Kaybedilen zamanların uğrak yeridir Bar’lar.. Orada her renk vardır… Her renk insan ve kadehlerin yalan dünyası. Renkler baş döndürür. Baş döndüren kahkahalar ve zoraki tebessümler.
Zamansız Bar’ın müdavimleri aynı şey için gelir oraya. Yalan dünyanın üzerine kurulmuş düzenin parçası olmaya. Oysa tek gerçek Renklerin içinde rengini kaybetmeyen tek duruş o ışıkların altında ezilenlerdir. Seven insanlardır, içinde biraz olsun sevgiye dair duyguları kalanlardır. Biri garson, diğeri ise bir başka masa da kadehini yenileyecek hovardalar…
İşte bu renklerin arasından sıyrılıp gözyaşı, sevinç, dans, hüzün, müzik eşsiz bir sunum ile sahnede izleyenleri büyüleyen Antalya Devlet Opera ve Balesi’nin çok değerli sanatçıları…
Kâh ağlattılar, kâh hüzünlendirdiler, Kâh müziğin büyüsüyle herkesi sahneye çektiler…
Zamansızlar Bar’ında zamanı yakalamak isteyenler bir gerçeği daha gördü TangOpera eserinde. Sevenler sevdikleri uğruna ölmeyi bile göze alabiliyor. Sevmenin kutsallığı, sevişmenin güzelliği, renklerin en güzelini içinden seçip de üzerine giyebilmeyi mesela Mavi rengi… Hepsi ama hepsi TangOpera eserinde sergilendi. İnanılmaz bir kareograf, inanılmaz bir performans ve inanılmaz bir yönetim…
Oyuncuları tek tek söylemiş ve adlarını altın harflerle hatırladığımızı belirtirken Esra Aslantürk’ün bir kez daha salonu etkileyen sesiyle bizleri bir kez daha büyülediğini üzerine basarak söylemek isterim
Orkestra Şefi Serdar Yalçın ve Hakan Kalkan’ı huzurlarınızda alkışlarken Kareograf ve Rejisör Uğur Seyrek’i gözlerinden öperim. Dekoratör Çağda Çitkaya’yı ise açacağım ve adına Zamansızlar Bar’ı adını vereceğim Bar’ımın tüm dekore işini kendisine teslim edeceğim bedeli ne olursa olsun. Böyle bir görsellik olamaz. Kostüm Tasarım ise şunu söylemek istiyorum. Dost Başa Düşman Ayağa Bakar diye bir deyim var. Ben bay sanatçıların ayaklarına baktım. Düşman değilim ama ayakkabının bir gösteri de ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Umarım o ayakkabılar bir kenara bırakılmaz. Tam da oyunun şovuna uygundular. Giyme fırsatım olursa tanıtım için orada olmayı seve seve kabul ederim. Koro Şefi Mahir Seyrek… İsmini defalarca duyduğumuz ve Antalya da olmasının bir şans olduğunu söylemek istiyorum. Işık Tasarım da Mustafa Eski en zor görev onun olurken kondüit arkadaşlarımın da güler yüzlü davetleri için sevgilerimi sunarım.
Yarın Zamansızlar Bar’ında olmak için yollara düşeceğim. Hangi tarih, hangi zaman da yeniden karşılaşırız, ne zaman izlerim bilemiyorum, ancak ben o güne kadar Zamansız bir yolculukta Zamansız Bar’ı arayacağım… Yanım da kim mi olacak elbette ki Mavi… Mavi giyen kadın ve Mavi’ye ölümüne koşan ben… Ne güzel ne güzel…