Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’dan söz ediyorum. Döşemealtı’na yapılacak olan Antalyaspor Tesisleri için yine ‘Ucube ve içi boş, komik’ atıflar da bulunduğuna şahit olduk. Akaydın der ki bu yer ile ilgili,
-4 yıl önce (Yani kendi döneminde) defterdarla beraber aynı araziyi elimizden alınmasıydı şimdi tesisler çoktan bitmişti. VE belki de takım küme de kalacaktı. Dostlukla kalın…” Akaydın’ın sosyal medya da ki paylaşımı bu sevgili okurlar.
Antalyaspor’u küme düşürenin kendisi olmadığını anlatmaya çalışan Büyükşehir eski başkanı profesör hamle yapmak istiyor da her hamlesinde ‘Satranç oyununda ki Şah ve Mat’ durumlarından maalesef kurtulamıyor.
Sevgili Antalyalılar, sevgili spor severler, çok değerli bu memleketin içini dışını, huyunu suyunu bilen büyüklerimiz, ağabeylerimiz. Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyarak bir düşünün 100.Yıl da yapılması için düğmeye basılan ve Menderes Türel’in Belediye Başkanlığının son dönemlerine rastlayan bu proje niye şimdiye kadar bitmedi? Kim engelledi? Buranın bitmemesi için kim engel oldu? VE ilgili müteahhide havadan 30 milyon ödenmesini sağladı?
-Evet çok doğru söylüyorsunuz tüm bunları yapan ‘Büyükşehir belediyesi eski Başkanı Mustafa Akaydın’
Antalya’ya bu kadar önemli bir hizmetin kazanılması ve kazandırılması için gecesini gündüzüne katarak projenin yol alması konusunda büyük fedakarlıklar göstermiş olan Menderes Türel’in stat projesini hazmedemeyip bunu Antalya’nın gereksiz bir projesi diye göstererek takımın adeta gurbette, deplasmanlarda onun bunun sahasında maç yapmasını sağlayan kimdi ?
-Evet bildiniz elbette ki Mustafa Akaydın’…
Şimdi böylesine önemli bir projenin tamamlanmasını engellemek için maddi manevi Antalya’yı zarara sokmuş bir yöneticinin Döşemealtı’na yapılacak tesisler için
-Defterdarı aradan çıkartıp arazi elimizden alınmasaydı biz o tesisleri çoktan bitirmiş ve Antalyaspor da küme düşmez di” deyişine KİM İNANIR ?
Antalyaspor’un son 5 yıl burnundan kan geldi. Kah gol averajı ile lig de kaldı, Kah son maçlarda alınan 1 puanlar lig de tuttu vs. Bunların tüm müsebbisi Mustafa Akaydındır…
Şimdi kalkmış Döşemealtında yapılacak tesisler defterdarın elinden alınmasaymış, bizi aradan çıkartmasalar mış’ nağmelerle yine uyduruk ve komik açıklamalarla spor severi ve memleket insanını uyutmaya çalışıyor.
Sayın Mustafa Akaydın, anlattığınıza Türkiye de ki kargaların gülmesini bırakın Mozambik de ki karga cinslerin hepsi yerlerde gülmekten. Anlattıklarınıza siz de inanmıyor ve ne dediğinizi bilmiyor ya da hafıza kaybı felan yaşıyorsunuz.
Allah aşkına Stadı engelleyen siz değil misiniz? Antalyaspor’un deplasmanlar da maç oynamasını sağlayan siz değil misiniz? Taşın altına elinizi koyup Antalyaspor için yapılması gerekenler noktasın da kılınızı kıpırdatmayan siz değimliydiniz? Öte yandan tüm bunları yazıp çizerken Yıldıray Sapan’ı da unutamıyoruz.
Ama her şeye rağmen o stat bitiyor, Döşemealtında ki o tesisler tamamlanacak. Yani bu şehre hizmet gelmesini engellemek için elinizden ne geliyorsa yaptınız. Ama önüne geçemediniz. Tek bir gerçek var, bugün Antalya’yı ‘Ustalar yönetiyor’ Ve hizmetleri onların önünde koşar adım gidiyor. Hala ucuz ve basit siyasi cümle varyasyonları ile kendinize Antalya da yer bulmaya yer edinmeye çalışıyorsunuz.
Yalnızlıktan ve girdiğiniz depresyondan sanırım kurtulmanız zor olacak. Düşün artık bu şehrin yakasından. İdealistlik ve dünya görüşünüz olarak savunduğunuz ve dik durduğunuzu söylediğiniz ve bu düşüncelerinizin de artık inandırıcılığının kalmadığını belirterek kimlik bunalımı içinde boğuştuğunuzu hatırlatmak isterim. Bu davranışınızın ne sosyalist oluşla, ne devrimcilikle, ne de solculukla alakalı bir duruşu vardır. Siz siz olun bence Başucu Kitabı Üstad Bediüzzaman Said Nursi yi güzelce bir kez daha sakin kafayla bir daha, bir daha ve tekrar tekrar defalarca okuyun.
İnanıyorum ki gerçekleri bulacaksınız. Bugün tek bir gerçek var, memleket sevdalısı insanların Antalya’yı uçurmak ve kanatlandırmak için gece gündüz nasıl çalıştığıdır.