Sevgili okurlar bulunduğunuz mahalle, sokak, ilçe, yol, kaldırım, asfalt ve ulaşıma dair ne görüyorsanız ve ne talep de bulunuyorsanız ilk müracaatını yaptığınız kurum yerel yönetimlerdir. Yani Belediyeler… Belediyeler sistematik olarak ilçenin bünyesinde ki önemlilik sırasına göre yol ve yeni yolların açılması konusunda ulaşımın rahatlaması ve çağdaş bir ulaşım için gece gündüz çalışıp çalışmadığı konusunu yakından takip edebilmektedir.
Çok kısa bir süre olmasına karşılık şehir merkezinde ulaşımın rahatlatılmasından, toplu ulaşım araçlarının vatandaşın istek ve taleplerine göre bir çok yenilik yapıldı ve devamı de gelecek.
Çok kısa süre içerisinde daha henüz bütçe toparlanması, gelir gider dengesinin yeni yeni daha ele avuçta ne olduğu ortaya çıkmaya başlaması yatırımların ne kadarını nereye, hangi yatırımın aciliyet olduğu değerlendirmeleri de yeni yeni hız kazanmakta. Antalya da artık insanlar yollarda, sokaklarda çalışmalar görmek istiyor. Uykudan uyanan vatandaş uyutulduğunun farkına geçte olsa varmış durumda. O yüzden eşilen yollar, kazma vurulan sokaklar, greyderlerin, kepçelerin gece gündüz çıkarttığı sesler rahatsızlık vermiyor.
Rahatsız olanlar bu hizmetlerin bir bir yapılması ve hayata geçirilmesini hazmedemeyenler. Bu zihniyettekiler ne tamamlanan yollara, ne adam gibi yapılan idareciliğe katlanamamaktadırlar. Tek doğru kendi bildikleri Yanlış Doğrular. Bu ülkeyi de, milleti de yıllardır yanlış yönetim rotasını marifet sayanlar bu huylarını hiç bozmadan aynı kafada ve zihniyette hizmet verenlerin önünü kesmek için birebir hareket etmektedirler.
Bunların ne memleketi düşündüğü, ne hizmetin şehrimize gelmesini ne de yatırımların ardı ardına gerçekleşmesinden memnun. Bunlar yapılanlardan mutlu olmayanlardır.
Birisi “İşçinin baretiyle’ uğraşırken diğeri ‘Denize giren vatandaşın donuyla’ uğraştığı bir Antalya da onca yapılan yatırımı, üst, alt geçitlerin, açılan yolların, yapılan devasa programları dikkate alacak değil elbette. Onlar için önemli olan öküzün altında buzağı aramaktır. Ben sadece iki tane örnek verdim. Bu örnekleri çoğalta da bilirsiniz. Bir çok STK son 5 yıldır bu şehrin geri kalmışlığına göz yumduğunu unutmamalıdır. Bugün yapılan hizmetlerin doğru ve güncelliği neredeyse Antalya ya gelmesin, getirilmesin anlayışında.
Ne oluyoruz? Ne yapıyoruz? Nereye hizmet veriyor bu düşünceler? Allah Aşkına MANDA’lık mı kabul ve makbul. Unutmayın ki Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk bunu 90 yıl önce söyleyerek bu düşüncenin ne kadar vahim olduğunu belirtmiştir. Oysa bu düşünceyi silme savunan zihniyetler neredeyse Manda’lık olsun da hizmet yapan siyasi düşünce devrilip gitsin anlayışını savunmaktadırlar. Oysa daha düne kadar meclise ve diğer kamu alanlarına girişi konusunda ‘Kıyametler Kopartanlar’ şimdi bu işin çözüme kavuşması sonrasında karşı durdukları bu insanlarla birlikte kol kola olduklarını söyleyerek pirim yapmaya , taraftar kazanmaya çalışmaktadır. Deniz Baykal’ın Kara Çarşaflı hanımefendiye taktığı rozet hiçbir zaman unutulmadı daha da unutulacak gibi değil.
Tek parti yönetimli iktidar da bulunmuş olan DYP içinde, ANAP için de, DSP için de hep bir engelleme yapılmıştır. Ancak gidene de kalana da milletin iradesi karar vermiştir. Bugün irade 12 yıldır istikrara oy veriyor. İstikrarı ise şer güçler ve oyunlar bozmak istiyor. Bu millet artık gerçeği görüyor. Millet iradesi karar vericidir. Bu iradeyi ve gücü görmezden gelenler başka art niyetli güçlerle birlikte hareket etmekte, ülkenin istikrarını bozmak istemektedir. Klozet kapağı bozulsa bunu protesto etme düşüncesinde olanlarda iyi niyet aramak mümkün değil artık.
Uzun lafın kısası, Antalya Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm yerel yönetimin sadece hizmeti düşünen belediyeleri maalesef bu saldırılarla karşı karşıya. Ne bu saldırılar Antalya’ya hizmeti engelleyecektir, ne de yapılacak yatırımların önünü kesecektir. Antalya’ya yapılacak her şey iyi gelecektir. Tüm engelleme çalışmalarına rağmen