Bir önceki seçim de başlayan kirlenme 30 Mart tarihinde yapılacak olan seçime kadar kimi yayınlar ve ifadelerde daha da kirlendiği ve kirletilmeye çalışıldığını görmekteyiz. Vatandaşlara kendilerini anlatmaya çalışan parti adayları birlikte hareket ettiği yayın organları, onların çalışanlarıyla hareket ederek sesini duyurmaya çalışıyor. Artık ne etik kalmıştır, ne de denge ve değerler. Tek değer var o da herkesin gönlünde yatan aslanın seçimi kazanması. Oysa bu konu Antalya da daha da ileriye gidip tezahürat yapar derecesine varan kirlenmeyi gözler önüne seriyor.
Antalya’nın hizmet bekleyen, tamamlanmamış ve ihtiyacı olan acilen çözülmesi, için bu aksayan konuları gündeme getirmek birinci görev olmalıdır. Seçimin son haftalarına girdiğimiz bu günlerde 5 bayrak salla, 1 sorun dile getir bu anlayış kentin yükselmesine yeterli gelmemektedir. Adayların yayın ve duyurularını servis eden ve 1 ay sonra yine yüz yüze kalacağımız çok değerli meslektaşlarımız ile aramız da hiçbir sorun ve husumet yoktur, olamaz da. Adayların hizmet eksikleri, yaptıkları, yapamadıkları konularında değerlendirme de bulundukları açıklamalar tamamen kendileriyle ilgilidir. Biri kazanacak, diğeri kaybedecek. Bütün bu yarış hali Antalya’nın daha modern ve yaşanabilir bir kent yapabilme çabası içinde bulunmanın ötesinde bir şey değildir. Antalya’nın bu değişime ve yenilenmeye oldukça ihtiyacı var. Biri kaybedip, diğer aday yoluna devam ederken bu yoğun programda aday ile birlikte yazan çizenler, haberler yapanlar kazanmayacak ya da kaybetmeyecektir. Çünkü bu yarış 2.5 milyonluk bir Antalya’yı yönetme yarışıdır. Biz basın mensuplarının yarışa gireceği tek yer ise bağlı bulunduğumuz gazeteciler cemiyetidir. Burada ki yarış da bayrak ve tezahürat halleri bizimle ilgilidir. Kaç seçim kaybedildi, kaç seçim kazanıldı. Hangimiz hangimizle konuşmuyor? Seçimin bittiği andan itibaren kim kime nasıl davranmıştır, kim kiminle davalıktır? O yüzden yaşanan bu seçim atmosferinde birileri meslektaşlarımız ile spor müsabakasının sonucunda ki skor un tabelaya yansıyan neticesinde ortaya koyulan tepki gibi birbirimize öfke ve şiddet göstereceğimizi sanmasın. Bugün çeşitli kurum ve kuruluşlarda haber yapan, köşe yazısı yazan, televizyon yayınlarında yorumlarda bulunan 350 gazeteci meslektaşımız ile 1 Nisan sabahı yine kucaklaşacağız… Çünkü biz büyük ve güçlü bir aileyiz…