, sahip olduğunuz tek toprak parçası bu yaşam boyunca sahip olabileceğiniz tek toprak parçasıdır. Doğru olduğuna inandığınız her şeyi önünüze koyarak ve onu satmayarak yaralamayarak, yolunuza devam edin.