Antalyaspor hızlı başladığı Süper Lig mücadelesinde ligin kısa bir bölümünde yaşattığı heyecan Arena’da kaybolup gitti. Oysa hep bir ağızdan
-Bu stada 30 bin kişi gelir’ diye de büyük heyecana ortak olmuş ve stadın dolabileceği, coşkunun da her hafta süreceği beklentisi yüksek tezahür etmişti. Fakat öncelikle evde ki hesap çarşıya uymayan bir sonucu ortaya koydu. Saha’nın zemini bir türlü stad sevincini coşkuya çeviremedi, heyecanı yüksek yaşayanların bu katılımına geçit vermedi.
Bir kırılma anı diyelim. Sonra yine istemeyerek de olsa Üniversite stadında soluğu almaya başladık. Ha Mardan stadına gitmişiz ha Üniversitenin stadına. Biz kendi stadımızın çimlerinde coşmak, gömülmek, sevinci de hüznüde bu statta yaşamak istedik. Bunu diyen taraftardır. Maalesef bir türlü bu istek ve arzu yarım kaldı. Kışın ortasında daha da nadide bir zemine dönüşen stat da çimler ve toprak bizi üzmesin diye uğraşıp duruyoruz.
Sonrasın da hocamız ile yollarımız ayrıldı. Bir umuttur diye sarıldığımız futbolcu Eto’o nun tecrübelerine tutunduk. Futbolcu mu transfer ettik, yoksa teknik direktör mü? Bir bocalama anı diyelim birkaç hafta bu hava ile yol alırken işin asıl fedakar ve Antalya’nın bağırından çıkmış kendisini her konuda yetiştirerek neler yapabileceğinin tecrübesini ortaya koyma başarısı göstermiş Mehmet Uğur hocamız alkışı hak eden değerdir. O hep antrenördü, hep kulübede yer alan bir isimdi. İster Can simiti diyelim ister her başımızın sıkıştığında yüzümüzü güvenerek çevirdiğimiz bir isim diyelim. Böyle bir tecrübenin yanıbaşımızda olması da ayrıca şansımız olmuştur diye düşünüyorum.
Gelelim transferlerimize, yeni teknik direktörümüze, bizi ligde tutacak tecrübelerinden faydalanacağımız yeni hocamıza. Bunu söylerken yönetim kurulumuzun cefakar ve fedakar değerli idarecilerinin bir elinin Eto’o’da, bir eli Mehmet Uğur’da bir eli gelecek yeni teknik direktörün başarısında görüntüsü sanki can simiti arar havada olduğu izlenimi uyandırmaktadır. Şöyle net, kesin, kati ve kendinden emin bir tutarlı kararları alan yönetim kurulumuzun beyanatlarını bekler spor sever ve taraftar. Bu belirsizlik takım’da ki motivasyon ve endişeyi de gündeme taşır.
Her şeye rağmen Antalyaspor’un Süper Lig yürüyüşünde iyi konumda olacağı beklentisi bizim nezdimizde yüksek tezahür etmektedir. Ancak ligin bitimine birkaç hafta kalan teknik direktör ayrılığı sonrası fotoğraf havamızı biraz olsun bozmuşsa da yönetimin rotası ve varacağı liman’ı herkes merak etmektedir. İkinci yarı hazırlıkları sürerken bu fluluğun sona ermesi en büyük beklentisidir spor severlerin ve Antalyaspor’a gönül verenlerin.